GÜZELLİK BİLE NE OLDUĞUNA KARAR VEREMEDİ!

En son güncellendiği tarih: May 9



Doğru, yanlış, iyi, kötü, güzel, çirkin gibi kavramlar kime göre neye göre? Bu yazımdan güzellikten başlamak istiyorum. Yıllar boyunca insanlara dayatılan bir güzellik algısı var. İnsanlar tek tip üretime benzemeye başladılar. Kapitalizmin kabul ettirdiği güzellik algısı ile insanların bilinçaltımıza farkında olmadan kabul ettiriyor. Nasıl mı?

1910’lar da İnce bel, kıvrımlı ve geniş basenler, bembeyaz ten ve ince dudaklar

1920’ler de Küçük göğüsler ve dar kalçalar, fit bir beden

1930’lar da aşırı geniş kalçalar; korselerle daracık hale getirilmiş bel ölçüleri ya da iri göğüsler

1940’lar da Kaslı ve ince bacaklar, geniş ve dik omuzlar; dik duran göğüsler

1950’ler de Kim Kardashian’la anılan “kum saati” görünümlü vücutlar

1960’lar da hafif balık etli ve kadınsı görünüm

1970’ler de düz bir karna; orantılı bir basen göğüs proporsiyonuna sahip olmak olması

1980’ler de fit ve biçimli bir vücut

1990’lar da balık etli ve iri göğüslü kadınlar

2000’ler de Victoria’s Secret çağı sıfır bedenler

2018 de ise dolgun dudaklar, geniş basen, ince bel, kum saati bir vücut ve fındık burunlu, elmacık kemikleri fırlak

Erkekler de ise geniş omuz, six pack karın, uzun boy hakim olmuş durumda.

Toplumun insanlara dayattığı “mükemmel vücut” algısı kime göre neye göre sordurmaz mı şimdi insana! Kesinlikle kişiden kişiye yöreden yöreye değişen algıdır. ''Güzel olmak'' ve ''Güzel hissetmek'' birbirinden çok farklıdır. Sırf insanların sevmesi için bedenini değişme. Mutlu olacaksan yap.

Audrey Hepburn’e güzelliğin sırları sorulduğunda, verdiği cevabı yazmak istiyorum buraya:

''Çekici dudaklara sahip olmak istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözden başkasını dokundurmayın. Güzel gözleriniz olmasını istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin, gerçek dostlar edinip sık sık görüşün. Dikkat çekici pozlar vermek istiyorsanız, yanınıza bilgelik ve alçak gönüllüğü alarak yürüyün. Asla cahilce ve gururla yürümeyin. Bir kadının güzelliği giydiği elbisede, beden ölçülerinde ya da saç stilinde değildir. Bir kadının güzelliği gözlerinden okunur. Çünkü gözler, kalbe yani aşkın yaşadığı ülkeye giden kapıdır. Bir kadının güzelliği, yüzünden değil içinde sakladığı ruhundan okunur ve geçen yıllarla birlikte daha da artar.”

Nereden başlamalı güzelliği anlatılmaya?

Çilinin, beninin, yaranın, çatlağın, doğum lekenin yerinden mi boyutundan mı şeklinden mi başlamalı insan? Her saç telinin renklerinden mi uzunluğundan mı kalınlığından mı sertliğinden mi? Teninin renginden, yumuşaklığından, her köşedeki farklılığından mı? Kokundan belki, sesinden, her kelimeyi telafuz edişinden...


Editör: Kemal ALBAYRAK

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube