HİYEROGLİFİN KOD ÇÖZÜCÜSÜ

En son güncellendiği tarih: May 6


Temmuz ayı tarihte bugün olaylarını incelerken bu cümle dikkatimi çekti:


15 Temmuz 1799 - Hiyeroglif yazısının çözümünü sağlayacak olan üç dilde yazılmış Rosetta Taşı, Napolyon'un Mısır Seferi sırasında bir Fransız askeri tarafından bir kale yapımı sırasında rastlantı eseri bulundu.


Dünya tarihi olmasa bile Orta Doğu / Mısır tarihini etkileyecek bir eser tesadüfen bulunuyor. Rastlantı sonucu gün ışığına çıkan bu kod çözücüyü araştırdım ve bulduklarım:


Rosetta Taşı ya da Reşid Taşı, Napolyon'un Mısır seferi sırasında, Fransız Ordusunun mühendisi Yüzbaşı Pierre-François Bouchard tarafından 15 Temmuz 1799'da inşaat çalışmalarına devam ederken keşfedildi. Rosetta Şehri'nin Mısır limanı yakınındaki Fort Julien'de çalışırken onun önemli olduğunu anladı ve General Jacques de Menou'ya gösterdi. Fransızlar bölgeye pek çok bilim adamı ve arkeolog getirerek, Kahire'de Mısır Enstitüsü'nü kurup, taşı oraya gönderdiler. Ağustosta oraya vardı. Eylül ayında, Fransız gazetesi Courrier de l'Egypte taşın bulunduğunu duyurdu.


Taş, belli başlı üç Mısır tapınağına gönderilmek amacıyla ve üç dilde yazılmış. Bu diller: Demotik (Mısır'da halkın kullandığı dil), Hiyeroglif ve Antik Yunancadır. Böylece Mısır halkı ile Mısır asilleri ve Yunanlar bu antlaşmayı rahatlıkla okuyabilmişlerdir.


Yüzyıllar boyunca çözülemeyen bir sır olarak kalan hiyeroglif, Napolyon'un 1798 yılındaki Mısır Seferi sırasında bulunan bu taşın yardımıyla çözülmüştür. Antik Mısır yazıları çözülmeden önce arkeologlar, Hiyerogliflerin Mısır'ın Tufan'dan önceki yaşamına ait şekiller olduğunu düşünürlerdi. MÖ 196 yılında yazıldığı tahmin edilen bu taş adını bulunduğu Reşit (Rosetta) kasabasından almaktadır. Ağırlığı 760 kg dan daha fazla ve 114 cm uzunluğunda, 72 cm genişliğinde, 28 cm kalınlığındaki bu taş granit ya da siyah bazalttan yapılmıştır. Büyük İskender'in Mısır'ı fethinden sonra hüküm sürmeye başlayan Ptolemaios Hanedanının hükümdarlarından biri tarafından yazdırılmıştır.


Rosetta Taşı M.Ö. 305 - M.Ö. 30 yılları arasında Mısır'ı yöneten Hellenistik Ptolemaios Hanedanlığının yazıt taşıdır. Ptolemaios hükmünün, hüküm serisinin en iyi bilinen bir örneğidir. Ptolemaios hükmünün kopyaları pek çok tapınağın avlusuna dikildi. Rosetta Taşı'ndaki hükmün metni Nil Nehri'ndeki bir adada olan Philae Tapınağı'na oyuldu.


Rosetta taşındaki üç farklı dilde yazılan metinlerin aynı anlamı ifade ettiği çok sonradan anlaşılabilmiştir. O güne kadar okunamamış Demotik ve Hiyeroglif alfabelerinin yanı sıra, okunabilen Yunanca bir metnin de aynı taş üzerinde bulunması ile tek bir metnin üç ayrı dilde yazılmış olduğu görüşü pek çok araştırmacının ilgisini çekmiştir. Taşın ve dolayısıyla Hiyeroglifin sırrını çözen araştırmacı, 1822 yılında, eski Mısır yazılarının güncel Kıpti diline benzediğini ortaya koyan araştırmacı Jean-Francois Champollion olmuştur. Yazıtın Yunanca kısmını Hiyerogliflerle kıyaslayan Champollion'a Demotik alfabesini 1814 yılında çözen İngiliz Thomas Young'ın çalışmaları da yardımcı olmuştur.


Antik Mısır'a ait yazıların çözülmesi ile birlikte Mısır Bilim diye adlandırılan Antik Mısır bilimi doğmuş ve geçmiş yüzyılların açıklığa kavuşması kolaylaşmıştır.


Fransızlar, Osmanlı ve İngiliz orduları karşısında daha fazla direnememiş ve teslim olmuşlardır. Bunun üzerine İngilizler Rosetta taşını almak istemişlerdir fakat General Meneou, İngilizler’e “Rosetta Taşı benimdir her şeyi alın ama taşı vermem” demiştir.


Sonunda İngilizler taşı alıp gemiyle Londra’ya yollamışlar. Rosetta taşı, 1802’den beri British Museum'da sergilenmektedir. Rosetta Taşı Birinci Dünya Savaşı'nda bombalanma tehlikesi nedeniyle iki yıl boyunca Hellborn metro istasyonunda tutulmuştur. Nedense İngilizlerin eline geçmesi ve British Museum’da olması beni şaşırtmadı, orada sergilenen birçok eser gibi Rosetta Taşının akıbeti de aynı olmuş.


Editör: Ayşegül Demir Alhan


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube