Dostluk Ormanı- 2.Bölüm



Kara Çitler Muhabbet Ormanı’nda, Tomurcuk ve dostlarının etrafı sarılmış. Oldukça şişman olan köpeklerden biri Tomurcuk’un üstüne çullanmak için sıçramış. Tomurcuk kendini korumak için geriye birkaç adım atmış. Onun üstüne atlamak için sıçrayan kahverengi kürklü köpek, Tomurcuk’un ayak uçlarına kadar yerde yuvarlanmış. Arkadan Tomurcuk’un kuyruğunu ısırmak için yeltenen uzun bacaklı siyah köpek, delici siyah gözlerini etrafını saran tavşanlara kilitlemiş. “Bu küçük tavşandan çok güzel akşam yemeği olur.” diyen siyah köpek, eliyle Pan’ı işaret etmiş. “Sakın dostlarıma dokunma.” demiş Tomurcuk. “Yoksa…”


Tomurcuk’un dudaklarının arasında kalan cümlenin devamı, korkudan yarım bırakılmış. Tomurcuk’un korktuğunu anlayan siyah köpek, patileriyle Pan’ın başını okşamış. Siyah köpek, aniden patisiyle Pan’ı alıp ağacın altındaki gölgeye fırlatmış. Biricik oğlunun gözlerinin önünde bu hâle düşmesine üzülen Piter, daha fazla dayanamayıp siyah köpeğin üstüne atlamış ve onun kulağını ısırmış. Canı yanan siyah köpek, hareket halindeyken bu sebeple birden sendelemiş. Siyah köpek o esnada yere düştüğü için bayılmış. Baygın olduğu için de Tomurcuk’un kuyruğunu ısıramamış.


Piter, oğlu Pan’ın yanına, ağacın gölgesine gitmiş onu yerden kaldırırken “İyi misin?” diye sormuş. “İyiyim.” diye karşılık veren Pan, bakışlarını Tomurcuk’a çevirmiş. Tomurcuk’un etrafında bir yandan patilerini tutan diğer yandan da onu çekiştiren birkaç beyaz köpek olduğunu görmüş. Gördüklerine dayanamayan Pan, eliyle Tomurcuk’u işaret ederek babasına seslenmiş. “Oraya bakar mısın? Tomurcuk’a yardımcı olmalıyız.”


Piter diğer tavşanlara da seslenmiş ve hepsi birlikte Tomurcuk’a yardımcı olmak için beyaz köpeklerin üstüne atlamışlar. Hatta olanlara şahit olan Kara Çitler Muhabbet Ormanı halkı, bu olanlara göz yumamamış. Birkaç sincabın da beyaz köpeklerin üstüne atlamasıyla, beyaz köpekler geri çekilmiş. Dostluk, kardeşlik ve dayanışma içerisindeki ormanda tavşanlar ve sincaplar sayesinde Tomurcuk kurtulmuş. Hafif yaralanan Tomurcuk’un sırtından baş aşağı kırmızı dikenler varmış. Bu dikenlerin verdiği acıyla inleyen Tomurcuk’un yanına en yakın dostu Pan gelmiş.


Tomurcuk, Pan’dan destek alarak Dostluk Ormanı’na doğru yürümeye başlamış. Hep beraber Dostluk Ormanı’na varan hayvanlar teker teker yuvalarına dönmüşler. O gece yetişkin tavşanlar bir toplantı yapmak üzere bir ağacın kovuğuna toplanmışlar.

“Bu gece buraya toplanma nedenimizi hepiniz biliyorsunuz arkadaşlar.” demiş Piter. “Evet, ne yapacağımızı düşündün mü Piter?” demiş kulakları kısa, kırmızı gözlü beyaz tavşan.

“Düşünüyorum ama ne yapacağımızı bilmiyorum.” Demiş Piter. “Sizi bu gece, bu yüzden buraya topladım.”

“Nasıl yani?” demiş arkadan gelen bir ses. “Ortada koca bir sorun var ve bizler ne yapacağımızı hâlâ bilmiyoruz. Yine de umutlu olmak gerek. Hep beraber düşünürsek kayda değer bir şeyler buluruz.”

“O zaman hep beraber düşünelim arkadaşlar.” demiş kovuğun girişinde bekleyen sarı kedi Zeze. Tavşanların arasına karışan Zeze, önceden her şeyi dinlediği için olup bitenden haberdarmış. O gece uzun uzun konuştuktan sonra bütün tavşanlar ve Zeze yuvalarına dönmüş.


Gün doğumuyla gözlerini açan Piter gün boyunca Dostluk Ormanı’nı delik kovuk tek tek dolaşmış. Bütün orman halkını meşe ağacının gölgesinde yapılacak toplantıya çağırmış. O gün ormandaki hayvanların hepsi merak içinde toplantı yerine gelmişler. Ne olduğu hakkında fikri olmayan hayvanlar, kendi aralarında konuştukları için fısıltılar uğultulara dönüşerek Dostluk Ormanı’na köşe bucak yayılmış.


“Susun!” diye bağıran kızıl renkli tilki, bu uğultuya son vermiş. “Buraya kendi aramızda sohbet etmeye değil, dostumuz Tomurcuk hakkında konuşmaya geldik.” Zeze öne atılarak, “Eğer bir çözüm bulmazsak Tomurcuk çok zor durumda kalacak.” demiş. “Bizden birine zarar gelmesini istemeyiz.”


Editör: Demet Yener

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube