© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

ELEKTRİK SAVAŞLARI


Şüphesiz bilimsel icatlar, günümüzde olduğu gibi tarih boyunca da toplumları büyük adımlarla ileri atan, toplumlar arası farkı ortaya koyan gelişmenin en önemli enstrümanları olmuştur. Geçtiğimiz haftalarda gösterime giren Elektrik Savaşları da bu sürecin bir parçasını anlatıyor.


Filmimiz 107 dakikalık tarihi biyografik bir drama.Yönetmen Alfonso Gomez-Rejon, Elektrik Savaşları filminde insanlık tarihini değiştiren iki bilim insanının rekabetini, kıskançlıklarını ve işbirliklerini anlatıyor. Ampulü icat eden Edison ile ‘alternatif akımın’ yaratıcısı Westinghouse ve destekçisi Tesla arasındaki yarış beyazperdeye geliyor.

Edison’u Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Michael Shannon ise Westinghouse rolünde ve her ikisi de kusursuz performanslar sergiliyorlar. Hem karakterlerindeki tezatlıkları, hem de hırs ve merak konusunda buluştukları ve ayrıldıkları noktaları seyirciye aktarmada çok başarılılar. Yakın plan çekimler ve mimikler üzerinden yürüyen sahnelerde ifade gücü şahane. Diğer oyuncular da yüksek performanslar sergileyerek senkronize bir akış yakalıyorlar.


Yeri gelmişken merak edenler için filmin tüm oyuncu kadrosu ise şöyle: Benedict Cumberbatch, Michael Shannon, Nicholas Hoult, Katherine Waterston, Tuppence Middleton, Tom Holland, Matthew Macfadyen, Damien Molony…

Filmin senaryosunu Michael Mitnick yazmış. Görüntü yönetmeni ise Chung-Hoon Chung.


Bu filmin önemini vurgulamak açısından karakterlerin hayatlarına bir göz atmak istiyorum.


Edison lokomotif olarak gördüğü elektrik üzerinden yürüyerek müthiş önsezileri ile insanlık için çığır açmış bir bilim adamı. Anlama kıtlığı olduğu iddiası ile okuldan atılan ve çok zor bir çocukluk geçirmiş olmasına rağmen annesinin desteği ile eğitimini tamamlayan Edison başarılı bir bilim adamı olmuş sayısız icatlara imza atmış ve patentlerini almıştır. Bilinenin ötesinde ampulden başka telgrafı geliştirmiş ve sinemanın temellerini atmıştır.


Tesla ise güçlükler ve dram ile geçen bir çocukluk ve eğitim hayatından sonra Amerika’ya göç ederek kendini icatlara adamıştı .Değeri ölümünden çok sonra anlaşılan Nikola Tesla, dünya bilim tarihini etkileyen ve değiştiren deneylere ve icatlara imza attı. En önemli buluşu elektriğin kablosuz olarak taşınabileceğinin deneysel olarak Londra fuarını aydınlatarak ispatlamasıdır. Bugün bilinen tüm iletişim sistemlerinin, uzay teknolojilerinin ve kablosuz iletişimin temelini atmıştır. Tesla, uzaktan kumanda sistemini bir araca uygulayan ilk kişidir.


1 metrelik bir tekneyi uzaktan kumanda ile yüzdürmüş, uzaya ses dalgaları gönderen ilk kişi olmuştur. Kozmik radyo dalgalarını bularak 1917 de cisimlerin üzerine bu dalgaları gönderip bir flüoresan ekran üzerinde toplamıştır.


George Westinghouse ise mucitten ziyade iyi bir yatırımcıydı. Buharlı trenlerin frenleri ve doğal gaz ile ilgili icatları dışında yaptığı en önemli iş Tesla’yı finanse etmesi olmuş bu sayede alternatif akımın evlerimize girmesini sağlamıştır.

Bu kadar güçlü karakterlerin hayatını bir çırpıda tek filmle anlatmak elbette mümkün değil ancak senaryo hikayeye akılcı bir biçimde karakterlerin kesiştiği en ateşli noktadan başlayarak hikayenin geri kalanı hakkında da fikir yürütmeniz için fırsat veriyor. Filmde dinamik bir akış hakim olsa da karakterlerin iç dünyaları ve özel hayatları ihmal edilmemiş. Edison’un eşini kaybetmesi,Tesla’nın yaşadığı hayal kırıklıkları, parasızlığı, Westinghouse’un eşi ve çalışanları ile olan bağı, küçük sahnelerle filmin içine yerleştirilerek bir yandan sürecin duyusal kısmını yansıtırken bir yandan da dolu dizgin akan rekabetin içinde nefes almamıza fırsat veriyor.


Ana temada Edison,Tesla ve Westinghouse olsa da aynı zamanda General Elecrtic gibi büyük firmaların da kuruluş öyküleri yer alıyor.Yani sadece mucitler arasında rekabet yok,aynı zamanda finansörlerin yarışları da var.Patent endüstrisinin ve fuarların da, icatlar kadar finansmanın da ne kadar önemli olduğu ustaca vurgulanmış.


Jared Diamond’un kült eseri “Tüfek,Mikrop ve Çelik” te sorduğu sorulardan biri de şuydu: “Neden bazı toplumlar zengin olurken, bazıları fakir kaldı?”

Bu filmi izlediğiniz zaman, tam da bu sorunun cevabını bulacaksınız. Sadece film olarak değil, taşıdığı anlamlar açısından da sizin için doyurucu olacaktır.

Ve tam da bu sebeple geleceğe bakış açısından çocuklarınızı da yanınızda götürmenizi tavsiye ederim.


İyi seyirler.