© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

HAKKIMIZI NASIL ALDIK, GERÇEKTEN ALDIK MI?


5 Aralık 1934’te Atatürk, bir kez daha tüm dünyaya örnek olacak bir karara öncülük etti. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkı için harekete geçti. Ve, Seçim Kanununda yapılan değişiklik ile bundan tam 85 yıl önce kadınlar, en demokratik haklarına kavuştular. Kadınların siyasi hayatta seçme ve seçilme hakkını elde etmesi; toplumsal hayatta gerçekleşen Atatürk Devrimlerinin en önemlilerinden birisidir.

1930 yılından itibaren çıkarılan bir dizi yasa ile önce Belediye seçimlerine katılma, sonra köylerde muhtar olma ihtiyar meclislerine seçilme hakkı tanınan kadınların milletvekili seçme ve seçilme hakları, 5 Aralık 1934'de Anayasa ve Seçim Kanununda yapılan yasa değişikliği ile tanındı. Yapılan oylamada, 317 üyeli Meclis’te, oylamaya katılan 258 milletvekilinin tamamının oyuyla değişiklik önerisi kabul edildi.


Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar. Şehir meclislerine girebilen kadınlar arasında İzmir seçimlerinde Cumhuriyet Halk Fırkasının iki kadın adayı olan Hasane Nalan ve Benal Nevzat Hanımlar ile, İstanbul seçimlerinde CHF adayı olan Rana Sani Yaver (Eminönü), Seniye İsmail Hanım (Beykoz), Ayşe Remzi Hanım (Beyoğlu), Nakiye (Beyoğlu), Latife Bekir (Beyoğlu) Hanımlar vardı. Kadınların ilk kez oy kullandığı ve aday olabildiği TBMM V. Dönem seçimleri 8 Şubat 1935’te yapıldı. 17 kadın milletvekili ilk kez TBMM’ye girdi. Ara seçimlerde bu sayı 18’e ulaştı.


Aslında bu topraklarda kadın hakları mücadelesi çok daha önceden başlamıştı. I. Dünya Savaşının başlamasıyla, erkeklerin silah başına çağrılmalarıyla, kadınlar devlet hizmetlerinde onların yerlerini almışlardır. Halide Hanım, Nuriye Hanım, II. Mahmud’un kızı divan sahibi, şair Adile Sultan, şair ve bestekar Leyla Hanım, Cevdet Paşa’nın kızları Fatma Aliye, Emine Semiye Hanım, bestekar Cavide Hayri, Kadınlar Dünyasına sahip ve yazar Ülviye Mülan Hanım, kadın hak ve duygularını vezni ile yazan şair Yaşar Nezihe Hanım ve Fitnat Hanım bunlardan bazılarıdır. Hanımlara Mahsus Gazete, Kadınlar Dünyası, Hanımlar Alemi adlı gazete ve dergilerde kadın hakları savunulurdu. Kadın hakları üzerine bu gelişmeler, kadınların eğitimi üzerinde etkili olmuştur. 14 Ekim 1911’de üç rüştiye ve iki idadi sınıftan kurulu İstanbul İnas İdadisi adıyla ilk kız idadisi kurulmuştur. 1913'te İstanbul İnas Sultanisi adı altında ilk kız lisesi açılmıştır.

Türkiye'de kadın hakları için mücadele eden ilk isimlerden bazıları:


*Nezihe Muhiddin Hanım; 1898, İstanbul doğumlu. Kandilli’de mahalle mektebinde başladığı öğrenim hayatı, evde özel öğretmenlerden aldığı eğitimle devam etti. Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça öğrendi. İlk ve orta dereceli okullarda yöneticilik yaptı. 17 roman, 300 hikaye ve piyes yazdı. Nezihe Hanım, Osmanlı döneminde başladığı çalışmalarına Cumhuriyet kurulduktan sonra devam etti. 1923’te kurduğu Kadınlar Halk Fırkasının amacı kadınların siyasal ve sosyal haklarını elde etmek ve korumaktı. Cumhuriyet tarihinin bu ilk fırkası, kendisinden sonra kurulan Cumhuriyet Halk Fırkası tarafından kapatıldı. Gerekçe, kadınların seçme ve seçilme hakkının olmamasıydı.

*Fatma Aliye (Topuz); dönemin bütün kız çocukları gibi eğitim imkanları sınırlıydı ve asker, doktor, devlet kademelerinde görev yapan kişilerin kızları gibi o da evde öğrenim gördü. Ancak özel öğretmenler erkek kardeşi Ali Sedat için eve geliyordu ve Fatma Aliye onları dinleyerek kendini geliştiriyordu. Evliliğinin ilk on yılını kocasından gizlice kitap okuyarak geçiren Fatma Aliye, “ilk kadın romancı” unvanına sahip. Yazdığı eserlerde kadın sorununa dikkat çekti, bazı romanları Fransızca’ya çevrildi. Osmanlı İmparatorluğunun son, Türkiye Cumhuriyetinin ilk dönemlerindeki kadın hareketinden bahis açıldığında ismi anılan Emine Semiye’nin de kardeşiydi. Fatma Aliye’yi bugün 50 TL’lik banknotlardaki fotoğraftan tanıyoruz.


*Emine Semiye Önasya veya Emine Semiye Hanım; Türk edebiyatçı, öğretmen, kadın hareketi öncüsü. Meşrutiyet dönemi kadın yazar ve romancılarındandır. Osmanlı İmparatorluğunun değişik bölgelerinde eğitimcilik yapmış; yaşamı boyunca çeşitli siyasal ve sosyal faaliyetler içinde yer almıştır.


* Hayganuş Mark; kendini ilk feminist aktivist Ermeni kadın olarak tanımlayan Hayganuş Mark,14 yıl boyunca Hay Gin (Ermeni Kadını) dergisini çıkartmıştır. “Hay Gin dergisi bir bayrak altında yaşayacaksa bu sadece kadınlık bayrağı olabilir” diyen Hayganuş Mark’ın dergisi 1933 yılında devlet tarafından kapatılmıştır. Kendisi 1966 yılında bir akıl hastanesinde ölmüştür.


*Sabiha Derviş Sertel, Türk gazeteci, yazar. Gazeteciliği meslek olarak benimsemiş ilk Türk kadın yazardır.Türkiye’de feminizmin öncüleri arasında sayılır. Türk basın tarihinde önemli bir isim olan Zekeriya Sertel’in eşidir.


*Halide Edib Adıvar, Türk yazar, siyasetçi, akademisyen, öğretmen. Halide Edib, 1919 yılında İstanbul halkını ülkenin işgaline karşı harekete geçirmek için yaptığı konuşmaları ile zihinlerde yer etmiş usta bir hatiptir. Kurduğu Kadının Durumunu Yüceltme Cemiyeti (Cemiyeti Teali Nisvan), kadının boşanma hakkı ve erkeğin çok eşliliğin kadının rızasına bağlanması konularında çalışmalar yapıyordu. Cemiyetin kapısı farklı milletlerden kadınlara açıktı. Osmanlı döneminde yetişen ünlü yazar Halide Edip Adıvar’ın ilk milletvekili adaylarından olması tesadüf değildi.


*Ulviye Mevlan; dönemin kadın dergileri kadına aile içi görevlerini hatırlatırken, Ulviye Mevlan çıkardığı Kadınlar Dünyası isimli dergide kadınla erkeğin eşit olduğunu, ancak eşit imkanlara sahip olmadıklarını, bu durum yetişme şekillerinden kaynaklandığını anlatıyordu.


*Suat Derviş; Türk gazeteci, yazar. Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde gazeteciliğe başlayan Suat Derviş Hanım, ülkenin öncü gazetecilerinden biri ve döneminin en üretken yazarlarındandır. Bizde gazetelerde kadın sayfası düzenleyen (İkdam, 1926) ilk kadın yazardır. Avrupa'ya muhabir olarak giden ilk kadın gazetecidir. Montrö Konferansında ile Lozan Konferansında gazeteci olarak bulundu. “Yeni Edebiyat” dergisinde roman eleştirileri yazan Suat Derviş; aslında röportajları ve romanlarıyla tanındı.


Kadınlar büyük mücadele sonucu elde ettikleri bu yasal haklara rağmen bugün hala toplumda şiddet görüyorlar. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) verilerine göre kadına yönelik şiddette ilk sıradayız. Bu başak bir yazı konusu. Kadın, erkek ayrımı olmadan, herkesin insan haklarına uygun, yasal haklarını kullandığı, şiddetsiz günlerde buluşmak dileğiyle.