ESRA UÇAR - SÖYLEŞİ

En son güncellendiği tarih: Nis 25



S.E.-Esra Uçar kimdir? Sizden dinleyelim.


Ben Esra Uçar, 1980 Almanya Aachen doğumluyum. Mesleğim haber spikerliği ve sunuculuk. Sanatın birçok dalı ile ilgilendim ve zaman zaman ticaretle de uğraştım

2010 yıllından beri Türkiye'de yaşıyorum .Kısa süreli bir evliliğim oldu ve bir erkek evlada sahibim.


S.E.- Aslen Bursalısınız, uzun süre Almanya’da yaşadınız. Şimdi ise İstanbul'da yaşıyorsunuz. Kendinizi hangi şehre ait hissediyorsunuz?


Ben kendimi ait hissedeceğim bir şehir bulamadım henüz ama yurt dışı anlatıldığı gibi değil asla yaşamak istemem. İstanbul ise, fazla stresli bana göre bir şehir değil. Şuan hayalimi süsleyen ve yaşamak istediğim şehir sanırım İzmir ve civarı, orada yaş almak tek hayalim.


S.E.- Küçükken hayal ettiğiniz farklı bir meslek dalı var mıydı?


Küçükken doktor , modacı ve avukat olmak istemişimdir her yıl hayalim değişiyordu sanırım ama şimdiki aklım olsa veteriner olurdum kesin:)

S.E.-Çarkıfelek’e katılmak nereden aklınıza geldi? Çarkıfelek’ten sonra değişen bir şey oldu mu?


Menajerim Harun Akbulut' un girişimleri doğrultusunda o zamanın en popüler programı olmasından dolayı katıldım .Bu arada Mehmet Ali Erbil Bey'e de acil şifalar diliyorum.Bana katkısı elbette oldu.Reklam ve piar anlamında TV programları her zaman ön sırada oluyor. Ben de bunu değerlendirdiğimi düşünüyorum.


S.E.-Anne olmak sizi nasıl değiştirdi?


Anne olmak yaşamaya değer en güzel duygu ve ne yaşarsan yaşa hayata dair pes etmemek için tek neden annelik. Düşünsene her anlamda ve bir ömür boyu sana muhtaç olan cennet kokulu bir meleğe sahipsin müthiş bir duygu. Oğlumun gözlerimin içine her baktığımda hala çok heyecanlanıyorum ve sen benim ,sadece benim oğlumsun diye seviyorum:)


S.E.- Oğlunuzun sanata ilgisi var mı?


Oğlumun sanata ilgisi var müziğe karşı çok ilgili, eğitim de alıyor geçen ay konseri vardı:)


S.E.-Oğlunuzun oyuncu mu, yazar mı olmasını istersiniz?


Oğlumun öncelikle iyi bir eğitim almasını isterim ve en yetenekli olduğu alanda mesleğini icra etmesini arzu ederim. Çok para kazanmak değil mesele ,mühim olan sürekli geliri olması ve işini yaparken de çok mutlu olması , sanatla ilgilenmesini isterim ama ticari kaygısı olmadan sanatla uğraşmalı ,oğlum da ben de oyunculuğa sıcak bakıyoruz zaten :))


S.E.-Yalnız bir anne olmanın zorlukları neler?


Yalnız bir anne olmanın korkunç zorlukları var. Tek bir alanda (annelik) usta olmak varken her alanda çırak olmak zorunda kalıyorsunuz yetemiyor ve yetişemiyorsunuz ve evladınızdan aldığınız çaldığınız tüm kıymetli zamanı başkalarına başka şeylere harcamak zorunda kalıyorsunuz, evladınızı kimseye muhtaç etmemek için. Aklınız evde yüreğiniz evladınızda kalıyor ve özlüyorsunuz...



S.E.-Yalnız bir anne olarak maddi zorlukları aşmak mı, manevi zorlukları aşmak mı daha zor?


Maddi zorlukları da var manevi zorlukları da ama sanırım maddi zorlukları daha fazla .Ben boşanırken nafaka talebinde bile bulunmadım, maddi durumum çok iyi olduğundan değil utandım evladıma değer biçmeye ve bir erkek için de kolay değil diye düşündüm benimki iyi niyetti. Zaten öz babası ve elbette imkanı varsa oğlunu destekler seve seve diye düşündüm ,sonra anladım ki para herkesten her şeyden daha kıymetliymiş. O bakımdan her masrafını kendim üstlendim, evet zorlandım ama seve seve yaptım:)




S.E.- Hangi tür kitapları okursunuz?


Ben uzun zamandır sadece psikoloji üzerine kitaplar okuyorum tek ilgi alanım :)


S.E.- Sizi okuduğunuzda çok etkileyen bir kitap oldu mu?


Evet oldu . Az Seçilen Yol - Dr.M Scott Peck ve Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım - Erdal Demirkıran.


S.E.- En son hangi kitabı okudunuz?


En son okuduğum kitap, İnsan Olmak Engin Geçtan

S.E.-Medya, oyunculuk eğitimleri almışsınız. Mesleğinizi icra ederken kitap yazmak nereden aklınıza geldi?


Hadi ben de bir kitap yazayım demedim yazdıklarım beğenildikçe yazmaya karar verdim. Bir de düşüncelerimi sık sık ifade etmekten yoruldum sanırım bir kitapta hepsini özetlemek istedim sadece.


S.E.-Kitabı yazarken çevrenizden destek aldınız mı?


Kitabı yazarken çevreden destek almak doğru değil , yakın arkadaş, dost, sevgili, aile gibi.. insanların sorularıma çok dürüst cevap vereceklerini sanmıyorum. Yakınlarınız size ezberlenmiş cümleler sergiler aslında kendilerine bile dürüst olmayan kişilerin bana dürüst olmalarını beklemek doğru olmaz. Ama benim sosyal medya üzerinden anket çalışmalarım oldu ve buna bir de hayat tecrübesini eklersek :) İyi bir dinleyiciyim ön yargısız, hiçbir şeye hayret etmeden, tepki vermeden ve en önemlisi soru sorup karşımdakini tedirgin etmeden, güven verdiğimi düşünüyorum binlerce dinlediğim gözlemlediğim insanlar diyelim ;))))



S.E.- Yazım aşamasında sizi vazgeçirmeye çalışan oldu mu?


Aksine teşvikler çok oldu ve benim yaşadıklarımı yaz diyenler:)



S.E.- Kitabı yazarken hazırlık, ön araştırma yaptınız mı, yoksa öylesine içinizden geldiği gibi mi yazdınız?


Tek hazırlığım sosyal medya üzerinden takipçilerime sorduğum sorular oldu.Sağ olsunlar dürüstçe çekinmeden fikirlerini yazdılar bana ama genel anlamda içimden geldiği gibi yazdım .


S.E.-Kitabı yazarken ileride bu kitabı oğlum da okuyacak diyerek kendinize sansür uyguladınız mı?


Bir çok yayın evi bana kendi aşk ve cinsel hayatınızı yazar mısın dediler. Çünkü onların ticari kaygıları var doğal olarak ama bu bana cazip gelmedi. Çünkü ben başkalarının cinsel yaşamını zerre merak etmiyorum, yazanlar da bilmediğimiz doğa üstü şeyler yazmıyor ,kimsenin de benim özelimi merak edeceğini sanmıyorum ve bu yüzden kabul etmedim Bir de düşünsenize anneniz babanız amcanız dayınız ve en önemlisi bunu evladınız okuyacak o kitap çok satsa ne olur satmasa ne olur;) ama yazdığım bu kitabı oğlum okumalı zamanı gelince en azından o da toplumda ve karşı cinse nasıl davranması gerektiğini öğrenir...


S.E.- Kitabı yazmanız ne kadar sürdü?


Sanırım 6 ay sürdü bazen hiç yazmak içimden gelmedi bide iş temposu tabi...



S.E.- Kitabınızın adı ilgi çekici, kışkırtıcı, nereden, nasıl buldunuz, hikayesi var mı?


Aslınsa bu kitabın başka adı vardı fakat bizim camiada fikir hırsızı çok olunca onu bir filmde kullandılar davacı olmayayım diye filimin adında değilde sık sık diyaloglarda kullandılar ve korkunç ses getirdi. Basında filmin adından çok o cümle ön plana çıktı sonra düşümdüm insanlar hep başkalarının kötü olduğunu iddia ediyor , dinlediğim herkes mağdur ve bütün cümleler klasik : Ben ona ömrümü verdim, ben ona servetimi verdim, ben ona hayatımı verdim , ben ona kadınlığımı verdim, yıllarımı verdim ..... Baktım ki ben hep veren taraflarla sohbet ediyorum ben de kitabın adını herkes "Vaat Etti Ben Verdim" koyayım dedim:)



S.E.- Kitap kapağına, tabii arka kapağına nasıl karar verdiniz? Neden kendi resimlerinizi kullandınız?


Kapak konusuyla ilgili kafamda çok sanatsal görseller vardı ama hayalimi karşı tarafa anlatamadım. Çünkü hayal tarif etmek resmetmek zor hata imkansız, ben de kendimi kullanayım dedim. Kim bu deli diye merak edenler olur diye:)


S.E.- Kitaba başlarken “Türkiye’de özgürce yaşamak kolay, özgür olmak zordur.” demişsiniz (%100 haklısınız). Peki hem genç, hem dul, hem anne olmak zor değil mi?


Evet çok zor çünkü yeni tanışan kişilerin sohbete başlar başlamaz ilk soruları hayatında biri var mı oluyor. İkinci soru ise, tek mi yaşıyorsun? Bu iki soru da tuzak sorudur. Sana ona göre davranıp bir kefeye sokacaklar çünkü. Yolda bir tanıdığa rastladığın zaman bile nereye gidiyorsun nereden geliyorsun diye sorar değil mi, bu iyi niyetle sorulmuş sorular değildir hele bir de saat geç olmuşsa...Özgürlük istediğin zaman istediğin yerde istediğin şeyi yapmak değil, özgürlük bağımlılıklarından kurtulmaktır ve özgürlük sevdiklerinden bile mesafeli ve bağımsız olmaktır . Mesele kadın olmak, güzel olmak, dul olmak değil herkes ve her şey tehlikede söz konusu taciz ise..


Konu anneliğe gelince, anneler bizim için kutsaldır cümlesini kurup aynı insanların ahlaksız teklifleri ile çok karşılaştım. Dedim ya hep ezberlenmiş cümleler güven kazmak için ama insan olmak, vicdan sahibi olmak ve karşı tarafın sana maddi veya manevi anlamda ihtiyacı olduğunu hissettiğinde bunu kendin çıkarların için fırsata dönüştürmemek..



S.E.-”Erkekler Neden ve Nasıl Aldatır?”, “Tecrübeli Bakireler” gibi bölümlerde psikolojik / istatistik yorumlar, genellemeler var. Bunlar için araştırma/akademik destek aldınız mı? Sadece kendi gözlem ve fikirleriniz mi?


Akademik destek alsam bu kadar acık ve net yazma şansım olmazdı. Şahit olduklarım, bu tespitler için yeterliydi. Elbette okuyorum araştırıyorum ama yüzeysel veriler bunlar ne yazık ki...




S.E.- Eleştiriye açık mısınız?


Eleştiri ve hakaret arasında ince bir çizgi var. Eleştirmek isteyen elbette eleştirsin ama hakaret etmek isteyenlere önce kahve ısmarlamak isterim ve o esnada kahvelerimizi yudumlarken istediği hakareti yapmalarına müsaade ederim ve ciddiye alırım, çünkü klavyeden güç alıp başkalarına hakaret edip tatmin olacaklar diye özverili davranmam. Zaten dikkat ederseniz evde miskin miskin oturanlar hayata dair bir başarısı olmayanlar, önüne geleni eleştirir. Bir bilgeye birini sorun, gıcık dahi olsa bu benim konumun dışında ilgilenmiyorum der. Niye? Kendi değerini düşürmemek için.


S.E.- Kitabınıza yapılan olumsuz eleştirileri okuyunca ne hissediyorsunuz?


Okuyanlar eleştirmedi aksine çok beğenildi. Genç kızlar bunu annemin gözüne gözüne sokacağım dedi:) zaten okuyup da eleştiren herkes ya kendini veya çevresini eleştirmiş olur beni değil. Ben insanların yaşamaya ve yaşatmaya utanmadığı şeyleri kaleme almaya çekinmedim ..Ama okumayanlar adından dolayı hakaret etti biri de çıkıp ya bu kız belki sağ gösterip sol vuruyor ön yargılı olmayalım demedi. Toplumun ahlakını bozdum sanırım bu isimi koymakla. Çünkü insanlar o kadar masum, o kadar temiz, o kadar günahsız ki, toplumun dengesi sayemde bozuldu. Verdiğim rahatsızlık için özür dilerim:)


S.E.- Başka bir kitap projesi var mı?


Evet var hem kitap hem "youtube" da çok büyük bir proje var.


S.E.- Ne tür kitap yazmak istersiniz? ( polisiye, aşk vb.)


Ona tam karar veremedim açıkçası sürpriz olsun....



S.E.- Oyunculuk mu, TV sunuculuğu mu, yazarlık mı sizi daha mutlu ediyor?


Yazarlığı seviyorum çünkü özgürüm yazarken...



S.E.- Hayallerinize kavuştunuz mu, yoksa daha yapmak istedikleriniz var mı?



Hayallerim var ve yaşadığım sürece hayal kuracağım. Çünkü insan hayal kurduğu an ki mutluluğu gerçekleşirken hissetmiyor, hiçbir şey sandığınız kadar muhteşem ya da korkunç değil. Bazı şeyler de hayal kalmalı benimki hayal değil de hedef. Uzun metrajlı bir hikayem var, akıl oyunu içeren bir konu. Onu hayata geçirmeyi çok isterim ama ona biraz zaman var sanırım.


S.E.- Yeni projeler ( dizi, reklam, TV ) var mı?


"Youtube"da bir projemiz var, tarihi tam belli değil ona hazırlanıyoruz büyük bir ekiple.


S.E.- Bir gününüz nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz?


Bir gece kuşu olarak geç yatıyorum, sessizliğin tadını çıkarıyorum ve doğal olarak geç uyanıyorum. Bir gün önce hazırladığım listem doğrultusunda işlerimi yapıyorum, telefon trafiği, görüşmeler, toplantılar, alışveriş çok mecbur kalmazsam bir yerlere çıkmıyorum. Eğlence anlayışım da nezih bir yerde hoş sohbet eşliğinde akşam yemeği :), gürültülü ortamlarda kurt kadın oluyorum, asla hoşlanmam:)


S.E.- -Estetisyeniniz ile resim paylaşmışsınız, estetik olarak ne işlem yaptırdınız?

Evet paylaştım ama maalesef şimdiye kadar estetik olmadım karşı da değilim estetiğe, olmayacağım anlamına gelmiyor yani. Dr.Hasan Fındık çok başarılı bir hekim ve yurt dışındaki tüm arkadaşlarım, çevrem, hekim konusunda titiz olduklarından, Dr. Hasan Bey'i tercih ediyorlar. Ben de onlara manevi destek veriyorum ve Hasan Bey'le hatıra fotoğrafı çektirdik.


S.E.- Göz önünde olan biri olarak hep bakımlı, fit olmak, modayı takip etmek zor olmuyor mu?



Hep bakımlı, fit ve göz önünde biri değilim ben. Siz beni bakkala ve manava, markete giderken görün, kırk yıl işiniz ters gider:) Kimse hep bakımlı ve fit değil, olunca gelsin pozlar selfiler o da bir algı işte :)


S.E.-Kitapta da yazdığınız gibi artık her şey internette / sosyal ağlarda oluyor. Siz sosyal ağları nasıl kullanıyorsunuz?


Ben sosyal ağ sayesinde çok güzel dostluklar arkadaşlar edindim. Sağlıklı şekilde kullanıyorum, kimseyi rahatsız etmeden, taciz etmeden, hakaret etmeden..


S.E.-Instagramda yaklaşık 20 bin takipçiniz var. Sosyal ağlarda ne kadar süre harcıyorsunuz?

Ortalama günde 6 saat zaman harcıyorum, gelen soruları yanıtlamak çok zaman alıyor.


S.E.-Kitabınızı kimlerin okumasını istersiniz?

Belli bir kitleye hitap etmiyorum, herkes kendinden bir şey bulur buna eminim.


S.E.-Gençlere, ebeveynlere, genç ebeveynlere tavsiyeleriniz neler?

Ebeveynlere tavsiyem empati. Evlatları ile sohbet ederken kuşkucu, alaycı, suçlayıcı aşağılayıcı cümlelerden sakınmalı, senden bir halt olmaz gibi cümleleri asla kurmamalı. Kendi çocukluklarını, ergenlik dönemlerini hatırlayıp mükemmel ve örnek bir çocuktum hikayelerini bir kenara bırakıp konu her ne olursa olsun motive etmeli. Her koşulda ona güvendiğini hissetirmek ve başarısız dahi olsa onu her daim seveceklerini hissettirmelerini tavsiye ederim.



S.E.-Dergimiz hakkında ne düşünüyorsunuz?


İyi ki varsınız. Yazarları ve okurları bir araya getirmek çok ciddi emek ister ve ekibiniz harika ...


S.E.-Okurlarımıza son söz olarak neler söylersiniz?

Okurlarınıza sevgilerimi saygılarımı iletiyorum ve herkese huzur dolu bir yaşam diliyorum..




Hazırlayan: Kemal Albayrak- Özgün Onat

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube