HEPSİNİ OKUMA(MA)LI MIYIZ?



Elbette bir kadın olarak ne kadar çok okursak, ki özellikle kendi cinsimize yapılanlarla ilgili olan kitapları OKUMALIYIZ, o kadar aydınlanırız. Ama bize bu fiziksel ve psikolojik acıları yaşatan karşı cinsimize sorarsak; OKUMAMAMIZ gerektiğini söylerler. Konu şiddet, özellikle kadına şiddet. Kimi zaman gerilese de hiç bitmiyor. O yüzden bu konu ile ilgili kitapları yazdım.


Ben yalnızca tek cins için değil tüm insanların okuması, bilinçlenmesi için bu konu ile ilgili kitapları liste yaptım. Beyler de okusunlar ki hemcinslerinin karşı cinse yaşattıklarını öğrensinler. Listenin sıralanmasında bir öncelik yok; aklıma gelen okuduğum kitaplarla başladım, mutlaka unuttuğum, okumadığım kitaplar vardır.


*Kadının Adı Yok / Duygu Asena: 1987 yılında basıldı. Kadınların sorunlarına eğilen ve kadın-erkek eşitsizliği gibi konulara değinen kitap, mahkeme kararıyla 1988'de yasaklanmış; sonrasında ise yasak kaldırılarak Atıf Yılmaz eliyle filme çekilmiştir. Ben de iyi ki yasak öncesi alıp okumuşum.


*Kadın Olmak / Zeynep Oral: 2005 yılında basıldı. Zeynep Oral, dünya kadınlarının ayrımcılığa karşı geliştirdiği evrensel kadın dayanışmasını Türkiye'ye yansıtan ilk gazeteciydi ve Türkiye'de çağdaş feminist hareketinin ilk kıvılcımını çaktı. Kadın Olmak, haklarını arayan kadınların başucu kitabına dönüştü.


*Kendine Ait Bir Oda / Virginia Woolf: Virginia Woolf, en ünlü eserlerinden birinde kadın olmayı, erkek ol(a)mamayı ve toplumun kadınları birçok açıdan kısıtlamasının genel olarak tarihe etkisi kadar, özelde kadınlara ne yaptığını da sorguluyor. Okuduğumda Woolf'a hak verdim ama yalnızca o da değil, kadının kendisine ait gelirinin de olması lâzım.


*Deli Kadın Hikayeleri / Mine Söğüt: 2011 yılında basıldı. Kalemini zehre, kana, cinnete, ölüme ve yaşama aynı lezzetle batıran Mine Söğüt'ten unutulmayacak yirmi bir delilik öyküsü... Bu kadınlar neden deli oldular? Onlar aslında yaşadıklarını, onlara yaşatılanları taşıyamadıkları için delirmediler mi? Bu yükle yaşayamadıklarından bilinçli olarak ölümü seçtiklerine göre onlara nasıl ‘deli’ deriz?


*Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar / Deniz Kandiyoti: 1997 yılında yayımlandı. Deniz Kandiyotinin 1971-1995 yılları arasında yazdığı çizilmiş yazılarını içeren Cariyeler, Bacılar, Yurttaşlar kırsal kentsel dönüşümün cinsiyet rollerine etkisi, Kemalist feminizmin anlamı, cinsiyet rollerinin milliyetçilik devlet ve İslam bağlamında sorgulanması, erkek kimliklerinin toplumda iktidar egemenliğin kurumsallaşmasıyla bağlantısı, ataerkilliğin kadınların yanı sıra erkekler üzerindeki baskıcılığı, kadın terimi yerine önerilen toplumsal cinsiyet kavramının olanakları, bu kavramın çağdaşlık anlayışları çerçevesinde irdelenmesi gibi pek çok konuyu tartışmaya açıyor.


*Bin Muhteşem Güneş / Khalid Hosseini: 2007 yılında basıldı. Küçük yaşta evlendirilen kızlar, çocuğu olmayan kadınlar, babaya ya da çocukluk arkadaşına duyulan, geçmişe gömülmüş aşklar… Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostlukları üzerinden. En acısı bölgenin, toplumun etkisiyle yapılanları kadınların doğal karşılaması.


*Kızım Olmadan Asla! / Betty Mahmudi: 1987 yılında yayımlandı. Kısa bir tatil için gittikleri İran'da 1984-86 yılları arasında kocası tarafından rehin olarak tutulan yazar ve kızının, tekrar Amerika'ya dönüş çabalarını konu alan belgesel bir roman. 1991 yılında sinemaya uyarlandı, başrollerde Sally Field ve Alfred Molina oynamıştır. Film, bazı Müslüman ülkelerde yasaklandı.


*Antabus / Seray Şahiner: 2018 yılında yayımlandı. Antabus, yaşadığımız şiddet ortamının kaynaklarını, bu şiddetin yarattığı insanlık hâllerini anlatıyor. Bu kısa romanın anlatıcı kahramanı, işçi sınıfına mensup genç bir kadın; Leyla. Bir konfeksiyon atölyesinde çalışan Leyla, sessiz sakin, “sıradan” bir yaşam kurmak ister. Fakat yaşamı seçimleriyle değil, kendisine dayatılanlar ile biçimlenir.


*Kafesteki Kuş Neden Şakır, Bilirim / Maya Angelou: 1969 yılında yayımlandı. Otobiyografik bir roman. Yazar, şair, şarkıcı, dansçı, oyun yazarı ve öğretmen Maya Angelou’nun yedi kitaptan oluşan sıra dışı ve ilham verici yaşam öyküsünün ilk cildi. Savunmasız, şiddet gören küçük bir kızın, ırkçılık ve bağnazlıkla savaşarak güçlü bir kişiliğe; onurlu ve göz kamaştırıcı bir genç kadına dönüşmesinin öyküsü.


*Kurtlarla Koşan Kadınlar /Clarissa Pinkola Estes: 1992 yılında yayımlandı. Kadınların çoğu zaman farkında olmadan içselleştirmek zorunda bırakıldıkları eziklik ve yetersizlik duygusuna, bastırılmış cinsel güdülerine çok değişik bir malzemeden yaklaşıyor: Masallar! İnsanlığın ortak bilinçaltının aynaları olduğunu düşündüğü masallar aracılığıyla kadın psikolojisinin derinliklerine iniyor ve birçok açmazdan kurtulmalarına yardımcı olacak masal tadında terapiler uyguluyor. Estes’e göre, kurtlarla kadınlar arasında, vahşilikleri, zarafetleri ve içinde yaşadıkları topluluğun üyelerine duydukları bağ açısından psişik bir benzerlik vardır.



Düzeltmen: Tolga ZİYAGİL


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube