GÖBEKLİTEPE - ŞANLIURFA

En son güncellendiği tarih: Nis 17


Tarihimizde yeni sayfalar açmamızda önemli bir rol üstlenen Göbeklitepe keşif tarihi 1963 olmasına rağmen 1995 yılında kazı ve araştırmalar başlamıştır. Yerleşim amaçlı kullanımı olmayan Göbeklitepe dinsel amaçlara hizmet eden bu yerde birçok farklı tapınak bulunmaktadır. Bu yönüyle dünyanın eski tapınağı olmakla kalmayıp en büyük tapınak merkezi olarak kabul görmektedir. Antik Çağ’ın inanç ve hac merkezi olduğunu akla getiren ve günümüze kadar 6 tanesi gün yüzüne çıkarılsa da toplam sayılarının 20’yi bulduğu jeomanyetik ölçümlerle belirlenen anıtsal yapıların biçimleri birbirine benziyor. Boyları 6 metreyi bulan T biçimli sütunlar üzerinde işlenmiş Neolitik Çağ’da taşa kazınan en eski resimler olan ve bazıları üç boyutlu olarak yapılmış hayvan tasvirleri atalarımızın sanatsal yeteneğini de göstermektedir.


20 yıl boyunca burada kazı çalışmalarını gerçekleştiren Prof. Dr. Klaus Schmidt, T biçimli ve bazılarında el ve parmakların da görüldüğü bu sütunların insan figürlerini temsil ettiğini kesin bir biçimde dile getirmekte.


Göbeklitepe pek çok yeni bilginin açığa çıkmasını sağlasa da buluntularla ilgili hala çözülemeyen sorular vardır. Bu tapınakları yapanların kimler olduğu, Ağırlıkları 60 tonu bulan sütunların buraya nasıl taşındığı ve dikildiği, üstlerinin tonlarca toprak ve taş ile örtülerek neden gömüldükleri, tapınakların amacının tam olarak ne olduğu cevaplanmayı bekleyen onlarca soru akılları meşgul etmektedir. Kesin olan tek şey tüm bu araştırmaların insanlık tarihine katkı yapmaya ve şimdiye kadar yazılanları tamamen değiştirmeye devam edeceğidir. Şanlıurfa’nın yaklaşık 12 kilometre kuzeydoğusunda, Tek Tek Dağları’nın üzerinde bulunan Göbeklitepe bulunduğu yer itibarıyla da “Bereketli Hilal” olarak bilinen coğrafyanın, Fırat ve Dicle nehirleri ile filizlenen Mezopotamya’nın bir parçası.


Bereketli Hilal, tarihteki ilk kentlerin, bürokrasinin, yazının ve devletin ortaya çıktığı, başka bir deyişle uygarlığın başlangıç noktası. Büyük bir organizasyon ve hayal gücünün eseri olan Göbeklitepe bu büyüklükteki en eski anıt, ilklerin ötesindedir

Göbeklitepe ören yerinde sürdürülen kazılar bugüne kadar hep beklenmedik keşiflere sahne oldu. İnsanın avcı toplayıcı olarak yaşamını sürdürdüğü bir dönemde, ileri düzeyde mimarlık gerektiren tapınaklar inşa etmesi. Bunun da ötesinde tarih öncesi insanın inanç dünyasını yansıtan, animist figürlerle zenginleştirilmiş tapınaklar Göbeklitepe’yi arkeoloji tarihinin en önemli keşiflerinden biri olmasını sağladı. Kuşkusuz bu etkileyiciliğinin yanı sıra, kazılarda tarih öncesi yaşama dair elde edilecek her türlü veri ve bilimsel sonuç insanlık tarihi açısından büyük önem taşıyor.


Yakın zamana kadar bu ölçüde anıtsal yapıların ancak yerleşik yaşamın ileri aşamalarında gerçekleşebileceği öngörülürken, Göbeklitepe bu görüşün doğru olmadığını; dönemin oldukça karmaşık bir toplumsal düzene ve teknolojiye sahip olduğunu ortaya koyuyor. Keşfedilmeyi bekleyen birçok şeyin daha olduğunu akla getiriyor… İngiltere’de bulunan “Stonehenge”den yaklaşık 7.000, “Mısır Piramitlerinden ise yaklaşık 7.500 yıl eski olan Göbeklitepe Anadolu’nun uygarlık tarihindeki yerini göstermesi bakımından da ayrı bir öneme sahip.


Tarihimizin önemli bir bölümüne sahip olan Göbeklitepe hakkında merak edilen soruların gün yüzüne çıkması geçmişimizden geleceğimize ışık tutacak buram buram tarih kokan geçmişimizdir.


Editör: Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube