© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

İlayda Dülgeroğlu //

Editör:Ceren Güzel

Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım. Sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de engel olmadım gurursuz ama umutlu hasretine. Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum. İmkansız olan her rüyaya inanasım geliyor. Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum. Bende olan seni hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum. İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum. Üşüyorum. Bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir şey yok. Hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında. Isınabilmek için onlara sarılıyorum. Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum.


Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı. Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın. Ama kapatma gözlerini. Gözlerini gelişleri verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş, itiraf etti sonunda. Gururlu olan ben değilim, düşüncelerim. Gelseydin kendimi unutup sana koşacaktım. Susturacaktım içimdeki isyanı. Kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini. Sevinçten ağlayacaktım bu defa. Mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi dokunacak, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye hiç niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum. Her şarkıda sen varsın, her gördüğüm insanda, baktığım denizde, gecede, uykumda. Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi. Bu bir marifetse eğer neden benim yanımda değilsin. Gittin. Belki de hiç gelmemiştin, ben geldiğini sandım. Ayak uyduramadım yorgunluğuna. Dudaklarına düşlerindeki öpücüğü konduramadım. En çok da imkansızın oldum. Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum. Yüreğindeki kişi olmak isterken, yüreğine sığınan tozlanacak bir anı oldum. Her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Unutmak kimseye yakışmıyor. Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor. Merak etme üstüne giydirmedim bu duyguyu. Unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor. Görüyorsun işte sana ve aşka ihanet etmiyorum. Benim kırgınlığım aşka. Sen üstüne alındın.


Şimdi çıkıp gelsen yanıma her şeyi unuturum. Biliyor musun? Sensiz çektiğim acılarımı, gözlerimden hiç dinmeyen o yaşları, yokluğunda nefessiz kaldığım geceleri hepsini unuturum. Sana aşık olan bu kalp her hatanı affeder. Biliyor musun? Sessizce gel hayatıma, gel yüreğime gel de dinsin bu acı bitsin bu hasret isterim. Ancak senin gururun her zaman bir adım öndedir kalbinden, işte bu yüzden yalnızsın, yalnızız.


Sus ve sessizliği dinle bu gece. Sonra paketinden bir sigara çek. Hangisi gelirse. İki dudağının arasında tut sigaranı çakmak taşlarının birbirine vururken çıkardığı sesi duy, çakmağından çıkan ateşin kıvılcımlarını izle. Dikkatlice ateşi sigarana tut ve sigaranı yak. Yavaşça içine çek o zehri. Çıkarabildiğin kadar duman çıkar nefesinle. Yavaşça belirli şekilleri görmeye çalış ve zihninde tut. Ne kadarını hatırlayabilirsin ya da ne kadarını görebilirsin? Hatırlamak ya da görmek, zihninde canlanan tek şey hissettiğin olur. Hissettiğini yaşamalı insan. Dolunay selam çaktı gecemize. Bir efsane şöyle der; İnsanlar dolunay olan gecelerde


daha çok hissederler, hissettiğimizi yaşamalıyız, ben sana olan aşkımı yaşamalıyım en basitinden.


Sonra uzun uzun düşüncelere dal. Hayatında olmasını istediğin insanı düşün, bu gece nasıl bir kadın olsun hayatında? En basitinden nasıl olsun gözleri yeşil mi yoksa acı kahve mi? Saçlarını sevmeye başla sonra o kadının. Hayalinde uzun, dalgalı, kumral saçları olsun. Saçlarının her buklesini okşa yeni doğmuş bir bebeğe dokunurmuşçasına okşa, saçlarını sevmek istediğin bir kadının bedenini sevmek kolaydır ancak ruhunu sevmek her yiğidin harcı değildir. Bu dünyada ölmek istersin ruhunu sevdiğin zaman bir kadının. Ruhu sevilen bir kadın her zaman huzurlu ve her zaman umutludur lakin sen bir erkeksin beceremezsin sevmeyi. Kalbi yol geçen hanı olmuş bir erkekten ne bekleyebiliriz ki? Sevmez, sevemez her zaman farklı bir gece farklı bir yatakta arar aşkı lakin bilmez görmez gözünün önündeki aşkı.


