Işılca kimdir?

En son güncellendiği tarih: Nis 18

Klasik bir soru ile başlayalım. Bize kendinizi nasıl anlatırsınız? Işıl Parlakyıldız kimdir?


Öncelikle belirtmeliyim ki artık ne günlük yaşamda ne kitaplarımda Parlakyıldız soyadını kullanmıyorum. Kitaplarım Işılca adıyla raflarda yerini alıyor. Işıl kimdir; 1976 Almanya doğumluyum. İstanbul’da büyüdüm. Eğitim hayatım burada geçti. Şu an İstanbul’da yaşıyorum. Bekarım on beş yaşında bir kızım var.


Işıl Parlakyıldız nasıl Yazar Işılca oldu? Ne zaman yazmaya başladınız?


Yazmaya başlayalı tam olarak on bir sene oldu. Kızım o zamanlar dört yaşındaydı. Hayatımın miladı diyebilirsiniz çünkü yazdıkça hayata olan bakış açım değişti. Sanki yeniden doğdum. Yazmanın gücüyle cesaretimi toplayım kendim ve kızım adına büyük kararlar aldım.

Işıl Parlakyıldız işte bu yüzden Işılca oldu. Karanlıkların içinde yürütmeye çalıştığım evliliğimi sonlandırdığımda eski eşimden kalan Parlakyıldız soyadını geride bıraktım.


Neden "Işılca" adını seçtiniz?


Evliliğimin sonlanmasıyla Parlakyıldız soyadını kullanmayı bıraktım. Tabii kitaplarıma bir isim lazımdı. Açık konuşmak gerekirse kendi soy ismimi kullanmak istemedim. Okurlarımdan birinin hediyesidir Işılca mahlası. Burada kitaplarımın isim annesi Bahar Aslan’a sizin sayenizde teşekkür ediyorum.



Bir dönem arka arkaya kitaplarınız basıldı, sonra durdu. Bu birkaç senelik aranın sebebi ne?


Hayat insana bazen seçenek bırakmıyor. İstemediğiniz yollara savrulup hayatın getirileriyle sevdiğiniz her şeyden uzak kalabiliyorsunuz. Benim için zor dönemlerdi. Yirmi yıl bir fiil yaşadığım şehirden, doğup büyüdüğüm İstanbul’a kızımla geri dönüyordum. Daha güçlü daha cesur. Yazmanın gücünden aldığım benden hiç gitmeyecek cesaretle neden olmasın diyerek bir sahil kasabasına yerleştim. Yani yazmamın önüne geçen hayatın getirilerini yaşadım ama hep özledim.


Yazarlık çocukken hayal ettiğiniz meslek mi?


Kesinlikle aklımın ucundan geçmedi. Ben sayısal mezunuyum. Zaten bu yönde kariyer planı yapıp Muhasebeciliği tercih ettim. Lise dönemlerinde Edebiyat dediklerinde tüylerim diken diken olurdu. Bırakın yazmayı kitap okumak bile bana bir o kadar uzaktı.


İlk yazılarınız yayınlandı mı? Bu kadar kitaptan sonra onların yayınlanmasını ister misiniz?


İlk yazılarım birçok sosyal ağlarda yayınlanıp okuyucularımın beğenisini kazanmıştı. Şu an için hiçbir sosyal platformda yazmıyorum.


Yazmaya başladığınız dönemde çevrenizin tepkisi nasıl oldu? Desteklediler mi?


Ben hiçbir zaman aşka inanan, romantik biri olmadım. Evet duygusalım ama bir yere kadar. Bu yüzden ailem ve yakın çevrem ilk zamanlar beni ciddiye almadı. Zamanla yanımda yer alıp desteklerini benden esirgemediler. Şu an için en büyük destekçim ailem.


Basılan ilk kitabınızı elinize aldığınızda ne hissettiniz?


Rüya gibiydi. Sanki kızımdan sonra yeni bir bebeğim olmuştu. İnanılmaz bir duygu. Hâlâ ilk baskıyı gözüm gibi saklarım.


Kitabınızın yayınlanması ile hayatınızda neler değişti?


Bana güzel insanları, ömür boyu aklımdan silinmeyecek mutlulukları ve dostlukları getirdi. Bunun yanında daha güçlü, daha ayakları yere basan biri olmamı sağladı. Hayallerimin peşinden koşmamın ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Okuyucularıma az da olsa aşkın, o pembe dünyaların mutluluğunu aktarırken sanırım kendi farkındalığımı buldum. Yazmanın sayesinde yaşamdan ne beklediğimi, ne istediğimi artık biliyorum.


Çok okunan bir yazar olarak siz hangi kitapları okuyorsunuz?


Atatürk’le ilgili her kitabı okurum. Kimin yazdığının hangi yayınevinden basıldığının benim için bir önemi yok. Bunun yanında bazen kişisel gelişim, bazen bir aşk romanı, bazen otobiyografi okuyabiliyorum. Fantastik kitaplar favorim. Bir tarzım yada olmazsa okumam dediğim bir kitap yok. Sadece gerilim ve korku kitaplarından uzak duruyorum.


Wattpad'den çıkan bir yazar olarak Wattpad'de ki diğer yazarları okuyor musunuz?


Ben kitabı hissetmeli, sayfalarını çevirmeli ve o kağıt kokusunu duymalıyım. Maalesef bu yüzden okuyamıyorum. Kitaplaşmış bir çok wattpad yazarının kitaplarını okuduğum doğrudur.


Wattpad bugün sizin yazmaya başladığınız gibi mi? Wattpad hakkında ne düşünüyorsunuz?


Tabii ki başladığım gibi değil ama bunun Wattpad’le alakalı olduğunu düşünmüyorum. Bunun insanların bakış açısıyla ilgili olduğunu sanıyorum. Algı değişiyor, şimdi ki jenarasyon her şeyi çabuk tüketiyor ve arkasına bile bakmıyor. Yani İnsan oğlunun elinde hiçbir şey temiz kalmadığı gibi Wattpad’te bundan nasibini alıyor. İşte bu yüzden Wattpad gibi muhteşem bir platform amacından üzgünüm ki saptırılıyor. Kötü yazılan her şey iyileri baltalıyor.


Neden yayın evinizi değiştirdiniz, Müptela (İthaki’ye bağlı)'dan İndigo'ya geçme ihtiyacı duydunuz?


Herkesi, her şeyi yarına taşıyamıyorsunuz. Bazıları dünde kalmalı.


Seri kitap yazma sebebiniz ne?


Aslında seri yazmak gibi bir amacım yoktu. Bir Türk Masalı adı altında çıkardığımız Duygu isimli kitabımız öyle sevildi ki biraz kendimizi mecbur hissettik. Sonra gerisi geldi. Serinin ilk kitabı çıkalı neredeyse beş altı sene olacak ve sağ olsunlar okuyucularım hâlâ kitabın içindeki karakterlerin hepsine tek tek kitap yazmamı istiyorlar. Biz Sedat kitabıyla Seriye bir son vermiştik ama gerek yayınevine gelen baskılar, gerek bana gelen mesajlar yüzünden devam etme kararı aldık.


Kitapların isimleri; Modern Çağ Masalı, Bir Türk Masalı, Bir Tarihi Masal. Bu Masal takıntısı neden?


Her insan hayatı nerede başladığı belli olan ama nerede ve nasıl biteceği bilinmeyen bir masaldır. Ve masallar bizi mutlu eder. Bence herkes masal okumayı sever. İşte bu yüzden ben mutluluk masalları yazıyorum.


Masal da olsalar romanlarınız için araştırma, hazırlık yapıyor musunuz?


Masal da olsalar hayatın içinden yerler, mekanlar kurgu döngüsünde yer alabiliyor. Bazen gezip gördüğüm yerlerin çok faydası oluyor. Bazen hayal gücünün. Bazen dünyanın diğer ucunda bir yeri yazıyorum. Afrika’nın balta girmemiş Amazon ormanları gibi…. işte o zaman en büyük destekçim Google.

En fazla araştırma yaptığım Tarihi Romanım Kan ve Aşk kitabım kurgu aşamasındayken üç dört ayı araştırmayla geçti. Kılıç çeşitleri, kiloları, bin yedi yüzlü yılların kıyafetleri, o zamanın kadınlarına verilen değer, atlar, yenilen, içilen yemekler. Hepsi zaman isteyen araştırmalardı.



Yazarken nelerden ilham alıyorsunuz? Bu hayal gücünün kaynağı ne?


Mutluluktan galiba. Çünkü ne zaman mutsuz olsam tek satır dahi yazamıyorum. Hayal etmeyi seviyorum. Gerçek hayatta olmayan sadakati, dostlukları, aşkı, ve mutlu sonları kitabıma aktarmayı seviyorum. Sanırım en büyük kaynağım bu.


Hayat hep rutin değil, siz de tıkandığınız da, yazamadığınız da ne yapıyorsunuz?


Beni okuyanlara sığınıyorum. İletişim çağındayız. Bana gerek internet, gerek sosyal mecralardan ulaşan bir çok okuyucum var. Öyle güzel mesajları var ki… Her bitti dediğimde yeniden hevesle yazmamı sağlıyorlar.


Bu kadar yeni yazar varken, eski yazarların bazılarının tekrar basımı yapılarak öne çıkarılması hakkında ne düşünüyorsunuz? Kafka / Dönüşüm, Kürk Mantolu Madonna/ Sabahattin Ali gibi…


Bir eserin hangi tarihte yazıldığının bir önemi olmamalı. Eğer okunuyorsa yüz yıllar boyu basımı sürmeli bence. İster yeni yazar olsun ister yüz yıllık ölmüş bir yazar. Bence önemli olan eserin okuyucuya kattığı duygudur.


Klasiklerin güncellenerek film uyarlaması ve dizi yapılmasını nasıl karşılıyorsunuz? Özgünlüğü bozulmuyor mu? Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne? Dudaktan Kalbe gibi…


İnanın bu konuda ne düşüneceğimi bende şaşırmış durumdayım. Neden olmasın diyor bir yanım. İyi bir proje, kaliteli bir cast ile harikalar yaratılabiliyor. Ama bir yanım o kitabı okurken gözümde canlandığı gibi kalması taraftarı. Gerçi algının bu denli televizyon dizi sektörüne kaydığı zamanlarda gayet mantıklı gibi.


Sizin kitaplarınızın da uyarlanmasını ister misiniz? Hangisi uyarlansın?


KÖLE serisi harika bir Hollywood yapımı sinema filmi olur. Buna bütün kalbimle inanıyorum ama Bir Türk Masalı serisi iyi bir projeyle ses getirecek bir Türk dizisi olur. Kurgu hikâye ve karakterlerin yaşam tarzı olarak bizi yansıtan bir o kadar samimi.


Masal dışında başka bir tarz yazmayı düşünür müsünüz?


Polisiye, mizah, anı gibi.

Her ne kadar Masal üzerinden yola çıksam da Tarihi Roman ve Fantastik kurgulanmış hikayelerim var. Kan ve Aşk Tarihi bir roman. İki kasım’da raflarda yerine alan Tutkunun Esareti Bona Dea Fantastik bir hikaye.


Bu evlatlarından birini seç demek gibi oluyor ama hiç kitabınızı okumamış bir okura hangi kitabınızı okumasını tavsiye edesiniz?


Bir Türk Masalı Serisi’nin ilk kitabı Duygu ile başlayabilirler.


Olumsuz bir yorum aldığınızda ne düşünürsünüz, hissedersiniz?


Kitaplarım benim çocuklarım gibi. İnsan ister istemez burukluk duyuyor bunu samimiyetle söyleyebilirim. Çok kötü yorum aldığımı söyleyemem ama eleştirisel anlamda aldığım yorumları hala tekrar tekrar okuduğum zamanlar var. Yapılan eleştiriler beni bir üst seviyeye taşıyor diyebilirim.


'Işılist'ler nasıl doğdu? Işılist olmak için ne lazım, kurallar nedir?


Onların hepsi birer mucize. Hepsine sizin sayenizde teker teker teşekkür ediyorum. Ben mutlu olmak için yazmaya başladım. Mutlu olmanız için sizlerle mutluluğumu paylaşıyorum. Işılist olmak için tek şart mutlu olmayı istemek.


Okurlarınızla iletişim kurmak için sosyal ağları mı; söyleşi, imza günü gibi etkinlikleri mi tercih edersiniz?


Bir tercihim yok. Bana nereden ulaşmak isterlerse ben elimden geldiğince onlarla iletişim sağlamaya çalışıyorum.



Çağımız iletişim çağı, 'Işılist'leriniz var; siz sosyal ağlarda ne kadar zaman geçiriyorsunuz?


Sosyal ağları takip edip onun getirilerini hayatına yansıtan biri hiçbir zaman olmadım. Hiç zaman geçirmiyorum diyebilirim. İletişim için evet ama diğer yönleri beni oldukça zorluyor.


Facebook’ta ki kitap grupları hakkında ne düşünüyorsunuz? Okuma oranının artmasına katkıları var mı? Yoksa boşa zaman kaybı mı?


İçinde kitabın, kitap okumanın olduğu her kurulan grubun birilerinin kalbine, hayatına dokunduğunu düşünüyorum. Bu yüzden bence gayet güzel bir oluşum. Asla boşa zaman kaybı olarak düşünmüyorum

.

Son söz olarak Sosyaledebiyat okurlarına ne söylemek istersiniz?


İnsanlığı kurtaracak bütün o masumane duyguları geleceğe kitaplar aktaracak. İşte bu yüzden kitaplardan ayrılmayın. Hayal ettiğin kadardır her şey…

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube