© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

GRANGE'DAN HAYAL KIRIKLIĞI / Miserere -Koloni


Kitap guruplarında Jean-Christophe Grangé kitabına yorum yaparken aklıma geldi, yeni kitabı çıktı mı acaba? diye araştırırken, biyografisi önüme geldi. Tüm kitaplarını okumaya çalıştığım Grange'ın tabii filmlerini de izliyorum. Kurtlar imparatorluğu, Kızıl Nehirler, Taş Meclisi, Kıyamet Melekleri kitaplarında olduğu gibi soluksuz izlediğim filmlerdi. Kitap ve filmlerine göz atarken Miserere dikkatimi çekti ve izlemeye karar verdim. Miserere, Sylvain White'ın yönettiği ve Jean-Christophe Grangé'nin 2008 tarihli romanı Miserere'ye dayanan 2013 Fransız gerilim filmi. Kitap Türkçeye "Koloni" olarak çevrilmişti, okuduklarım arasında. Filmde bazı sitelerde aynı isimle verilmiş ama 4. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali kapsamında "Meleklerin İşareti" adıyla gösterilmiş.


Yayın tarihi: 26 Haziran 2013 (Fransa)

Yönetmen: Sylvain White

Bilet gişesi: 1,1 milyon USD

Film müziğinin bestecisi: Max Richter

Öykü: Jean-Christophe Grangé

Oyuncular: Gérard Depardieu, Joey Starr, Rüdiger Vogler

Tür: Gerilim

IMBd: 5,7


Konu: Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok… Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Interpol'de görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peş peşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir. Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi? Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu? Burada neler yapılmaktadır? Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir? İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir? Yoksa…

Filmin % 60'şı Paris ve civarında, % 30'u Belçika ve Almanya'da, % 10'u Fas'ta çekilmiş. Çekimler 55 gün sürmüş ve çekimlerin ilk gününde bir dublör motosikletin kontrolünü kaybettiği için Seine Nehrine düşmüş. Gerard Depardieu, eski emekli polis Lionel Kasdan'ı, Joey Starr ise isteksiz ateşli partneri Frank Salek'i oynuyor.


Gregorio Allegri'nin dini ilahisi Miserere, kitaba ve filme adını vermiş. Filmin müziklerini yapan İngiliz besteci Max Richter, Aralık 2013'te "La marque des anges - Miserere" adıyla bir soundtrack albüm yayınladı.


Film, 15 milyon Euro gibi büyük bir bütçe ile çekilmesine rağmen eleştirmenler tarafından iyi karşılanmamış. İzleyici yorumları da aynı şekilde olumsuz. Bunlar beni yıldırır mı? Hayır... Eleştirmen Charles Martin, La Voix du Nord'da, filmi "soğuk ve tutkusuz" olarak nitelendirmiş. Ben genelde beklentimi yüksek tutmam ama ne de olsa bir Grange filmi. İster istemez az da olsa filmden bir şeyler bekledim ama olmadı. Filmin ortalarında şüpheye düştüm bu gerçekten Grange eseri mi? Kitapları okurken kapıldığınız o heyecan, merak, soluksuz kalmak gibi duygulardan eser yoktu. Kitabı hatırlamaya çalıştım; o da olmadı. Kitap içinde yapılan eleştirilerde Grange'ın en kötü kitabı denilmiş. Bende iz bırakmadığına göre haklı olabilirler. Takip, işkence sahneleri; aksiyon hatta Depardieu bile filmi kurtarmıyor. Öyle ki Depardieu'nun genel havası; "Ben burada ne arıyorum, neredeyim?" ya da "Çekimler bitse de kahvemi içsem, kitabımı okusam."şeklindeydi. Kesinlikle Depardieu bu filmde çaba sarf etmemiş, performans harcamamış. Filmde oturmayan bir şeyler var, Charles Martin'in dediği gibi soğuk, seyirciyi içine çekmiyor, merak uyandırmıyor. Grange fenomeni, Depardieu fanatiği değilseniz izlemeniz zor olabilir. Emeğe saygı adına, izleyecek bir şey bulamazsanız bir göz atabilirsiniz. Hangi filmi izlerseniz izleyin, keyifli izlemeler olsun...