Uzaklığına tahammülüm yok. Her şeyde beklemeyi biliyorum ama konu sen olunca sabır diye bir şey kalmıyor bende. Özlemine dayanmak dünyanın en zor şeyi.. Biz olmak.. Bütün olmak.. Sabırlı olmak.. Onu hayatımın sonuna dek bekleyebilirim diyebilmek.. Özlem duydukça hissettiklerini kelimelerle ifade edemez hale gelmek. Her güne seni düşünerek başlıyorum, seni düşünerek bitiriyorum.. Beni nasıl bir eziyetle baş başa bıraktığını bir bilsen.. Seni göremeyeceğimi bilerek uyanmak.. Senle ne kadar mutlu olduğumu, kokunu duyarak omzunda yattığım an ki hislerimi unutmam kaç yılımı alacak kim bilir.. Bir kere olsun yardım et bana, beni nasıl bir günde unuttuğunu söyle. Sabahları ettim düşünerek ben. Kaç gecemi tükettim, nerede hata yaptığımı düşündüm. Bir kez sormadın bile.. Bu kadar kolay mı bir insanın hayatından çıkmak. Evden, marketten çıkar gibi, eyvallah deyip gitmek. Belki en doğru zamanda geldin hayatıma ama en yanlış zamanda bırakıp gidiyorsun. Bak hala geçmiş zamanı katamıyorum sana, geçmişimde bırakamıyorum. Beni sev istiyorum, benim seni sevdiğim kadar olmasa bile sev. Dene istiyorum sevmeyi, tanımayı dene. Ama saçma şimdi böyle bir liste yapmak. Kaybedilenin arkasından yas tutmak gerekir bense gelecek planları yapıyorum sana dair. İlk defa bir şeyi kaybetmek istemiyorum, hem de kaybettiğim halde. Ayrılığa rağmen, bir his var içimde birlikte olmaya dair, her şeye meydan okuma isteğiyle dolup taşmamı sağlayan ve seni hep aklımda, gönlümde tutan. Tuhaf aslında bunu hissetmek.. Bir tarafım halen ayrıldığımızı kabullenemedi sanırım. Çok şey götürdün benden, bundan hiç şüphem yok. Artık pek inancım kalmadı aşka, sevgiye. Başkasıyla


olmaz diyor hep bir yanım. Doğru kişi olduğuna o kadar inanmışım ki, bir daha hiç kimse olmaz diyorum. Doğru yerden başlayamadık biz, beraber yürüyebileceğimiz yolun başlangıç noktasını bulamadık. Ortasından daldık yola, bir anlık mutluluk yaşadık. Yaşattığın her şey için teşekkür ederim.


Mesafeleri sil şimdi,


Dağları yık,


Nehirleri kurut,


Bu gece sana geleceğim,


Ya da vazgeçtim, buluşalım.


Adres bir uçurum,


Herhangi bir uçurum,


Neden diye sorma,


Ölüme yakın oluruz eğer ben o kadar mutlu olursam,


Hayat bu,


Ne kadar çabalarsam,


Ne kadar inanırsam,


O kadar koparır benden bilirsin,


Neyse..


Hayal et işte,


Ya da sus beni izle,


Uçurum kenarı,


Oturdum bacaklarımı salladım,


Yanımdasın,


Ölmek, içten istekler listemde başı çekiyor biliyorsun,


Gözlerime bakıyorsun,


Bak bu, ölme bu dünyada kal demenin en anlamlı hali,


Ağlıyorum,


Sessizce izliyorsun,


Görüyorum içini dayanamıyorsun,


Ama kendimi güçsüz göreyim istemiyorsun,


Sözünü tut diyorum,


Gözyaşlarımdan öp,


Yoksa dinmezler ve ben bu sefer bu uçurumda kaybolurum,


Susuyorsun kendine çekiyorsun,


Bak bu şiirimin en anlam kazandığı,


Kız çocuğunun varlığına inandığı nadir anlardan,


Bu gece ruhun bana kiralıktı galiba,


Yoksa bu kadar içten sarmazdın beni,


Bu gece sana ve hayallerime uğramalar yeter,


Kalbinden öpüyorum,


Bu sebeple yanıma gel,


Biz öznesinin bu dünyada olmayışı kadar iyi geceler,


Var olduğunu bilerek sahip olamayacağımızdan bahsettim,


Yani bizden.