HAKAN KUM İLE SÖYLEŞİ

En son güncellendiği tarih: May 6


1-Hakan Kum’u kendi cümleleri ile tanıyalım, bize Hakan Kum’u anlatır mısınız?


İstanbul Boğazı'nın incisi Beykoz'da 1978 yılının karlı bir ocak ayında doğmuşum.Okumak , araştırmak ve sürekli yeni konular öğrenmekten zevk alırım.Hayatta birinci önceliğim eşim , çocuklarım ve ailemdir. Onları çok sever ve onlarla vakit geçirmekten büyük zevk alırım.



2- Neden denizciliği meslek olarak seçtiniz?


Çocukluğumun en güzel yaşlarında,sabah uykudan uyanıp da yastığımdan başımı kaldırıp yarı uykulu mahmur gözlerle pencereden baktığımda denizi , gemileri ve martıları görmek iyi hissettirirdi. İlkokulum Ahmet Mithat Efendi hemen denizin kenarında, okulun pencerelerinden boğazdan süzülerek geçen gemileri her an görebilirdim. Teneffüs ve beslenme saatinde okulun deniz ile birleşen duvarında vakit geçirirdim.Deniz ile aramda sadece demir parmaklıklar olurdu.Deniz o kadar güzel kokardı ki anlatılmaz...daha çocuklukta ruhuma girmiş , içime işlemiş denizcilik meslek değil tutku olmuş..


3-Denizcilik ve yazarlık; iki farklı branş. Çocukluk hayalleriniz de hangi mesleği yapmak istiyordunuz?


Yaşanmışlığı , tarihi ve araştırmayı çok sevdiğim için arkeolog olmayı  çok isterdim.


4- Hayat felsefeniz nedir?


Başarısızlık karşısında yılmam tekrar tekrar denerim.Araştırmak ve çalışmaktan vazgeçmem. Az yemekle doyar, çok okumakla ruhumu doyururum. Cömert,iyi  bir kalbim olduğuna inanır ve canlı cansız hiçbir şeye zarar vermem.Rahatsız etmem, rahatsız edilmekten hiç hoşlanmam.İçgüdülerimle değil beynim ve makul mantık ölçüsü ile yaşarım.




5-Hangisi daha zor, denizcilik mi, yazarlık mı, babalık mı?


Anneler yaradılış olarak anne içgüdüsü ile bir bütün.Babalık öğretilmeyen bir kavram. Yaşadıkça öğreniyoruz.Tabii ki babalık zor.


6- Savaşlar en büyük zararı çocuklara veriyor. Hepimiz savaşa karşıyız ama gerekirse çocuklar için savaşır mısınız?


Keşke savaşlar hiç olmasaydı.Sorunuza gelince savaşanlara karşı kendimizi, çocukları yada aciz varlıkları korumak gerekirse nasıl korunacağız..savaşarak ama çocuklara, yaşlılara ve kadınlara değil kötülere karşı.Bir sözümle  bitireyim. " Kötülük de  bir hastalık gibi bazen insanlar da doğarken de kötü doğabiliyor"


7- Dünyada istediğiniz her türlü değişikliği yapabilecek kadar gücünüz olsa, sihirli değneğinizi dokunduracağınız şey ne olurdu?


1. İnsanlara (bu dünyada bütün kötülükler insanoğlundan kaynaklanmakta) dokundururdum. Açlık, savaşlar,cinayetler... Her zaman sorumlu ve sorunlu insanlar.


8- Gözlerinizi dolduran en son olay nedir?


Özel bir olay yok, Son yıllarda karşıladığımız vahşet , tecavüz ve diğer olaylar.Gözlerimizi doldurup , kalbimizi karartıyor.


9- Ruhunuzu besleyen şeyler var mı, neler?


Eşim , çocuklarım doğa ve deniz.


10- Sizin için kitap okumak ne ifade ediyor?


Bir terapi gibi...Okumak,hayat denilen uzun yolculukta dinlenme istasyonları, boyut değiştirmek bazen de zaman değiştirmek 


11- Kimleri okuyorsunuz, hangi yazarlardan etkilendiniz?

1.Dostayevski

2.Tolstoy

3.Victor Hugo

4.Maksim Gorki

5.Leonard Cohen


12-  Son çıkan kitapları takip ediyor musunuz?


Yeni kitapları takip ediyorum.Fakat klasikleri okumaktan çok zevk alıyorum.


13- Kalem ve kağıt desem?


Başka yerlere , başka zamanlara,başka insanlara,aşklarına,hayatlarına,acılarına , mutluluklarına yolculuktur. 


14- Duygularınızı anlatmak için hangisini tercih edersiniz, şiir mi, düz yazı mı?


Kesinlikle şiir


15-Yazarken motive olmak için başvurduğunuz ilk yöntemler nelerdir?


Yazmaya başlamadan önce sessiz bir odada rahat bir koltukta,uzanır ve gözlerimi kapatırım.Boyut ve zaman değiştirir yazdığım kitaptaki herhangi bir karakterin gözüyle görmeye , yaşamaya , diyalog kurmaya çalışırım.Mesela Truva savaşına gider olayları Hektor' un gözü ile görmeye çalışırım.Tamamen hayali motivasyon


16- Nasıl bir ortamda yazıyorsunuz?


Her an yazarım.Gece ,gündüz ve ortam fark etmez geldiği gibi notlar alır daha sonra aldığım notları birleştiririm.


17-Yazmadan önce araştırma yapıyor musunuz yoksa içinizden geldiği gibi mi yazıyorsunuz?


Kesinlikle araştırma yapmadan olmaz.


18-Sizce yazar olmak için ne lazım; çalışma, gözlem, araştırma vb. şeyler mi yoksa yetenek yeterli mi?


Bir inşaat olarak düşünürsek,çalışma, gözlem ,araştırma yazmanın temeli,tuğlası ve demiridir.Yetenek ise harcı, harç olmazsa inşaatı yapamaz ve yapı parçalarını birleştiremezsiniz. Yetenek olmadan yazamayacağınız kesindir.


19-Kitap yazmak isteyenlere tavsiyeniz nedir?


Çok okumalılar ve küçük hikayeler yazarak denemeler yapmalılar.


20- Klasiklerin güncellenerek film uyarlaması ve dizi yapılmasını nasıl karşılıyorsunuz? Orijinallikleri bozulmuyor mu? Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne?, Dudaktan Kalbe gibi…


Filmler de sanatın bir koludur. Film senaryoları kitapların kısa bölümlerinden..İnsanlarda merak uyandırarak kitabı almaya teşvik de edebiliyor.Tabii ki orjinallikleri bozuluyor .Benim için kitap okumak ve film izlemek apayrı bir şey 500 sayfalık bir kitabı 20 bölüm diziye sığdıramazsınız.


21- Sizin kitabınızın da uyarlanmasını ister misiniz?


İnsanları okumaya teşvik edecekse olabilir.


22- Yeni kitap projeniz var mı?


Yeni kitap çalışmam var.Biraz zaman alacak.


23-Sesli kitap ve e- kitap hakkında ne düşünüyorsunuz? Faydalı mı?


Zaman teknolojiye ayak uydurmak zorunda...Okumaya yönlendiriyorsa evet ama hiç bir teknolojik,dijital yayın basılmış bir kitabın yerini tutamaz..Düşünsenize bir kitapçıya,bir kütüphane girdiğinizde hissettiğiniz kitap kokusunu e-kitap verebilecek mi?


24- Sosyal ağlarda ne kadar zaman geçiriyorsunuz?


İnsanlar çok bilinçsizce ve hoyratça kullanıyorlar.Bu çok rahatsızlık verici sosyal medyayı sevmiyorum,kullanmam gerektiği kadar kullanıyor ve çok az zaman geçiriyorum.


25- Olumsuz bir yorum aldığınızda ne düşünürsünüz, hissedersiniz?


Ahlak sınırları içinde yapıcı eleştiriye açığım.


26- Tercihiniz sosyal medyada takipçileriniz İle sanal iletişim kurmak mı; yoksa fuar / imza günü gibi etkinliklerde okurlarınızla gerçek iletişim kurmak mı?


Kitap fuarlarını seviyorum.


27- Facebook’ta ki kitap gurupları hakkında ne düşünüyorsunuz? Okuma oranının artmasına katkıları var mı? Yoksa boşa zaman kaybı mı?


Facebook ve diğer sosyal medyadaki kitap gurupları bence çok güzel bir iş yapıyorlar.Merak uyandırıyor ve insanları okumaya teşvik ediyorlar.


28-Okurlarınıza / takipçilerinize iletmek istediğiniz son söz:


3 günlük dünyanın 3. gününde kimseyi kırmadan yaşayın...


29-Dergimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?


Seçkin ekibiniz, seviyeli üslubunuz ile insanlarla paylaştığınız edebi vizyonunuz son derece başarılı. Derginiz çok daha görünür ve bilinir olacaktır.Bu güzel derginizde bana ve fikirlerime yer ayırdığınız için teşekkür ederim.


Hazırlayan: Nihal Doğan Taş

Editör: Ayşegül Demir Alhan


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube