EDEBİYAT TAKVİMİ 28 OCAK-3 ŞUBAT



José Julián Martí Pérez. Küba bağımsızlık mücadelesinin öncüsü, şair ve yazardır. Jose Marti, çok gençken siyasete atıldı ve İspanyol yönetimiyle çatışmaya başladı. Daha 17 yaşındayken 6 yıl boyunca ağır çalışma kamplarında tutsak olarak tutuldu ve sonrasında İspanya'ya sürüldü. Yaşamının büyük bölümünü sürgünde geçirdi. İspanya'dayken Hukuk ve Felsefe Bölümlerini bitirdi. Daha sonra Mexico City'ye gitti ve edebiyat yaşamı başladı. Yıllarca şiirler, kitaplar ve gazete makaleleri yazdı. Aynı zamanda siyasi eylemlerini de sürdürdü. Bu yaşam biçimi onun öğretilerinin zenginliğini kaynağıdır. Siyasi etkinliği nedeniyle hep başı derde girdi ve hiçbir ülkede uzun süre kalamadı. Küba'nın ABD'ne bağlanmasına karşı çıktı. 1892'de Kuba Özgürlük Partisini kurdu. 1895'de Küba'nın özgürlüğü için Küba'ya çıkartma yaptı. Başarısızlıkla sonuçlanan isyanın ilk çarpışmalarından birinde İspanyol askerlerince vurularak öldüğünde 42 yaşındaydı. Bütün öğretisi kişi özgürlüklerine saygılı olmayan ve yalnızca zenginliklerini büyütmeyi gözeten yönetimleri uyarmaya dayanmaktadır. Yapıtlarında bütün despot yönetim düzenlerini ve insan haklarına karşı uygulamaları kınamıştır. Onun yazıları demokratik gelişmeye yol göstericidir. Kitaplarından bazıları: Yalnızlık Avutmaz, Jose Marti’den Çocuk Hikayeleri, Göklerde Eriyip Gitmek İsterim, Şiirlerim, Talihsiz Dostluk, Bizim Amerika, Abdala, İsmaelillo, Amistad Funesta, Montecristi Manifestosu…

Doğum tarihi: 28 Ocak 1853, Havana, Küba

Ölüm tarihi ve yeri: 19 Mayıs 1895, Küba


Sidonie Gabrielle Colette; Fransız kadın yazarıdır. İyi ve

sürekli bir okuyuculukla kendini yetiştirdi; hayvan sevgisi ve yakınlığı işlediği ana konulardan biri oldu. İlk eşinin (1893) adıyla (Willy) yayımladığı romanları (Claudine dizisi, 1900-1903) hemen ilgi çekti. 1906’da boşanarak tiyatro yaşamına girdiyse de romancılığına ara vermedi:" Avare Kadın" 1910. Bir çeşit öz yaşam öyküsü olan bu eserini, tiyatro yaşamındaki öznel izlenimlerini sergileyen "Müzikhollerin İçyüzü" tamamlar (1913). Bu taşra yıllarından sonra Paris’e yerleşti, bu arada değişmez imzasını buldu: Önce Colette Willy, sonra süreklilikle Colette. Genellikle aşk ilişkilerini, onları besleyen cinsel uyum güzelliklerini, arada kıskançlık bunalımlarıyla tutkuya dönüşen duygusal saplantıları açıklık ve içtenlikle, edebiyat değerini elden kaçırmadan ustalıkla işledi. Başlıca eserleri: Köstek 1913, Cicim 1920, Claudine’in Evi 1922, Cicim’in Sonu 1926, İkinci Kadın 1929, Sido (1930), Dişi Kedi 1933, Duo (1934). Üçüncü evliliğini bu yıllarda yaptı (1935). Belçika Fransız Dil ve Edebiyatı Akademisi’ne seçildi, anılarının bir bölümünü dile getirdi: Çıraklıklarım 1936. Tiyatro eleştirileri "Kara Dürbün" ve öyküleri kitaplaştı: Bellavista (1937); ama kalemi kendine özgü romanlarda daha aranır bir değer olmayı sürdürdü: Tersine Günlük 1940, Asker Şapkası 1943, "Üç, Altı, Dokuz" 1944, Mavi Fener 1949, 1945’te seçildiği Goncourt Akademisi üyeliğini yürüttü, romanlarının birçoğunun sahneye uyarlanmasıyla sinemaya aktarılmasında işbirliği yaptı, ölümünden sonra yayımlanan anı dizisini tamamladı: Avare Kadının Mektupları 1961, Küçük Korsana Mektuplar 1963.

Doğum tarihi: 1873, Saint-Saveur-en-Puisaye ,Fransa

Ölüm tarihi ve yeri: 3 Ağustos 1954, Paris, Fransa


Anton Pavloviç Çehov, Rus oyun ve kısa öykü yazarıdır. Kısa öykü alanında tarihteki en büyük yazarları arasında sayılmaktadır. 19. yüzyıl Rus eleştiri gerçekçi tiyatrosunun en önde gelen temsilcileri arasında yer alır. 1879'da Moskova'ya giderek, üniversitede tıp öğrenimi gördü. Moskova ve Petersburg gülmece dergilerinde yüzlerce fıkra, öykü, öyküsel yazı, nükte, dramatik taslaklar yayımladı. 1883-86 yıllarında "Alıntılar" dergisinde 300'den çok yazısı çıktı. 1886'dan sonra yazıları, dostluk kurduğu yayımcı Suvorin tarafından "Yeni Çağ" dergisinde yayımlandı. Oyun yazmaya yöneldi, başarısızlığa uğraması üzerine yine hikaye yazmaya devam etti. 1891'de Suvorin'le birlikte Batı Avrupa'ya gitti. 1892'de ailesiyle birlikte Moskova yakınlarındaki Melikhovo köyüne yerleşerek, kendini yazmaya verdi. ''Martı'' adlı oyunu, konuşma ve ruhsal havanın eylem ve olaylara ağır basması nedeniyle 1896'da St. Petersburg Aleksandrinskiy Tiyatrosundan geri dönünce, yine hikayeye yöneldi. Dostları, Nemiroviç-Dançenko ile K. Stanislavki'nin Moskava Sanat Tiyatrosunu kurmaları üzerine oyunlarını onlara verdi. 1895-1904 yılları arasındaki çalışmalarıyla Rus tiyatrosunun yenileyicisi oldu, oyunları özellikle de 1898'de Moskova Sanat Tiyatrosunda oynanan ''Martı'' büyük başarı kazandı. 1902'de, Çar II. Nikola'nın Gorki'nin Rus Bilimler Akademisi'ne üye olmasını onaylamaması üzerine, 1900 yılında onursal üye seçildiği Akademi'den ayrıldı. 1903-1904 yıllarını sağlık nedenleriyle Güney Almanya'daki bir sağlık yurdunda geçirmek zorunda kaldı. Çehov'un kaleme aldığı ilk oyunlarından günümüze yalnızca ''Platanov'' (1878) kalmıştır. Çehov'un ''şakalar'' olarak nitelendirdiği tek perdelik küçük oyunları, gülmece yazarlığının ve Gogol-Turgenyev esinlenimleri uzantısında, vodvil ile farsı birleştiren, kesintisiz bir eylem akışı içinde kesin çizgili kişileri işleyen güldürüleridir; '' Dağ Yolunda '' (1884), ''Kuğunun Şarkısı '' (1888 ), ''Ayı'' (1888 ), ''Teklif'' (1888 ), ''Bir Evlenme'' (1889 ), ''Tütünün Zararları'' (1886 ), ''Jübile'' (1891 ). 19. ve 20. yüzyıl Rus ve dünya edebiyatında derin etkiler bırakmış olan Çehov, bugün de en çok oynanan ve yorumlanan oyun yazarlarından biri olma sıfatını korumaktadır. Türkçe'de yayımlanan başlıca yapıtları: Besleme, Korkulu Gece, Seçme Öyküler, Kara Keşiş, Toplu Eserler, Bütün Oyunları, Maran­gozun Köpeği Kaştanka, Oyunlar (Martı, Vanya Dayı, Vişne Bahçesi, Üç Kızkardeş, Teklif, Jübile, Düğün), Bir Taşralının Öyküsü, Bütün Oyunları (2 cilt), Bütün Öyküleri (8 cilt), Asma Katlı Ev, Hikayeler.

Doğum tarihi: 29 Ocak 1860, Taganrog, Rusya

Ölüm tarihi ve yeri: 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya


Romain Rolland, Fransız yazar. İlk kitabını 1902'de, 36 yaşında yayımladı. 13 yıl sonra, 1915'te edebiyat dalında Nobel Ödülü'ne layık görüldü. Nobelli üçüncü Fransız yazar oldu. Sanatını, insanlığın barışa ve daha iyi bir geleceğe kavuşturulması amacına yöneltmiştir. Küçük yaşta edebiyat ve müzikle ilgilenmeye başladı. Paris’te Ecole Normale Superieur’de tarih öğrenimi gördü. 1899’da Roma’ya gitti ve buradaki Ecole Française d’Archeologie et d’Histoire’da iki yıl arkeoloji ve tarih okudu. 1895’te Sorbonne Üniversitesinde müzik konulu bir tezle doktor oldu. Bir süre Ecole Normale Superieur’de ve Sorbonne’da sanat tarihi ve müzik dersleri verdi. 1912’den sonra yalnızca yazarlığı uğraş edindi. Yaşamının son yıllarında Fransa’nın işgali sırasında Vichy hükümeti tarafından evinde gözaltında tutuldu. Kitaplarından bazıları: Tolstoy’un Yaşamı, Jean Christophe (4 cilt), Yaşama Sevgisi, Beethoven, Handel, Danton, Mahatma Gandhi, Les Loups…

Doğum tarihi: 29 Ocak 1866, Clamecy, Fransa

Ölüm tarihi ve yeri: 30 Aralık 1944, Vézelay, Fransa


John Henry O'Hara, Amerikalı yazar. Önceleri kısa öyküleriyle adını duyurdu, sonraları romanları çok satanlar arasına girdi. Toplumun durumu, sınıf farklılıklarını gözlemledi ve sıkça yazdıklarında belirtti. 1920’lerden 1940’lara uzanan dönemde sınıf değiştiren Amerikalıların toplumsal tarihi niteliğindeki yapıtlarıyla tanınır. Liseyi bitirince evden ayrıldı, uzun süre çeşitli kentleri dolaştıktan sonra New York’ta eleştirmenlik ve muhabirlik yapmaya başladı. Romanlarındaki nesnel ve dolaysız üslup gazetecilik deneyiminin etkilerini yansıtır. O’Hara yapıtlarında sınıf, para ve cinselliğin Amerikalılar üzerindeki etkisini konu aldı. Hollywood ve Broadway’i ve oralarda yaşayanların züppeliğini yansıttı. Çok beğenilen ilk romanı Samarra’da Buluşma (1934) küçük bir kentte yaşayan yukarı sınıftan bir kişinin eski konumunu yitirmesini ve ölümünü işledi. 1956’da,Çırılçıplak (1955) adlı romanıyla Ulusal Kitap Ödülü’nü aldı. Çok satan kitaplarının birçoğu sahneye ya da sinemaya uyarlandı. Bunlar arasında, her ikisi de 1960’ta filme çekilen Vizonlu Venüs (1935) ve Hayat Kasırgası (1958) sayılabilir. O’Hara öykülerini Kışı Beklerken (1966) ile Ve Başka Öyküler (1968) adlı kitaplarda toplamıştır. Çok çeşitli eleştiriler almasına karşın, birçok eleştirmen O’Hara’nın başarısının belli bir toplumsal dönemi o günün konuşma tarzı ve ayrıntılarıyla yansıtmasından kaynaklandığında birleşir. O’Hara’nın Türkçede yayımlanan öteki kitapları arasında Yaşama Hırsı (1967), Aşk Mevsimi (1970), Büyük Kahkaha (1972) ve Şeytanın Son Bilmecesi (1973) sayılabilir.

Doğum tarihi: 31 Ocak 1905, Pottsville, ABD

Ölüm tarihi ve yeri: 11 Nisan 1970, Princeton, New Jersey, ABD


Norman Mailer Amerikalı gazeteci, romancı, oyun yazarı, film yönetmeni, senarist. Brooklyn'de büyüyen yazar, Harvard Üniversitesi'ne girdi. 2. Dünya Savaşı sonrası eğitimine Sorbonne'de devam eden Mailer, Fransa'nın en prestijli ödüllerinden biri olan Legion d'Honneur ( Lejyon Denör) ödülü sahibidir.İki kez Pulitzer ödülü kazanan Mailer, 40’dan fazla kitabı ve akıcı denemelerinde okuyucularını, Amerikan siyasi yaşamı ile Vietnam ve Irak savaşları hakkında kendi “rahatsız edici görüşlerini” aktarıyordu. Mailer’in ilk kitabı, Çıplak ve Ölü, Pasifikte savaşan 13 askerin öyküsünü anlattığı romanı dünya çapında büyük başarı kazandı. İkinci Dünya Savaşıyla ilgili olarak yazılmış en iyi romanlardan biri olarak kabul edilen roman, Mailer’i 1948 yılında daha 25 yaşındayken şöhrete kavuşturmuştu. Mailer’in eserlerinde sık sık yer verdiği şiddet, cinsel saplantılar ve bakış açısı feministleri kızdırmıştı. Mailer, Gece Orduları adlı eseriyle 1968 yılında “Pulitzer Ulusal Kitap Ödülünü, Celladın Şarkısı adlı kitabıyla da 1978 yılında “Pulitzer Roman Ödülünü” kazanmıştı. Amerikan edebiyatının “hırçın çocuğu” olarak nitelenen Mailer, 10 Kasım 2007 günü New York'ta 84 yaşında hayatını kaybetti.

Doğum tarihi: 31 Ocak 1923, Long Branch, New Jersey, ABD

Ölüm tarihi ve yeri: 10 Kasım 2007, Mount Sinai Hospital, New York, ABD


Paul Auster Amerikalı roman yazarı, şair ve senarist. Paul Auster, 1947 yılında ABD'nin New Jersey kentinde doğdu. Çağdaş ABD edebiyatının en parlak temsilcilerindendir. Yazı yazmaya 12 yaşında başladı. Columbia Üniversitesinde Fransız, İngiliz ve İtalyan edebiyatı okudu. Fransızca'dan çeviriler yaptı. 1971-1975 yılları arasında Fransa'da oturdu. 1977'de oğlu doğdu. 1979'da babasının ölümünden sonra, onu konu aldığı yaşam öyküsel romanı Yalnızlığın Keşfi'ni yazdı. Denemeleri ve şiirleri çeşitli yayın organlarında yayınlandı. 1981'de şimdiki eşi yazar Siri Hustvedt'le evlendi. Yirminci yüzyıl Fransız şiiri üzerine önemli bir antoloji yayınladı. 1986-1990 yılları arasında Princeton Üniversitesinde çeviri dersleri verdi. Romancılık, şairlik, çevirmenlik, deneme ve senaryo yazarlığı gibi çeşitli yönlere sahip bir yazar. Eşi ve iki çocuğuyla New York Brooklyn'de yaşıyor. Türkçe'ye çevrilen eserleri: Roman: Cam Kent (1991), Son Şeyler Ülkesinde (1992), Yalnızlığın Keşfi (1997, anı-roman), Ay Sarayı (1997), Leviathan (1998), Şans Müziği (1998), Yükseklik Korkusu (Vertigo) (1998), Hayaletler (1999), Timbuktu (1999), Cebi Delik (1999), Kilitli Oda (1999), Köşeye Kıstırmak (2000), Yanılsamalar Kitabı (2002), New York Üçlemesi (2004, Cam kent, Hayaletler, Kilitli Oda bir arada), Kehanet Gecesi (2004) ÖYKÜ: Kırmızı Defter (1997) SENARYO: Duman (1998) ŞİİR: Kaybolmalar (2001).

Doğum tarihi: 3 Şubat 1947, Newark, New Jersey, ABD


BUGÜN ÖLENLER


Özdemir Asaf, Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir. 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-yı Devlet'in kurucularındandır. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat fakülteleriyle Gazetecilik Enstitüsü'ne devam etti. Sigortacılık ve çevirmenlik gibi işler yaptıktan sonra 1951'de Sanat Basım evini kurarak matbaacılık yaşamına girdi. Kendi şiir kitaplarını bastı. 1955'te Yuvarlak Masa Yayınları adıyla yayımcılığa başladı. İlk yazısı 1939'da Serveti fünun, Uyanış dergisinde çıktı. İlk kitabına 1952'den sonraki şiirlerini alan Özdemir Asaf, yaşadıklarını şiirleştirdi. Lavinia adlı şiiriyle ününü yaygınlaştırdı. Özdemir Asaf'ın 92 şiirinin İngilizceleri Yıldız Moran'ın çevirileriyle, To Go To: Poems adlı bir kitapta (1964) yayımlandı. Şiir: Dünya Kaçtı Gözüme (1955), Sen Sen Sen (1956), Bir Kapı Önünde (1957), Yuvarlağın Köşeleri (özdeyişler-etika, 1961), Yumuşaklıklar Değil (1962), Nasılsın (1970), Çiçekleri Yemeyin (1975), Yalnızlık Paylaşılmaz (1978), Benden Sonra Mutluluk (ö.s. 1983). Ölümünden sonra tüm şiirleri, Bir Kapı Önünde ve Yalnızlık Paylaşılmaz (1982) adı altında iki kitapta toplandı. Lavinia: Aşk Şiirleri (ölümünden sonra, 2002),Deneme: Özdemir Asafça (ölümünden sonra, deneme, 1988). 2001'de Adam Yayımlarından ayrı kitaplar olarak çıktı. Ça (deneme, 2002), Öykü: Dün Yağmur Yağacak (ölümünden sonra, öykü, 2004),Çeviri: Reading Zindanı Balladı, (Oscar Wilde), Hapisteki Sanatçı, (Albert Camus).

Doğum tarihi: 11 Haziran 1923, Ankara

Ölüm tarihi ve yeri: 28 Ocak 1981, İstanbul


Ziya Osman Saba, cumhuriyet dönemi şair ve yazarı. Yedi Meşaleciler Hareketinin kurucularındandır. Şair olarak ün kazanan edebiyatçı, küçük hikaye türünde de eserler verdi. Mütareke yıllarında yatılı olarak başladığı Galatasaray Lisesinden 1931 yılında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1936 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesinde iken Cumhuriyet gazetesi muhasebe servisinde, mezuniyetinden sonra Emlak Kredi Bankasında çalıştı. Daha sonra Milli Eğitim Basım evi Tashih Bürosunda görev yaptı. Kalp hastalığı üzerine evine çekilerek Varlık Yayın evinin yayın işleriyle meşgul oldu. Lise öğrenciliği yıllarında şiir yazmaya başladı. İlk şiiri 1927'de Servet-i Fünun dergisinde yayınlandı. Bu dergide tanıştığı arkadaşlarıyla "Yedi Meşale" topluluğuna katıldı. Bir süre Milliyet gazetesinin edebiyat sayfasına ve İçtihad dergisine yazılar yazdı. Varlık, Yücel ve Ataç dergisinde de yazı ve şiirleri yayınlandı. Çoğunu hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde Batı nazım biçimlerini kullandı ama içerikte 19'uncu Yüzyıl edebiyatı anlayışına bağlı kaldı. Şiirlerinde çocukluk anıları, ev ve aile sevgisi, yoksullara karşı duyarlılık, küçük mutlulukların sevinci, Tanrı'ya ve yazgıya boyun eğiş, ölüm ve ötesi gibi konuları işledi. Hecenin yanı sıra özellikle son dönemlerinde serbest biçimde ve duru bir dille yumuşak, hüzünlü ve açık şiirler yazdı. Öykülerinde ise çoğunlukla anılarını anlattı. Şiir: Sebil ve Güvercinler (1943) - Geçen Zaman (1947, 1961) - Nefes Almak (1957, 1962) Hikaye: Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (1952) - Değişen İstanbul (1959)

Doğum tarihi: 30 Mart 1910, İstanbul

Ölüm tarihi ve yeri: 29 Ocak 1957, İstanbul


Recaizade Mahmud Ekrem, Türk şair ve yazar. 19. yüzyıl Osmanlı dönemi Türk edebiyatının önde gelen isimlerindendir. İstanbul'da Vaniköyü'nde doğdu. Babası Mehmet Şakir Recai Efendi, Tanzimat'ın ilk yıllarında "Takvim-hane Nazırlığı" yapmış; şair, hattat, tarihçi olan kültürlü bir insandır. Küçük Ekrem, Arapça ve Farsçayı babasından öğrendi. İlköğrenimine de "Bayezıt Rüşdiyesi'nde başladı, "Mekteb-i İrfan"ı bitirdi (1858). Ardından "Harbiye İdadisi"ne verildiyse de hastalanarak bu okuldan alındı ve Hariciye Mektubi Kalemi'ne yerleştirildi (1862). Burada Fransızcayı öğrenirken edebiyata da merak sardı, Namık Kemal'i tanıdı, onun yanında "Encümen-i Şuara" toplantılarına katıldı. İlk yazılarını Tasvir-i Efkâr, Terakki, Hakayıku'l-vekayi adlı gazetelerde yayımlamaya başladı; Kemal Avrupa'ya giderken Tasvir-i Efkar'-in yönetimini o üstlendi. Artık edebi çevrede adını duyurmaya başlamıştı. İlk kitabı Afife Anjelik ile yayın hayatına girmiş oldu (1870). İlk şiir denemelerinden yaptığı bir derlemeyi Nağme-i Seher (1871) adıyla bastırdı; bunu Yadigar-ı Şebab (1873) izledi. Aynı yıl Chateaubriand'dan çevirdiği Atala (1872) adlı romanı, piyes haline getirdi. Vuslat'ı yazdı (1874), Silvio Pellico'dan Mes Prisons'u çevirdi (1874). Bu yayınları ona haklı bir şöhret kazandırdı ve Mekteb-i Mülkiye (Siyasal Bilgiler Okulu)'ye hoca oldu. Burada okuttuğu ders notlarını Talim-i Edebiyyat adı altında bastırdı (1879). Bu yıllarda edebi faaliyeti oldukça verimlidir, arka arkaya üç Zemzeme (1883, 1884, 1885)'yi yayımladı. Bunları da Takdir-i Elhan (1886) ile Tefekkür (1886) izledi. Kendince hikaye denemelerine girişti. Saime, Muhsin Bey bu yılların ürünüdür. Edebi çevreden uzaklaşmasının bir sebebi de, Namık Kemal'in ölümü ve Hamit'in sürekli yurt dışında görevli oluşudur. İki eski öğrencisi Ahmet ihsan ile Tevfik Fikret'i tanıştırdı ve Ahmet İhsan'ın çıkarmakta olduğu Servet-i Fünun'u Fikret'in liderliğinde bir edebiyat dergisi haline getirdi. Eski şiir geleneğine karşı yeni bir cephe kurmanın huzuru içinde, Araba Sevdası adlı romanı, bu hareketin başladığı Servet-i Fünun dergisinin 256. sayısından başlayarak tefrika ettirdi (Şubat 1896). Oğlu Nijad'ın ölümü (1 Mart 1898) ona büyük bir darbe oldu ve şair bir tür inzivaya çekildi. "A'yan Azalığı"na getirildi (28 Kasım 1908), ölünceye kadar da bu görevde kaldı. Ekrem, 31 Ocak 1914 günü sabaha karşı vefat etti ve 15 yıldır hasretini çektiği Nijad'ının yanına Küçüksu Mezarlığına gömüldü. ESERLERİ: Şiir: Nağme-i Seher (1871) -Yadigar-ı Şebab (1873) -Zemzeme (3 cilt, 1883-1885) -Tefekkür (düzyazı ile karışık, 1888) -Pejmürde (düzyazı ile karışık, 1893) -Nijad Ekrem (2 cilt, anılarla birlikte, 1900-1910) -Nefrin (1914) ROMAN: Araba Sevdası (1896-1963) ÖYKÜ: Saime (1888) -Muhsin Bey yahut Şairliğin Hazin Bir Neticesi (1890) -Şemsa (1895) OYUN: Afife Anjelik (1870) -Atala yahut Amerikan Vahşileri (1873) -Vuslat yahut Süreksiz Sevinç (1874) -Çok Bilen Çok Yanılır (1916) DÜZYAZI: Talim-i Edebiyat (1872) -Takdir-i Elhan (1886) -Kudemaden Birkaç Şair (1888) -Takrizat (1896)

Doğum tarihi: 1 Mart 1847, İstanbul

Ölüm tarihi ve yeri: 31 Ocak 1914, İstanbul


Abdi İpekçi, Türk gazeteci ve yazar. İpekçi, lise öğrenimini 1948’de Galatasaray Lisesinde tamamlamasının ardından, bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti.1943 – 1948 seneleri arasında, Kırmızı-Beyaz ve Şut adlı spor dergilerinde yazı ve karikatürleri yayımlanan İpekçi, 1948 – 1949’da Yeni Sabah ve 1950’de de Yeni İstanbul gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri sekreterliği görevlerini üstlendi. 1951‘de İstanbul Ekspres Gazetesinde yazı işleri müdürlüğü yapan ve 1954‘te genel yayın müdürülüğüne başladığı Milliyet Gazetesinde, 1959‘da başyazar olan İpekçi, yazılarındaki demokratik üslubu, hak ve özgürlükleri savunan tavrı ve tarafsız gazetecilik ve habercilik ilkesi ile basında saygı duyulan bir kişi olarak görülmekteydi.1959’da Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanlığı, 1960‘ta da Basın Şeref Divanı Sekreterliği yapan İpekçi, 1961 – 1970 yılları arasında, TRT‘de açık oturum programları düzenledi. 1964‘te, Uluslararası Basın Enstitüsü Yönetim Kurulu Üyeliği’ne seçilen ve 1968‘de de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsünde öğretim görevlisi olarak ders veren İpekçi, daha sonra 1972 senesinde, Türkiye Basın Enstitüsü Başkanı oldu.1 Şubat 1979 tarihinde, Nişantaşı‘nda trafikte yavaşlayan arabasına yanaşan, adından Papa suikasti ile de söz ettirmiş, Mehmet Ali Ağca tarafından öldürüldü. Ölümünden sonra Milliyet Gazetesi’nin, Durum köşesinde yazdığı yazılardan bazıları bir kitapta toplanan İpekçi, Afrika (1955), İhtilalin İçyüzü (1965), İnönü Atatürk’ü Anlatıyor (1968), Liderler Diyor ki (1969), Dünyanın Dört Bucağından (1971) gibi bazı eserlerin altına da imza attı.

Doğum tarihi: 9 Ağustos 1929, İstanbul

Suikaste uğradığı tarih ve yer: 1 Şubat 1979, İstanbul



© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube