© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

GEÇMİŞİN SIRLARI


Uzun zamandır (3 hafta kadar) film izlemedim. Yeni çıkanlara bir bakayım, beyaz perde de neler oluyor dedim. Gezinirken bu filmin afişi dikkatimi çekti: After The Wedding ( Düğünden Sonra ) ama ismi Geçmişin Sırları olarak çevirmişler. Orijinal isminin etkisiyle sıradan romantik komedi filmi diye düşündüm ama Julianne Moore adı dikkatimi çekti ve fragmanı izledim. Oyuncu kadrosu ve arka plan manzaralar hoşuma gitti, izlemeye karar verdim.  

Yönetmen: Bart Freundlich

Ülke: ABD

Öykü:  Susanne Bier, Bart Freundlich

Tür: Dram

Müzik : Mychael Danna

Oyuncular: Julianne Moore, Michelle Williams, Billy Crudup, Abby Quinn...

IMDB: 6.1

Vizyon Tarihi: 25.10.2019 Türkiye

Süre: 112 dk

Konu: Genç bir kadın olan Isabel, yıllar önce birçok şeyi ardından bırakarak Hindistan’a yerleşir. Isabel burada bir yetimhanenin işletmesine yardım eder. Hayatını adadığı yetimhanenin koşullarını iyileştirmeye çalışan genç kadının yetimhaneyi ayakta tutabilmek için acil paraya ihtiyacı vardır. Parayı bulmak için New York’a giden Isabel, burada hayatının değişmesine neden olacak olan Theresa ile tanışır. Theresa, zengin, başarılı bir iş kadını, iyi bir eş ve annedir. Yetimhaneye bağış yapmaya hazır olan Theresa’nın küçük bir isteği vardır. Genç anne hafta sonu evlenecek olan kızının düğününe Isabel’in de gelmesini ister. Bu düğünde ortaya çıkacak sırlardan sonra sadece Isabel’in değil onunla beraber birçok kişinin de hayatı değişecektir...

*Susanne Bier ve Bart Freundlich’in senaryosunu kaleme aldığı film aslında 2006 yılında Susanne Bier'ın yaptığı filmin uyarlaması. Kuzey Avrupa sinemasının öncü isimlerinden olan Danimarkalı sinemacı Susanne Bier’in imzasını taşıyan (İngilizce’ye çevirisi de Düğünden Sonra anlamına gelen “After The Wedding”) “Efter Brylluppet”i Geçmişin Sırları adıyla ve Bart Freundlich imzasıyla seyrediyoruz. Uyarlayan isim Freundlich olunca, başrol Theresa olarak Julianne Moore’u görmek şaşırtıcı olmuyor pek tabii. Freundlich, hemen her Amerikan uyarlamasında olduğu gibi Bier’in Avrupalı senaryosunu, ABD seyircisinin seveceği, alt standartlara çekmiş. Esas değişiklikse Jacob’un (babanın) yerini Isabel’in (anne) alması. Bu da orijinal yapımındaki iki erkek çatışması yerine, hayatta farklı tercihler yapmış iki kadının çatışmasını filmin merkezine koyuyor.

*Susanne Bier imzalı orijinal film büyük başarı yakalamış ve Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar’a aday gösterilmişti. Film dünya prömiyerini 24 Ocak 2019'da Sundance Film Festivalinde gerçekleştirdi ve 9 Ağustos 2019'da Sony Pictures Classics tarafından Amerika Birleşik Devletlerinde gösterime girdi. Türkiye'de ise 25.10.2019 tarihinde gösterime girdi.  

*Oscar Carlson karakterini canlandıran Billy Crudup, bana bir zamanlar keyifle izlediğimiz Tatlı Cadı dizisindeki Samantha'nın kocası Darren'ı hatırlattı, fiziksel benzerlik kadar bazı mimikleri, hareketleri de çok benziyordu.

*Still Alice filmindeki etkileyici performansıyla Oscar kazanan Julianne Moore’a dört Oscar adaylığı olan Michelle Williams eşlik ediyor. İlk defa bir araya gelen iki güçlü oyuncu, performansları ile etkiliyor. Michelle Williams soğuk, duygusuz bir karakteri başarıyla canlandırmış. Julianne Moore ise zengin, başarılı bir iş kadını, sevecen eş ve iyi bir anne rolünü başarıyla canlandırırken final sahnesinde performansı zirve yapıyor.

*Durağan bir dram film ama final sahnesinde hem senaryo hem Julianne Moore'un performansı ile beklediğinize değiyor. Aslında dram mı, hüzünlü mü yoksa melankolik mi demeli karar veremedim. Gözlerinizi yaşartacak sahneler var. Abby Quinn de filmin genelinde silik bir karakter gibi dursa da Julianne Moore ile olan dramatik sahnede başarılı bir performans sergiliyor.

*Arka plan manzaralar bana göreydi, ağır ilerleyen filmde ki yağmur sahnesi göz alıcı doğa renkleriyle bir belgesel tadı veriyor, film izlediğinizi unutuyorsunuz. Çiçeklerin yağmurdaki renkleri, doğanın güzelliği anlatılmaz izlenir dedirtecek türdendi.

*Julianne Moore'un bir anne olarak yaptığı seçim etkileyici, ebeveynlere örnek olacak bir seçim. Erken yaşta yapmak istediği yanlış evlilik konusunda; ya her ebeveyn gibi kızına yanlışları söyleyecek ve kızı ömür boyu ondan nefret edecek ya da kızını destekleyecek, kızının yanında olduğunu ona hissettirecek, olgunlaşması için kendi yanlışını yapmasına izin vererek kızını kazanacak. O da kendince doğru olan hareketi seçiyor ve kızını destekleyerek ona rüya gibi bir düğün organize ediyor. Film bu arada gözünüze sokmadan, alttan alta paranın gücünü hissettiriyor.  

*İzlerken çok soru soracağınız, ben olsam ne yapardım diyeceğiniz, hangisi doğru yapıyor, kim haklı diye düşüneceğiniz bir film. Ben Isabel'e kızdım, haksız buldum. Daha fazlası spoilera girer.

*Bu filmi izleyip, uyarlama olduğunu öğrenince Susanne Bier’in 2006 yılında yaptığı filmini de ilk fırsatta izlemek isterim. Bu filmi izlemeseniz de seçtiğiniz tüm filmler için keyifli seyirler...