HANGİSİ GERÇEK BENİM?



5. BÖLÜM


Hande hastaneden kendisini dışarı attığında arabasına geçip oturdu. Sinirden direksiyona birkaç yumruk attı. Ozan’ın söylediklerini düşününce kafası iyice karışmıştı. Hakan’ın bunlardan bahsetmemiş olması onu çok sinirlendirmişti. Arabadan inip yeniden hastaneye girmek için arabasının kapısını açtığında telefonu çalmaya başladı.


“Abla neredesin? Konuştun mu Hakan Komiser ile?”

“Konuştum Ozan konuştum ama...”

“Ozan kim abla?”

“Aman ya, Ali. Kusura bakma, kafam şu an öyle çok karışık ki ne diyeceğimi bilemiyorum. Hakan’ın alter kişiliğinin adı Ozan’mış. Biraz önce onunla konuştum. Cinayetleri onun değil Hakan’ın işlediğini söyledi.”

“Mümkün değil abla. Hakan Komiser’i ikimizde iyi tanıyoruz. Kafası biraz kırıktır ama bu cinayetleri işleyecek adam değildir. Doktoru ile konuştun mu?”

“Yok, konuşmadım ama sanırım yeniden buraya geleceğim. Sen de bana eşlik eder misin?”

“Hemen geliyorum abla.”

“Yok, şimdi değil. Ozan’ı baya kızdırdım. Cinayetlerdeki suç ortağı olarak beni görüyor. Biraz sakinleşsin ondan sonra geliriz. Sende var mı bir gelişme?”

“Maalesef abla. Tek öğrendiğim kurbanların arasında herhangi bir bağlantı olmadığı; en azından birbirlerini tanımadıklarını öğrendim. Yakın arkadaşlarına ulaştım ve hiçbir biçimde kurbanlar arasında bir bağ bulamadım.”

“Anladım. Ben bugün ofise gelmeyeceğim, biraz yürümeye ve bir kahveye ihtiyacım var.”

“Ben de şimdi üniversiteden çıktım. Senin eve yakın bir pastane var ya oraya geçelim istersen. Biraz sohbet edelim.”

“Aslında doğru söylüyorsun. Şu an kafayı dağıtmaya çok ihtiyacım var.”

“Tamam, ben geçiyorum sen de gelirsin abla.”

“Tamam,” dedi Hande ve telefonu kapatıp arabasını çalıştırdı.


Kısa süre sonra pastaneye vardığında, Ali’nin dosyaları incelemeye başladığını gördü. Yanına oturup garsondan sert bir kahve getirmesini istedikten sonra o da eline bir dosya alıp incelemeye başladı. İlk cinayetler kesinlikle tek bir kişiyi işaret ediyordu ama sonrasında gelen cinayetleri Hakan’ın işlemediğinden emindiler.


“Aslında bize yardım eden şu psikoloğa mı ulaşsak abla? Belki yine bize yardımcı olur.”

“Elimizde onunla ilgili neler var?”

“Evinin adresi, telefon numarası… Her şeyi almıştım ben,” dedi Ali ve her zaman yanında taşıdığı deri kaplı defterini çıkardı. Kısa bir aramanın ardından aradığı şeyi buldu ve defteri Hande’ye uzattı.

“Bakalım telefonuna yanıt verecek mi?” dedi Hande ve defterdeki numarayı tuşladı. Kısa bir süre hattın düşmesini bekledi… Sonra bağlanamadığını anlayınca telefonu masanın üzerine atıp derin bir soluk aldı.

“Anlamıyorum. Bütün cinayetleri işlediğini söyledi. Şimdi de kalkmış bana diyor ki, “Ben yalnızca ellerim kanlı biçimde kendime geliyordum. Kurbanlar öldükten sonra onları görüyordum.” dedi Hande. Ali ile konuşmaktan çok kendi kendine konuşuyor gibiydi.

“İyi de abla, Hakan Komiser’in durumu ortada. Bir fotoğraf bile diğer kişiliğe geçmesini sağlıyorken nasıl oluyor da cinayet bitene dek diğer kişilik kendisini göstermiyor?”

“Doğru diyorsun. O zaman Hakan cinayetler işlendikten sonra mı olay yerine geliyordu? Daha önce neden düşünemedim ki ben bunu?”

“Üzerindeki baskıdan dolayıdır abla. Bence yarın Hakan Komiser ile görüşelim. Şu an bütün kanıtlar onu hem suçlu hem de bir suç ortağının olduğunu gösteriyor. Ya Ozan bu konuda büyük bir hata yaptıysa?”

“Ama rüyalarında bile katili görüyormuş. Onunla her boğuşmasında yakaladığı Hakan oluyormuş.”

Hande, Ali’nin söylediklerinin doğru olduğunu biliyordu. Alter kişiliğin ortaya çıkması için bir fotoğraf bile yeterken, cinayet işlenirken o kişiliğe geçmiyor olması ona hiç mantıklı gelmiyordu.


***


Eve girdikten sonra mutfağa gidip sıcak su koydu ısıtıcıya ve Hakan’ın eski dosyalarını yeniden incelemeye başladı. Ortada büyük bir sıkıntı vardı ve Hakan’ın onlardan sakladığı bir şeyler olduğunu düşünüyordu. Mutfaktan ‘tık’ sesini duyunca kahvesini yapmak için mutfağa geçti. Durmadan kendi kendine konuşuyor ve bir ipucu bulmaya çalışıyordu. Sonunda dayanamadı ve kahvesini tezgâha bırakıp kapının yanındaki ayakkabılığın üzerinden arabasının anahtarını alıp kendisini dışarı attı.


Hastaneye geldiğinde saatin oldukça geç olduğunu fark etti. Hakan ile konuşup konuşamayacağını merak ederek arabasından indiğinde derin bir soluk alıp hastanenin kapısına dek geldi. Tam güvenlik görevlisi ile konuşacakken telefonu çalınca birden irkildi.


“Abla konum atıyorum oraya gel. Bir cinayet daha işlendi.”

“Tamam, hemen geliyorum.”

“Dışarıda mısın?” dedi Ali.

“Evet, hastaneye gelmiştim. Hakan ile görüşmeyi umuyordum.”

“Beraber gidecektik abla… Neyse konumu atıyorum sana.”

Hande hızla arabasına binip süratle Ali’nin attığı konuma geldi. Şehrin diğer yakasında bulunan göl kıyısındaki ormanlık alana geldiğinde Ali onu karşıladı. Cinayetin işlendiği yere geldiğindeyse gözleri irileşerek açılmıştı…



Düzeltmen: Tolga ZİYAGİL


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube