EDEBİYAT TAKVİMİ 25 ŞUBAT-3 MART

En son güncellendiği tarih: May 6



Sabahattin Ali, Türk yazar ve şair. Edebi kişiliğini toplumcu gerçekçi bir düzleme oturtarak yaşamındaki deneyimlerini okuyucusuna yansıttı ve kendisinden sonraki cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür haline geldi. 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayetinin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısıyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır (1921) Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulunda mezun olmuştur (1926) . Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Milli Eğitim Bakanlığının açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930) . Yurda döndükten sonra Aydın ve Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır.Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932) , bir yıla mahkum olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıl dönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933) . Ceza evinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Milli Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un 'eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini' istemesi üzerine Varlık dergisinde 'Benim Aşkım' adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 1936'da askere alınmış, Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebinde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarında Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945) .'İçimizdeki Şeytan' romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945) . Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, iktidarın kışkırtmasıyla meydana gelen Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947) . Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle 'Milli Şef' İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı ceza evinde üç ay yatmıştır.Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde öldürülmüştür (2 Nisan 1948) . Eserleri : Şiir : Dağlar ve Rüzgar (1934 - Yeni Eklerle 1943)Kurbağanın Serenadı ve Öteki Şiirler'le birlikte (1937) Öteki Şiirler (1937) Öykü: Değirmen (1935) Kağnı (1936) Hanende Melek (1937) Ses (1937) Kağnı - Ses (1943 - İki Kitap Birlikte) Yeni Dünya (1943) Sırça Köşk (1947) Kamyon Roman : Kuyucaklı Yusuf (1937) İçimizdeki Şeytan (1940) Kürk Mantolu Madonna (1942) Tiyatro : Esirler (1936) Derlemeler : Markopaşa Yazıları ve Ötekiler(1998) Çakıcı'nın İlk Kurşunu (2002 )Mahkemelerde (2004) Hep Genç Kalacağım (2008) Canım Aliye, Ruhum Filiz (2013) Bestelenen Şiirleri : Hapishane Şarkısı V (Aldırma Gönül - Kerem Güney, Edip Akbayram) Leylim Ley (Zülfü Livaneli) Hapishane Şarkısı I (Göklerde Kartal Gibiydim / Nazlı Yarim - Ahmet Kaya) Hapishane Şarkısı III (Geçmiyor Günler - Ahmet Kaya) Çocuklar Gibi (Sezen Aksu) Kız Kaçıran (Ahmet Kaya) Kara Yazı (Ahmet Kaya) Melankoli (Ali Kocatepe, Nükhet Duru) Eskisi Gibi (Ben Yine Sana Vurgunum - Ali Kocatepe, Nükhet Duru) Dağlar (Dağlardır Dağlar - Sezen Aksu)

Doğum tarihi: 25 Şubat 1907, Eğridere, Bulgaristan

Ölüm tarihi ve yeri: 2 Nisan 1948, Kırklareli


John Burgess Wilson ya da bilinen adıyla Anthony Burgess İngiliz roman yazarı, şair, besteci, eleştirmen, dil bilimci ve çevirmen. Otomatik Portakal isimli romanıyla tanınır. Tam adı John Burgess Wilson’dır. Annesi bir yaşında iken öldüğünden teyzesinin yanında büyüdü. 1937 ve 1940 yılları arasında Manchester Üniversitesinde İngiliz edebiyatı ve ses bilim öğrenimi gördü. Otuz yaşlarına kadar en büyük arzusu bestecess bir senfoni dahil, çok sayıda müzik eseri besteledi. 1940 ile 1946 yılları arasında İngiliz ordusunda yer aldı. 1946-1950 yılları arasında Birmingham Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 1950 yılında bir ortaokul öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Öğretim görevlerine ek olarak sporu denetledi ve okulun drama topluluğunu yönetti. Boş zamanlarında bir dizi amatör tiyatro etkinliği düzenledi.1954 yılından 1959 yılına kadar İngiliz Sömürgesi olan Malaya ve Borneo’da bir öğretmen ve Eğitim Bakanlığı görevlisi olarak çalıştı. Bu dönemde konusu Malaya’da geçen üç roman yazdı. 41 yaşında İngiltere’ye döndüğünde beyninde bir tümör olduğunu ve bir yıl içinde öleceğini öğrendi. İlk karısı Lynne'in geçimini sağlamaya kararlı olan Burgess 12 ay içinde beş buçuk roman yazdıktan sonra teşhisin yanlış olduğu anlaşıldı. Ne var ki artık tanınan bir yazar olmuştu. 50'den fazla roman ve kitap yazdı. Romancılığının yanı sıra gazetecilik, eleştirmenlik ve dilbilim çalışmaları da olan Burgess, çağdaş İngiliz edebiyatının en verimli yazarlarından biridir.1971 yılında Amerikalı yönetmen Stanley Kubrick tarafından sinemaya uyarlanan ve Malcolm McDowell‘in baş rolde oynadığı; 1962 yılında yazdığı “A Clockwork Orange / Otomatik Portakal adlı romanıyla keskin alay gücünü ortaya koydu. Anthony Burgess, 22 Kasım 1993 tarihinde St John’s Wood, Londra, İngiltere‘de 76 yaşında akciğer kanseri nedeni ile ölmüştür.Ödüller: Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü, Kitaplarından bazıları :1956 – Time for a Tiger 1958 – The Enemy in the Blanket 1959 – Beds in the East / 1959 – The Malayan Trilogy 1960 – Doktor Hastalandı 1961 – Bir Elin Sesi Var/ 1961 – Devil of a State 1962 – A Clockwork Orange / Otomatik Portakal / 1962 – Piyano çalanlar 1962 – The Wanting Seed / İstekli Tohum/ 1963 – Honey for the Bears /Ayılara Bal 1977 – Abba Abba 1980 – Earthly Powers / Dünyevi Güçler 1983 – The End of the World News / Dünya Haberlerinin Sonu/ 1985 – The Kingdom of the Wicked / Kötülerin Krallığı 1986 – Little Wilson and Big God 1989 – Any Old Iron / Herhangi Bir Eski Demir 1991 – Mozart ve Deyyuslar/ 1995 – Deptford’daki Ölü Adam

Doğum tarihi: 25 Şubat 1917, Harpurhey, Manchester, Birleşik Krallık

Ölüm tarihi ve yeri: 22 Kasım 1993, St John's Wood, Londra, Birleşik Krallık


Amin Maalouf ya da Emin Maluf, 25 Şubat 1949 Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı yazar. 1976'dan beri Fransa'da yaşamaktadır. Yazar 1993 yılında Goncourt Akademisi Edebiyat Ödülüne layık görülmüştür. Ekonomi ve toplum bilim eğitimi gördü. Ardından gazeteciliğe başladı. 1976 yılından beri Paris'te yaşıyor. Çeşitli yayın organlarında köşe yazarlığı ve yöneticilik yaptı. Bugün sadece kitaplarını yazıyor. Yapıtlarında çok iyi tanıdığı Asya ve Akdeniz çevresi kültürlerinin söylencelerini başarıyla işliyor. 1983'te yayınlanan "Arapların Gözüyle Haçlılar" kitabıyla adını duyurdu. 1986'da yayınlanan "Afrikalı Leo" ile Fransız-Arap Dostluk Ödülü'nü kazandı. 1993'te basılan "Tanios Kayası" ise ona Goncourt Ödülü'nü kazandırdı. Kitapları hemen tüm dünyada birçok dile çevrildi milyonlarca sattı.Eserleri : Roman: Semerkant (1988)Afrikalı Leo (1986)Işık Bahçeleri (1991)Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl (1992)Tanios Kayası (1993)Doğunun Limanları (1996)Ölümcül Kimlikler (1998)Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu" (2000) Yolların Başlangıcı (2004) Çivisi Çıkmış Dünya(2009) Doğudan Uzakta (2012) Opera librettoları : Uzaktan Aşk (2002) Adriana Mater (2006) Deneme : Arapların Gözüyle Haçlılar (1983)

Doğum tarihi: 25 Şubat 1949, Beyrut, Lübnan


Victor Marie Hugo Romantik akıma bağlı Fransız şair, romancı ve oyun yazarı. En büyük ve ünlü Fransız yazarlardan biri kabul edilir. Hugo'nun Fransa'daki edebi ünü ilk olarak şiirlerinden sonra da romanlarından ve tiyatro oyunlarından gelir. Eğitimi düzensiz oldu. Ama Latin edebiyatıyla ilgili sağlam bir eğitim gördü. Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1816'dan sonra edebiyata yöneldi. 1819-1821 arasında "Conservateur Litteraire" adlı bir dergi çıkardı, 1821'de hayatta en büyük desteği olan annesini kaybetti. Bir yıl sonra çocukluk aşkı Adele Foucher ile evlendi. Aynı yıl ilk şiir kitabı "Odlar ve Çeviriler" yayınlandı. 1822'de ilk romanı "İzlanda Hanı" çıktı. Bu kitapla edebiyat dünyasını kendisini kabul ettirdi. Romantizme bağlı bir yazar olarak tanındı. Yazdığı oyunlardan "Marion de Lorme" sansür tarafından yasaklandı. "Hernani" oyununu yazarak karşılık verdi. Bu başkaldırış ününü artırdı, onu liberallere yaklaştırdı. 11'inci Louis dönemini anlatan romanı "Notre Dame'ın Kamburu" edebiyat dünyasındaki yerini sağlamlaştırdı. Bu başarılarla yoğun bir çalışmaya girdi. 1841'de Fransız Akademisi'ne seçildi. 1845'te Soylular Meclisi'ne aday gösterildi. Bu sırada kızının kocasıyla birlikte boğulması üzerine yazmaya ara verdi. 1851'deki hükumet darbesinden sonra 3'üncü Napolyon iktidara gelince Brüksel'e kaçtı. Sürgün yaşamı 1870'teki cumhuriyete kadar sürdü. Sürgün yıllarında 1852-1855 arasında İngiltere'de de kaldı. Eserlerinin çoğunu sürgün döneminde yazdı. Ünlü romanı "Sefiller" 1862'de yayınlandı ve olağanüstü ilgi gördü. Kısa sürede çeşitli dillere çevrilen bu roman, ona uluslararası düzeyde başarı getirdi. Fransız-Alman savaşının ülkesinin yenilgisiyle son bulması ve cumhuriyetin kurulmasından sonra Paris'e döndü. 1871'de Ulusal Meclis üyesi oldu ama bir ay sonra istifa etti. 1868'de eşi Adele öldü. 1863'te evlenmek için ABD'ye kaçan kızı 1872'de akli dengesini yitirmiş olarak döndü. 1871 ve 1873'te iki oğlunu kaybetti. 1870'te Paris'in kuşatmasını anlatan "Korkunç Yıl" şiiriyle ulusal bir kahraman oldu ama ailesindeki kayıpların verdiği acıyla yaşamdan koptu. 1871'de kurulan Paris Komününü destekledi, yine Brüksel'e kaçmak zorunda kaldı. Kısa süre sonra döndü. Senatör seçildi. 1878'de beynindeki bir dolaşım sorunu nedeniyle rahatsızlandı. Ölümünde cenazesi ulusal törenle kaldırıldı, Pantheon'a gömüldü. Fransız edebiyatının en çok ürün veren yazarı. 1830'larda "Romantizmin en güçlü beyni" olarak nitelendirildi. Popüler Fransız edebiyatının babası ve Fransa'nın ulusal şairi oldu. Ancak sonraki yıllarda daha çok düz yazıları ve özellikle romanlarıyla akıllarda kaldı. 15 yaşındayken bir şiiriyle Akademi Ödülü'nü kazandı. 17 yaşında Toulouse Edebiyat Akademisinin en büyük ödülü olan Altın Zambak'ı aldı. 1825'te Légion d'Honneur nişanının sahibi oldu. Eserleri: Şiir: Doğulular- Cezalar- Dalıp Gitmeler -Müthiş Fil -Dede Olma Sanatı- Bu Çiçek Senin İçin- Diana- Dilenci- Fransa- Kadına Sitem -Gelin Böceği -Ağlamak İçin Gözden Yaş mı Akmalı -Sonbahar Yaprakları- Asırların Efsanesi -Söylesem Söyleyebilsem Ah Derdimi- Aşk Dilencisi- Aşkımın Aşkı . Tiyatro: Lucreca Borgia- Ruy Blas- Burgrave'lar- Hernani -Kral Eğleniyor- Mary Tudor Roman: Notre Dame'ın Kamburu (1831, 1958)- Sefiller (1862, 1930)- İdam Mahkumunun Son Günü (1829, 1972) -Deniz İşçileri (1866, 1970)- İzlanda Hanı- 15 Yaşındaki Bir Kaptan- İhtiyar Balıkçı- Nişanlıya Mektuplar

Doğum tarihi: 26 Şubat 1802, Besançon, Fransa

Ölüm tarihi ve yeri: 22 Mayıs 1885, Paris, Fransa


Ferhan Şensoy Türk tiyatro, sinema ve televizyon oyuncusu; roman, deneme, günlük, tiyatro, televizyon dizisi ve film senaryoları yazarı; Orta oyuncular tiyatro topluluğunun kurucusudur. Günümüzde Türkiye'de yapılmakta olan stand-up tarzının esin kaynağı olan tek kişilik oyunu Ferhangi Şeyler, en tanınmış oyunudur. Ferhan Şensoy, ilk profesyonel oyunculuk deneyimini 1971 yılında Grup Oyuncularıyla yaşadı. 1972-1975 yılları arasında Jerome Savary, Andre-Louis Perinetti gibi isimlerle Fransa ve Kanada'da tiyatro eğitimine devam etti. Bu eğitimin meyvesini “Ce Fou De Gogol” adlı oyunuyla 1975'te “En İyi Yabancı Yazar” ödülüyle aldı. Televizyon için yazdığı “Bizim Sınıf” dizisinin ikinci bölümden sonra, “öğretmenlerin manevi şahsiyetini tezyif” ettiği gerekçesiyle, dizinin TRT’de yasaklanmasının ardından, oyuncu olarak da katıldığı “Evdekiler” ve “Giyim Kuşam Dünyası” televizyon dizileri de, TRT’de tamamlanamadan yayından kaldırıldı. Daha sonra “Bizim Sınıf” oyununu Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda sahnelemeye başladı. Şensoy’un kendi yazıp yönettiği ve muhafazakar kesimin tepkisini çeken, “Muzır Müzikal” adlı müzikalin, 77. gösterisinden sonra sahnelendiği Şan Tiyatrosu 1987 yılında kuşkulu bir biçimde yandı. Bu oyun yüzünden mahkemeye verilerek, yirmi bir gün hapis cezasına çarptırıldı. Elli kadar sahne oyununda, on kadar televizyon dizisinde rol alan Ferhan Şensoy; “Aşk Dediğin Laf Değildir” (1976), “Kızını Dövmeyen Dizini Döver” (1977), “Köşedönücü” (1985), “Bir Bilen” (1986), “Parasız Yaşamak Pahalı” (1986), “Büyük Yalnızlık” (1989), “Pardon - İbrahim” (2004), “Şans Kapıyı Kırınca” (2004), “Son Ders: Aşk ve Üniversite” (2008) gibi filmlerde de rol aldı. 1987 yılından itibaren aralıksız olarak oynadığı tek kişilik gösterisi “Ferhangi Şeyler”de gündelik olayların `Ferhanca` bir mizah penceresinden değerlendirilmesi olup, Şubat 2011 tarihine kadar 1670 kez sahnelendi. Ferhan Şensoy oyunculuk, yönetmenlik ve yazarlık alanlarında: En İyi Yabancı Yazar (Montreal1975), Avni Dilligil Ödülleri Jüri Özel Ödülü, Dergi 13 En Başarılı Oyun, Tiyatro 81 En İyi Erkek Oyuncu, Nokta Dergisi Doruktakiler, Ulvi Uraz Ödülü (1988), Sanat Kurumu Ödülü (1988), İsmail Dümbüllü Ödülü, Nasrettin Hoca Mizah Ödülü, TC Kültür Bakanlığı Jüri Özel Ödülü, Heygirl Dergisi Yılın Oskarları Ödülü, Doruktakiler ve Altan Erbulak Ödülü, Nasrettin Hoca Altın Eşek Gülmece Ödülü, Altın Frekans Ödülü, TC Kültür Bakanlığı En İyi Topluluk Ödülü, En Başarılı İletişimciler Ödülü, En İyi Deneme Yazarı Ödülü, Avni Dilligil En İyi Yönetmen Ödülü, Avni Dilligil En İyi Yazar Ödülü, Terakki Vakfı Onur Ödülü, Unima Hizmet Ödülü, Ankara Sanat Kurumu Afife Jale - Muhsin Ertuğrul Ödülünü aldı. Eserleri:OYUN: Şahları da Vururlar (1982), Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı (1991), Haneler, İdi Amin, Bizim Sınıf, Aşkın Gözüne Gözlük, Kiralık Oyun, Anna’nın Yedi Günahı, Fırıncı Şükrü Deli Vahap ve Ötekiler, Hayrola Karyola, Dur Konuşma Sus Söyleme, İçinden Tramvay Geçen Şarkı, Muzır Müzikal, Ferhangi Şeyler, İstanbul’u Satıyorum, Falınızda Rönesans Var, Güle Güle Godot (1993), Ferhantoloji (2004), Eşeğin Fikri (2005). ROMAN: Kazancı Yokuşu (1978), Elveda SSK (2006), Karagöz ile Boşverin Beni(2009). ŞİİR: Gündeste (1986). ÖYKÜ: Afitap’ın Kocası İstanbul (1982), Ayna Merdiven (1986), Düşbükü (1988). DENEME: Denememeler (1993). ANI: Kalemimin Sapını Gülle Donattım (5. bas. 2001). GÜNLÜK: Hacı Komünist (2005).

Doğum tarihi: 26 Şubat 1951, Çarşamba, Samsun


John Steinbeck, Amerikalı yazar. 27 Şubat 1902'de ABD'nin Kaliforniya eyaletinin Salinas kentinde doğdu. 20 Aralık 1968'de New York'ta yaşamını yitirdi. 1940 Pulitzer Ödülü ve 1962 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi gerçekçi roman-öykü yazarı. Bir ırgat ailesinin çocuğudur. Babası Prusyalı, annesi ise İrlandalı göçmen bir aileye mensuptur. Yaşıtları gibi o da küçük yaşlarda çiftçilik yaptı. 1920-1926 arasında aralıklarla Stanford Üniversitesi'ne devam etti. Öğrenimini sürdürebilmek için duvarcılık, boyacılık, kapıcılık, eczacılık gibi işlerde çalıştı. Okulu bitiremedi. Öğrencilik yıllarında başladığı yazmayı sürdürdü. Irgatlık ve işçilik yaparken edindiği deneyimler, eserlerinde işçilerin yaşamlarını gerçekçi bir dile anlatmasına büyük katkı sağladı. İlk romanlarından başlayarak hep işçileri, yaşam koşullarını, ilişkilerini anlattı. İlk kitabı " Altın Kupa " (1929). 1936'da yayınlanan "Bitmeyen Kavga"da tarım işçilerinin grevi ve bu greve önderlik eden iki Marksisti anlattı. Amerikan çalışma sistemine keskin eleştiriler yöneltti. Üçüncü kitabı "Fareler ve İnsanlar" 1937'de yayınlandı. Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu. Kendisine "Pulitzer Ödülü" getiren ünlü romanı "Gazap Üzümleri" 1940'ta sinemaya aktarıldı. II. Dünya Savaşı yıllarında daha çok ideolojik eserler verdi. İzleyen yıllarda politikadan uzak, eğlendirici yanı ağır basan duygusal öğelerin de yer aldığı eserler ve senaryolar yazdı. 1962'de edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. KİTAPLARI: Altın Kupa, Bitmeyen Kavga, Fareler ve İnsanlar, Gazap Üzümleri, Sardalya Sokağı, Cennetin Doğusu, İnci, Yukarı Mahalle, Ay Battı, Mutsuzluğumuzun Kışı, Al Midilli, Uzun Vadi, Alev...

Doğum tarihi: 27 Şubat 1902, Salinas, Kaliforniya, ABD

Ölüm tarihi ve yeri: 20 Aralık 1968, New York, New York, ABD


Montaigne, 16. yüzyıl Fransız deneme yazarı. Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı. Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını ve dilini öğrendi. Bordeaux Edebiyat Fakültesinde felsefe okudu. Orada karışıklıklar çıkınca Toulouse’a geçip hukuk öğrenimine başladı. Bordeaux belediye başkanı olan (1554) babasıyla Paris’i görmesi, 1555’e rastlar; iki yıl sonra da Belediye Meclisi’ne girecektir. Borueaux’daki mezhep kavgaları (1559) arasında Plutharkos’dan Amyot’un çevirdiği Yaşamlar’ı okudu, görevle Paris’e gidip geldi (1561). İlk ürünü de, babasının isteğiyle Fransızcaya aktardığı Raumond Sebond’un Theologia Naturalis eseridir (1569). Ertesi yıl, Belediye Meclisindeki görevinden ayrıldı, Paris’de La Boetie’nin Latince şiirlerin kitaplaştırdı. 1571, yaşamının en keskin köşebaşıdır. Çiftliğindeki kitaplığına çekildi. Saint Barthelamy kıyımı yılında (1572) denemelerini yazmaya başladı, Plutarkhos’u okumayı sürdürdü. Mezhep savaşlarında kral ordusunda görev alması (1573), dördüncü kızının üç aylıkken ölümü (1574), Paris yolculuğu (1575), Denemelerin iki cilt olarak ilk kez basılışı (1580), İsviçre ve İtalya gezilerinin ardından sunduğu eserini kralın beğenisi, birbirini izleyen acı tatlı yaşam olaylarıdır. 1582’de Bordeaux (Essais) yeni eklemelerle ikinci basımını gerçekleştirdi. Navarra ve Fransa Kralı IV. Henri’yi evinde ağırladı (1584), veba salgınından kaçarak kurtuldu (1585), ikinci kez kralı konuk etti Bordeaux’a (1587), ertesi yıl Denemeler’ in dördüncü basımı için Paris e gitti (1588), 1589 eserinin yeni basımı için hazırlıkla geçti; kitap en olgun biçimine kavuştu, 1590’da kızı evlenince, kendisini Paris’e çağıran kralın mektubuna olumlu yanıt vermedi, kızının kızı olan tek torununu gördükten sonra öldü (13 Eylül 1592).İnsanı ve doğayı özgürce tanımak çabası diye tanımlanan yeni düşüncenin ilk aşaması sayılan Montaigne, kendini anlatır gibi göründüğü yazılarında insan düşüncesini yeni bir yola sokmuş, köhne inanışları, doğaya ve akla aykırı alışkanlıkları, safsataları baltalamış, dünya sevgisine, olumlu düşünüşe, gerçekçi edebiyata yol açmış sayılır. “Filozofu yalnızca sistem kuran değil” bize düşünmesini öğreten adam olarak görenler için ise asıl filozof Montaigne, ötekiler ise daha çok bilim adamıdırlar. Gerçekten de Denemeler’in asıl gördüğü iş, bize bir tek insanı (ki Montaigne’in asıl istediği güya buydu), bir düşünüşü, bir bilgi yolunu tanıtmaktan çok, hepimizin günlük yaşamına kadar inerek, bizi yaşarken düşünmeye, düşünürken yaşamaya, kendi kendimizin düşüncesini aşmaya sürmesidir. Denemeler, (deneme türüne de ad olan yazılarıyla Montaigne; düşünce üretimiyle doğru diye bellenmiş katı kuralların değişebilirlik oranlarını buldu, aklın kuşkusu yoluyla gerçeklere yaklaşma yönetimini edindi, öncelikle kendini gözleyip tanıma ilkesiyle insancıl durumlarda bazı genellemelere gidilebileceğini öğrendi, gözlem gerçeklerini çözümleme yöntemiyle nice psikoloji durumunun aydınlatılabileceğini gördü, her bağnazlığa karşı “örnek insan” (Honnete Homme) hoş görüşüyle düşünce ve felsefe yazısının en çağdaş örneği olan deneme türünü var etti. Eserinden seçmeler son 40 yıl içinde Türkçede birçok kez basıldı.

Doğum tarihi: 28 Şubat 1533, Montaigne Şatosu, Saint-Michel-de-Montaigne, Fransa

Ölüm tarihi ve yeri: 13 Eylül 1592, Montaigne Şatosu, Saint-Michel-de-Montaigne, Fransa


Ömer Seyfettin, Türk yazar, asker ve öğretmen. Türk edebiyatının önde gelen hikaye yazarlarındandır. Türkiye kısa hikâyeciliğinin kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Türkçülük akımının kurucularından olup, Türkçede sadeleştirmenin savunucusudur. Öğrenimine Gönen'de başlayan Ömer Seyfettin, Ayancık'ta ve annesiyle birlikte geldiği İstanbul'da Aksaray'daki Mekteb-i Osmaniye'ye devam etti. Eyüp'teki Baytar Rüşdiyesini bitirip asker çocuğu olduğu için Kuleli Askeri İdadisine yazıldı (1893). Bir müddet sonra da Edirne Askeri İdadisine nakil olarak öğrenimini burada tamamladı. Daha sonra İstanbul'da Mekteb-i Harbiye'ye gelen Ömer Seyfettin, piyade mülazımı sanisi rütbesiyle buradan mezun oldu. İzmir'de Teğmen (1903-1910), daha sonra da üsteğmen olarak Rumeli'de görev yaptı (1908-1910). Askerlikten ayrılıp Selanik'e gelerek, Genç Kalemler Dergisinde yazmaya başladı. Balkan Savaşı'nda tekrar subay olarak orduya döndü. Yunanlılar'ın elinde bir yıl kadar esir kaldı. Esareti sırasında da öykü yazamaya devam ederek bunları Halka Doğru, Türk Yurdu ve Zaka dergilerinde yayımladı. İstanbul'a dönünce ordudan ikinci kez ayrılıp, ölümüne kadar Kabataş Lisesi edebiyat öğretmenliği yapan Ömer Seyfettin, 6 Mart 1920 tarihinde İstanbul'da öldü. Eserleri: Şiir: Ömer Seyfettin'in Şiirleri (1972, Fevziye Abdullah Tansel derlemesi). Roman: Ashab-ı Kehfimiz (1918), Efruz Bey (1919), Yalnız Efe (1919). Öykü: Harem (1918), Yüksek Ökçeler (1922), Gizli Mabed (1923), Beyaz Lale (1938), Asilzadeler (1938), İlk Düşen Ak (1938), Mahçupluk İmtihanı (1938), Dalga (1943), Nokta (1956), Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür (1958). İnceleme: Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siyaset (1912), Yarınki Turan Devleti (1914), Türklük Mefkuresi (1914), Türklük Ülküsü (ilk 3 kitap bir arada ölümünden sonra, 1975).

Doğum Tarihi: 28 Şubat 1884, Gönen, Balıkesir

Ölüm Tarihi: 06 Mart 1920, İstanbul


Multatuli, ünlü Hollandalı yazar. Asıl adı Eduard Douwes Dekker. Hicivli romanı Max Havelaar (1860) ile tanınır. Douwes Dekker, 12 Ekim 1842'de Kuzey Sumatra'da sorunlu Natal bölgesi için kontrolör olarak görevlendirildi. Ama bütçede açık çıkınca açığa alındı. Daha sonra "Gelin" adı altında yayınlanan "İtaatsizlik" oyununu ( bir tür intikam olarak) yazdı. Douglas Dekker, Java'ya geri döndü. 1848'de Endonezya adasında Manado yerleşiminin Sekreteri seçildi. 1852 - 1855 yıllarında sağlık nedeniyle Hollanda'daydı. Milyonlarca Çalışmalar adlı kitabını bu dönemde yazdı. Tanık olduğu skandalları ayrıntılı bir şekilde ortaya koymaya kararlıydı ve bunu gazete makaleleri ve broşürlerde yapmaya başladı. Ancak, 1860'da Multatuli'nin takma adıyla Max Havelaar romanını yayınlayana kadar bu protestolarından toplum haberdar değildi. Multatuli edebi kariyerine başladı ve Aşçı Mektupları'nı (1861) yayınladı. 1862 ile 1877 yılları arasında yazdıklarını " Fikirler" adı altında yayınlamıştır. Douwes Dekker Hollanda'dan ayrıldı ve Mainz yakınlarındaki Ingelheim am Rhein'de yaşadı ve sahne oyunları yazmayı denedi. Prenses Okulu, bunlardan biridir. Douwes Dekker, Sigmund Freud'un en sevdiği yazarlardan biriydi. Freud'un 1907'de oluşturduğu 'iyi on kitap' listesinin başında yer alır.

Doğum tarihi: 2 Mart 1820, Amsterdam, Hollanda

Ölüm tarihi ve yeri: 19 Şubat 1887, Ingelheim am Rhein, Almanya


BUGÜN ÖLENLER

Tennessee Williams, takma adıyla bilinen Thomas Lanier Williams, büyük bir Amerikalı oyun yazarı ve 20. yüzyılın en seçkin oyun yazarlarından biriydi. Missouri Üniversitesinde başladığı yüksek öğrenimi geçim sıkıntısı yüzünden aksadı ve çeşitli işler denedi, tiyatro yazarlığı dalındaki dersleri izleyerek Iowa Devlet Ünivresitesini bitirdi (1938). İlk yazı denemelerine başladığı 1930’larda aile köklerini yerleştiği Tennessee dolaylarının adını kendisine imza yapmıştı. İlk oyunu (Meleklerin Savaşı, bas. 1945; ilerde bir kez daha yazacaktır; Orpheus Descending, 1957) küçük bir Broadway tiyatrosunda sahnelendi (1940) ve hiçbir ilgi görmedi. Beklediği başarıyı gençliğinin acılı deneylerinden çıkardığı (Sırça Kümes: Cam Kırıkları) ile buldu (1944). Bundan sonra hepsi aynı zamanda sinemaya aktarılan eserlerinin ödül getireni ise (İhtiras Tramvayı 1947, Pulitzer Ödülü) oldu.İhtiras Tramvayı üç perdelik bir oyundur. Bu oyunla önceki oyunu, ona üst üste iki kez New York Tiyatro Eleştirmenleri Ödülü de getirmişti.Arada bir de roman yazmıştı: (Mrs. Stone’ un Roma Baharı) 1950. Öteki eserlerinin çoğunun da senaryolarını kendi hazırlayarak hem sinema hem tiyatro dünyasında başarılı bir yer kazandı: (Yaz ve Duman) 1948, (Dövme Gül) 1951, (Kızgın Damdaki Kedi) 1955, (İguana Gecesi) 1961, (Geçen Yaz Birdenbire) 1958, (Gençliğin Tatlı Kuşu) 1959, (Süt Treni Artık Burada Durmuyor) 1962, (Bir Tokyo Otelinin Barında) 1969, (Bir Yaz Oteli İçin Giysiler) 1980 vb. Şiirleri, öyküleri, tek perdelik bir dizi piyesi vardır.

Doğum tarihi: 26 Mart 1911, Columbus, Mississippi, ABD

Ölüm tarihi ve yeri: 25 Şubat 1983, New York, ABD


Hasan Ali Yücel, öğretmen, eski milli eğitim bakanı, Köy Enstitülerinin kurucusu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi. İzmir ve İstanbul'da edebiyat ve felsefe öğretmenliği, maarif müfettişliği yaptı. Fransız eğitim sistemini incelemek üzere bir yıllığına Paris'e gönderildi. 1932'de yurda dönüşte Gazi Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü görevine atandı. 1933-1935 arasında Milli Eğitim Bakanlığı Orta Eğitim Genel Müdürlüğü yaptı. 1935'te İzmir milletvekili seçildi. 1938'de Celal Bayar hükumetinde Milli Eğitim Bakanlığı'na getirildi. 1946'ya kadar Refik Saydam ve Şükrü Saracoğlu hükumetlerinde de aynı görevi sürdürdü. Birinci Eğitim Şurasını topladı. Ankara Fen ve Tıp fakültelerini, İzmir Yüksek Ticaret ve İktisat Okulunu, Balıkesir ve Edirne öğretmen okullarını eğitime açtı. Yüksek Mühendis Okulunun İstanbul Teknik Üniversitesi'ne dönüşmesini sağladı. Köy enstitülerini kurarak eğitim ve bilimi Türk köylerine kadar ulaştırdı. Dünya klasiklerinin Türkçe'ye çevrilmesini sağladı. 1950 seçimlerinde parlamentoya giremedi. İstanbul'a yerleşti. Akşam ve Cumhuriyet gazetelerinde makaleler yazdı. 1958'de UNESCO Türkiye Milli Komisyonu üyeliğine atandı. 1961'de Kurucu Meclis üyesi oldu. Şiirlerini önce aruzla, sonra heceyle yazdı. Asıl önemli yanı Türk kültürü ve eğitimine yaptığı unutulmaz hizmetlerdir. Eserleri: ŞİİR: Dönen Ses, Sizin İçin, Dinle Benden. DÜZ YAZI: Goethe, Bir Dehanın Romanı (1932), Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (1932), Pazartesi Konuşmaları (1937), İçten Dışa (1938), Türkiye'de Orta öğretim (1938), Davalar ve Neticeleri (1950), Hürriyete Doğru (1955), İyi Vatandaş İyi İnsan (1956-1971), Kıbrıs Mektupları (1957), Edebiyat Tarihimizden (1957), İngiltere Mektupları (1958), Türkiye'de Maarif (1959), Hürriyet Gene Hürriyet (1960-1962, 2 cilt).

Doğum tarihi: 17 Aralık 1897, İstanbul

Ölüm tarihi ve yeri: 26 Şubat 1961, İstanbul


Süleyman Tarık Buğra, Türk gazeteci ve roman, hikaye, oyun ve fıkra yazarı. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının tanınmış yazarlarındandır. Çok yönlü bir yazar olan Buğra, özellikle romanlarıyla tanınır. 1991'de Devlet Sanatçısı unvanı almıştır. Yatılı olarak okuduğu İstanbul Lisesinde Pertev Naili Boratav'ın öğrencisi oldu. Yazar olmaya onuncu sınıfta karar verdi. 1936'da Konya Lisesinden mezun oldu, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydoldu. İki yıl sonra Hukuk Fakültesi'ne, oradan da Edebiyat Fakültesi'ne geçti. Mezuniyet tezini vermeden ayrıldı. Gazeteciliğe 1947'de Akşehir'de babası Nazım Bey'le birlikte Nasreddin Hoca gazetesini çıkararak başladı. 1951'den sonra Milliyet, Vatan, Yenigün, Yeni İstanbul gazeteleri ile haftalık Yol dergisinde yazdı. Bu gazete ve dergilerin bazılarında yazı işleri müdürlüğü yaptı. Tercüman Gazetesindeki köşe yazarlığından 1976'da ayrıldı, zamanını bütünüyle edebiyata verdi. Devlet Tiyatrolarında Edebi Kurul Başkanlığında Edebi Kurul üyeliği yaptı. Tarık Buğra, ilk piyeslerini ve "Yalnızların Romanı"nı askerliği sırasında yazmıştı. 1940'da tamamladığı roman, 1948'de Çınaraltı dergisinde tefrika edilmişti. Ama adı, bir iddia üzerine üç saatte yazdığı "Oğlumuz" adlı hikayesinin 1948'de Cumhuriyet Gazetesinin açtığı yarışmada ikincilik kazanmasıyla duyuldu. 1949'da yayımladığı ilk hikaye kitabı Oğlumuz'u, 1952'de Yarın Diye Bir Şey Yoktur, 1954'te İki Uyku Arasında, 1964'te Hikayeler izledi. Kasaba yaşantısından, orta sınıf insanların ev ve aile ortamlarından kesitler verdiği hikayelerinde, yoğun, şiirli bir dille aşk, yalnızlık, uyumsuzluk gibi temaları işledi. Olay örgüsünden çok iç gerçekliğe ağırlık verdi. 1955'te çıkan "Siyah Kehribar"la romana geçti. Kurtuluş Savaşı'na merkezden değil, bir kasabadan baktığı Küçük Ağa'da (1963) yakın tarihe resmi tarih anlayışının dışına çıkan bir yorum getirdi. Bu romanın devamını 1967'de Küçük Ağa Ankara'da adıyla yayımladı. Firavun İmanı (1976), Dönemeçte (1978), Gençliğim Eyvah (1979), Yağmur Beklerken (1981) adlı romanlarında da Cumhuriyetin çeşitli evrelerini, demokrasiye geçiş sürecindeki çalkantıları konu edindi. Orta oyuncusu "Komik-i şehir" Naşit'in hayatından yola çıkarak yazdığı İbiş'in Rüyası ile 1970 TRT Sanat Ödülleri Yarışmasında başarı ödülü, Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş yıllarını anlattığı Osmancık'la (1985) Milli Kültür Vakfı Edebiyat Armağanını, Yağmur Beklerken ile Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü'nü aldı. 1991'de Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Birey özgürlüğünü savunduğu Ayakta Durmak İstiyorum (1966) ve Üç Oyun (1981) adıyla kitaplaştırdığı piyeslerinin hemen hepsi sahnelendi, romanları TV dizisi haline getirildi. Fıkralarından seçmeleri Gençlik Türküsü (1964), gezi notlarını Gagaringrad (1962), dil ve edebiyat üzerine yazılarını Düşman Kazanmak Sanatı (1979), denemelerini Bu Çağın Adı (1979) başlıklarıyla yayımladı. Tarık Buğra, 26 Şubat 1994'de kanser tedavisi gördüğü Çapa Tıp Fakültesi Hastanesinde öldü. Karacaahmet Mezarlığında toprağa verildi. 2004 yılında Akşehir'e Tarık Buğra heykeli dikildi. Eserleri: Hikaye: Oğlumuz (1949), Yarın Diye Bir Şey Yoktur (1952), İki Uyku Arasında (1954), Hikayeler (1964, yeni ilavelerle 1969). Tiyatro: Ayakta Durmak İstiyorum, Akümülatörlü Radyo, Yüzlerce Çiçek Birden Açtı, (1979). Gezi Yazıları: Gagaringrad (Moskova Notları) (1962). Fıkra ve Deneme: Gençlik Türküsü (1964), Düşman Kazanmak Sanatı (1979), Politika Dışı (1992). Roman: Siyah Kehribar (1955), Küçük Ağa (1964), Küçük Ağa Ankara'da (1966), İbişin Rüyası (1970), Firavun İmanı (1976), Gençliğim Eyvah (1979), Dönemeçte (1980), Yalnızlar (1981), Yağmur Beklerken (1981), Osmancık (1983).

Doğum tarihi: 2 Eylül 1918, Akşehir

Ölüm tarihi ve yeri: 26 Şubat 1994, Fatih, İstanbul


Cemal Nadir Güler, Türk karikatürist. "Amcabey", "Efruz Bey", "Dalkavuk", "Akla Kara", "Yeni Zengin" gibi tiplerin yaratıcısı. İlk karikatürleri, Sedat Simavi'nin Diken adlı mizah dergisinde yayımlandı (1920). Akbaba dergisine gönderdiği karikatürü ilgi çekince, Akşam gazetesinden davet aldı ve İstanbul'a yerleşti (1929). Akşam'da günlük karikatürler çizmeyi 1943'e değin sürdürdü; daha sonra Cumhuriyet gazetesine geçti. Resimli Dünya, Karikatür, Yücel dergilerinde de karikatürleri yayımlandı. Cemal Nadir, Türk karikatürünün resmin etkisinden uzaklaşmasına katkıda bulunması, karikatürde yerli tipler yaratması ve halka özgü mizah anlayışını karikatüre yansıtmasıyla, çağdaş Türk karikatürünün öncüsü kabul edilir. Pek çok karikatür albümü yayınlanan Cemal Nadir, karikatür üzerine pek çok konferans da vermiştir. Bu konferanslar ülkemizde daha önce benzerleri pek görülmüş şeyler değildir. Bu konferansların çoğunun halk evlerinde gerçekleşmesi nedeniyle söyleşilere halkın katılımı da çok fazla olmuştur. Cemal Nadir, bu yönüyle de ülkemizde karikatürü halkla bütünleştiren, halkın yaşamına karikatürü sokan “ilk çizer” olmuştur. Genç çizerlere ilgi gösteren, onların karikatürlerini yayınlayan, onlara fırsat veren ilk usta da gene o’dur. Viyana Uluslararası Karikatür Yarışması'nda birincilik alan, karikatürleri pek çok yabancı dergide yayımlanan Cemal Nadir beş kişisel sergi açtı. Özellikle ABD' de açtığı sergi büyük ilgi uyandırdı. Karikatürlerini Amcabey'e Göre (1932), Karikatür Albümü (1939), Akla Kara (1940), Dalkavuk Karikatür Albümü (1943), Seçme Karikatürler (1944), Harp Zenginlikleri Karikatür Albümü (1945), Siyasi Karikatürler (1946) ve Amcabey Albümü (1946) adlarıyla yayımladı. 45 yıllık kısa ömrüne 2 dünya, bir kurtuluş savaşıyla, bir cumhuriyetin kuruluş dönemi denk düşen sanatçının ölümünden sonra Cağaloğlu'nda Akşam gazetesinin bulunduğu sokağa ve Bursa' da bir caddeye adı verildi. Ölümünün 20. yıl dönümünde Galatasaray Lisesinde, yapıtlarından derlenen bir sergi açıldı.

Doğum tarihi: 13 Temmuz 1902, Bursa

Ölüm tarihi ve yeri: 27 Şubat 1947, İstanbul


Yaşar Kemal, Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. On altı yaşındayken 1939'da ilk şiiri "Seyhan"ı Görüşler adlı Adana halk evleri dergisinde yayımladı. Yaşar Kemal hayatın zorluklarıyla olgunlaşmış birisidir. Edebiyat yapmayı çok küçük yaşlarda kafasına koymuş olan Yaşar Kemal, ilk sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle başlamıştır. İlkokul zamanlarında aşıklar ile atışacak durumda olan yazar annesinin engel olmasından dolayı saz çalmayı tam anlamıyla başaramamıştır. Türk Edebiyatın en önde gelen yazarlarından birisi olan Yaşar Kemal yazın hayatına Türksözü gazetesinde 1939 yılında başlamıştır. İlk eseri olan Ağıtlar isimli kitabı Adana Halk evi tarafından 1943 yılında çıkartılan yazarın edebiyat dünyasındaki etkinliğinin başladığı yıl bu yıl kabul edilir. Yaşar Kemal’in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya ve diğer çeşitli dillere çevrilmiştir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcakla ünlenen yazar ilk romanı İnce Memedleyse hem ülkemizdeki popülaritesini arttırmış hem de dünyaca ünlü bir yazar olmaya başlamıştır. İnce Memed yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlanmıştır ve İnce Memed kitaplarının yurt dışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Dünyaca ünlü romanı İnce Memedi 1947 yılında yazmaya başlayan yazar çeşitli sebeplerle romanını yarım bırakmış ve sonrasında 1954 yılında bitirmiştir. Yazar pek çok yapıtında Anadolu’nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. Böylesine derin bir altyapıyı oluşturmak içinse gençlik yıllarında Çukurovayı ve çevre illeri karış karış gezmiş yeni insanlarla tanışıp bilmediği şeyler öğrenmiş ve çoğundan eserlerinde yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesi olan yazar, aynı zamanda Nobel Edebiyat Ödülüne aday gösterilen ve gerek yurt içinde gerek yurt dışında yapılan anketlerde Nobel Edebiyat Ödülünü alması gerektiği konusunda öne çıkan birkaç isimden birisidir. Edebiyat hayatı boyunca yüzlerce ödül almış olan yazarın en çok ödül aldığı ülkelerden birisi kuşkusuz Fransadır. 2011 yılında Fransa'da Legion dhonneur ödülüyle ödüllendirilen yazarın ayrıca ülkemizde 2008 yılında aldığı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ve 2013 yılında aldığı Krikor Naregatsi Nişanı başlıca göze çarpan ödüllerdir. Ayrıca yazarın 2013 yılında Norveçte aldığı ‘Bjornson Ödülü önemli bir yer tutmaktadır. Öyküleri: Sarı Sıcak, Bütün Hikayeler, Denemeleri, Ağıtlar, Taş Çatlasa, Binbir Çiçekli Bahçe. Şiirleri: Bugünlere Bahar İndi. Romanları: İnce Memed 1-2-3-4, Akçasazın Ağaları 1(Demirciler Çarşısı Cinayeti), Akçasazın Ağaları 2(Yusufçuk Yusuf), Deniz Küstü, Teneke, Yılanı Öldürseler, Yer Demir Gök Bakır, Fırat Suyu Kan Ağlıyor Baksana, Yağmurcuk Kuşu, Tek Kanatlı Bir Kuş. Destansı Romanları: Ağrı Dağı Efsanesi, Binboğalar Efsanesi, Üç Anadolu Efsanesi, Çakırcalı Efe.

Doğum tarihi: 6 Ekim 1923, Hemite

Ölüm tarihi ve yeri: 28 Şubat 2015, İstanbul


David Herbert Richards Lawrence 20. yüzyıl İngiliz yazarıdır. Roman, şiir, tiyatro oyunları, denemeler, gezi kitapları, edebiyat eleştirileri, yazmış, çeviriler yapmıştır. Eserlerinde modernizm ve endüstrileşmenin birey üzerindeki yabancılaştırıcı etkisi üzerinde durmuştur. 1919'da önce İtalya, sonra Seylan ve Avustralya'ya gitti. 1922'de New Mexico'ya yerleşti. Ancak 1925'te sağlık nedeniyle İtalya'ya döndü. Klasik gerçekçilik ile modernizm arasında bir köprü görevi yapmıştır. İlk şiirleri 1909'da, ilk romanı 1911'de, ilk hikaye kitabı ise 1914'te yayımlandı. Yazarlık kariyeri boyunca yazdığı sekiz oyundan hiç biri yaşarken yayınlanmadı. Büyük romancı sağlığına pek dikkat etmekle birlikte küçük yaştan beri veremden kendini kurtaramamıştı. 2 Mart 1930’da bir sanatoryumda öldü. Lawrence, realist üslubu, aşk konularını işlemesiyle büyük bir ün kazanmıştı. Romanları, hemen hemen bütün dünya dillerine tercüme edilmiş “Lady Chatterley’in Aşığı” da piyes haline getirilmiştir. Yirminci yüzyıl İngiliz yazarları içinde adından en çok söz ettiren; gerek sanatı, gerek kişiliği üzerine en büyük tartışmaların yapıldığı, en özgün yazarlardan biri ve belki de birincisi, roman, şiir ve deneme alanlarında eserler veren D. H. Lawrence'dir. Eserleri: Lady Chatterley’in Aşığı, Kayıp Kız, Oğullar ve Sevgililer, Harman Yerinde Aşk, Atını Sürüp Giden Kadın, Gökkuşağı, Prusyalı Subay, Uğurböceği, Çizgiyi Aşmak, Anka Kuşu, Ölen Adam, Aşık Kadınlar, Bakire İle Çingene, Adaları Seven Adam, İtalya’da Alacakaranlık, Ak Tavus Kuşu, Kadın Aşık Olursa, Aaron’un Asası, Günahkar Ruhlar, Kıyamet, Ölen Adam, Klasik Ameriken Edebiyatı Üstüne İncelemeler…

Doğum tarihi: 11 Eylül 1885, Eastwood, Birleşik Krallık

Ölüm tarihi ve yeri: 2 Mart 1930, Vence, Fransa


Philip Kindred Dick, Amerikalı bilim-kurgu roman ve kısa hikaye yazarı. Bazı kitaplarını Richard Phillips ya da Jack Dowland mahlaslarıyla yazmıştır. Hayranları tarafından kısaca PKD olarak adlandırılır. Hayatının büyük bölümünü Kaliforniya'da geçirdi. Bir plakçı dükkanı işletmesi ve radyoda klasik müzik programları yapması dışında, başlıca uğraşı yazarlık oldu. Kırka yakın bilim-kurgu romanı dışında ana akım romanları da yazdı, ancak pek başarılı olamadı. Ölümünden sonra beş cilt halinde toplanan yüz civarında öyküsü vardır. Ölümünden önce fazla tanınmayan bir yazar olan Dick'in roman ve kısa hikayelerini bir kısmı ölümünden sonra senaryolaştırılıp film olarak büyük beğeni kazanmıştır. Bunların arasında en ünlüleri, yönetmen Ridley Scott tarafından "Blade Runner" adıyla 1982 yılında çekilen "Do Androids Dream of Electric Sheep'" (kitap olarak Türkiye'de basımı: 1996, Bıçak Sırtı, Кavram Yayınları; 2006, Android'ler Elektrikli Koyun Düşler mi', Altıkırkbeş Yayın) ve 1965 yılında yazdığı "We Can Remember It For You Wholesale" öyküsünden yola çıkılarak yönetmen Paul Verhoeven tarafından çekilen 1990 yapımı "Total Recall" filmleridir. Her iki film yapılmış en iyi bilim-kurgu filmleri arasında yer almaktadır. PKD 'nin 1956 yılında yazdığı "The Minority Report" adlı öyküsü yönetmen Steven Spielberg tarafından 2002'de filme alınmıştır. Dick'in yazdığı bilim-kurgu romanlarını türünün diğer örneklerinden ayıran en önemli özellik, gelecekte gerçekten olması muhtemel olaylarla birlikte toplumsal değişimleri genellikle "çalışan sınıf" çerçevesinde ele almasıdır. Dick toplumsal konuların yanı sıra siyasi ve metafizik konuları da ele almış, romanlarında tekelci şirketler ve otoriter hükumetler bolca yer bulmuştur. Özellikle erken dönem romanları, "gerçeklik" kavramının sorgulanması üzerine kuruludur. Önemli romanları arasında: Martian Time-Slip (1964, Mars'ta Zaman Кayması), The Penultimate Truth (1964, Sondan Bir Önceki Hakikat), The Three Stigmata of Palmer Eldritch (1965, Palmer Eldritch'in Üç Bilmecesi) ve Ubik (1969) sayılabilir. The Man in the High Castle (1963, Hugo Ödülü sahibi) (Yüksek Şatodaki Adam) romanı birçok eleştirmen tarafından Dick'in başyapıtı olarak gösterilmiştir. Dick, adı geçen romanları ile Amerikan Ulusal Kütüphanesi 'nde yer almaya hak kazanan ilk ve tek bilim kurgu yazarı olmuştur.

Doğum tarihi: 16 Aralık 1928, Şikago, Illinois, ABD

Ölüm tarihi ve yeri: 2 Mart 1982, Santa Ana, Kaliforniya, ABD


Marguerite Duras, Fransız yazar. Çocukluğu ve gençliği Çinhindi'nde geçti. 1932'de Fransa'ya geldi. Paris'te hukuk ve matematik öğrenimi gördü. II. Dünya Savaşında Fransız direniş hareketine katıldı. Savaştan sonra yönetmenliğini A. Resnais'nin yaptığı "Hiroshima, Mon Amour" (Hiroşima Sevgilim, 1959) adlı filmin senaryosuyla üne kavuştu. Romanlarından birçoğu sinemaya uyarlandı: "Un Barrage Contre le Pacifique" (Pasifiğe Karşı Bir Baraj, 1950; "Okyanusa Karşı" adıyla Rene Clément tarafından), "Moderato Cantabile" (1958, Peter Brook tarafından filme alındı). "Musica" adlı filmle yönetmenliğe geçti (1967). Senaryolarından başka, tiyatro yapıtları da kaleme aldı. İlk romanlarında J. Steinbeck ve E. Hemingway'in etkisi görülen Duras, daha sonra "yeni roman" türüne bağlı kalarak, kendine özgü bir üslupla yazdı. "Des Journées Entières dans les Arbres" (Bütün Gün Ağaçlarda, 1954) adlı öykü kitabı da sinemaya aktarıldı.

Doğum tarihi: 4 Nisan 1914, Gia Định Province

Ölüm tarihi ve yeri: 3 Mart 1996, Paris, Fransa

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube