DOLAR NEDEN ARTAR veya DÖVİZ NASIL DEĞER KAZANIR?

En son güncellendiği tarih: May 9


Çağdaş Balıbey // Editör: Ceren Güzel

İlgili veya ilgisiz herkes tarafından son günlerde en çok merak uyandıran soru bu olsa gerek. “ Döviz nasıl bu kadar değerlendi!” Eğer ki makaleyi okumaktaki temel amacınız sadece bunun cevabını almaksa sizi fazla uğraştırmamak ve makalenin tamamını okuma zahmetine girmenizi engellemek adına hemen açıklıyorum:

Döviz yani yabancı ülke para birimleri bulundukları bölgede azaldıkça değeri artar. Buna bir örneği ise şu şekilde son günlerin en popüler para birimi olan Dolar üzerinden açıklayayım.

Dolar =Karpuz

Evet! Bu açıklamada Dolar’ı karpuz olarak kabul etmeniz gerekiyor. Bu deneyde aklınıza kocaman, içi kıpkırmızı bir Diyarbakır karpuzu getirin ve şu an da karpuzun kilogram satış fiyatını düşünün. Yaz olmasından dolayı ortalama bir karpuzun kg fiyatı 2 TL .Peki birde kış aylarını düşünün. Kış aylarında aynı karpuzun kilosu 50-60 TL arası ...Peki bu neden böyle? Sebebi az önce dövizde de açıkladığımız üzere yazın karpuzun bol olması, kışın ise olmamasından kaynaklanır....Tıpkı şu an Dolar ve Euro'da yaşandığı gibi piyasalarda azalmaya başladıkça değerleri artmaya devam edecektir.

Umarım size Dövizin neden arttığını anlatabilmişimdir.

Biraz da derinlere inip şu an küresel bir facia gibi çekilen Dolar ve Euro’daki hızlı yükseliş trendini yakından inceleyelim ve buna neyin sebep olduğunu bulmaya çalışalım...

2008 yılı Eylül ayına kadar dışa dönük bir ekonomi politikası izleyen ABD’de ki tüm banka ve yatırım şirketleri ikinci dünya savaşından bu yana devam eden ABD'nin “Bize sat ama paranı bizde tut” politikası gereğince pek çok ülke parasını ABD menşeili bankalarda ve yatırım ortaklıklarında muhafaza ediyordu. Ve ABD kendisine ait olmayan paranın bolluğuyla yatırımlar yapıyor, desteksiz krediler dağıtıyordu. Bu durum ise paralarını büyük bir çoğunluğunu ABD’de tutan ülkelerde istedikleri meblağlarda kendi paralarını kullanmalarına engel oluyordu. Bu yüzden Obama’nın gelişinin hemen ardından *Asia Pivot uygulaması ile Çin'i de engellemeye çalıştı Ancak takvimler 2008'in son çeyreğini gösterdiğinde bazı taşlar yerinden oynamaya başladı. Bu taşların büyük bir kısmının oynamasına atılım içerisine geçen Çin ve Hindistan sebep oldu. ABD’de bulunan paralarını blok blok geri çektiler ve ABD ‘ye “bu iş bitti” dediler. Ardından yaşananların zaten pek çoğunu biliyorsunuz. Batmaz denilen Lehmann Brothers gibi pek çok şirket artık antika değeri taşıyan levhalara dönüştü. Durum o kadar vahim bir hal aldı ki ABD merkez bankası FED işlem yapamaz oldu zira merkezde para kalmamıştı...

Krizin şok etkisi çok sürmeden AB’ye de dokundu. Başta Almanya, İngiltere ve Fransa duruma hazır olduklarını belirtseler de İtalya, Yunanistan ve diğerleri pek hazır değilllerdi ve bu yüzden İtalya’da hükümet değişmek zorunda kaldı tıpkı Yunanistan’da olduğu gibi...Almanya geri alamayacağını bildiği borçları bu ülkelere verirken içi cız etti mi? Ettiyse ne kadar etti bilmem ama duruma daha fazla müdahale etmekte gecikirse ateşin kendini de yutacağını fark etmişti.

TRİPOD olarak adlandıracağımız üç ülke Almanya, Fransa ve İngiltere ellerindeki Dolar rezervini yaklaşık olarak 12 Trilyon Dolarlık 4 blok halinde piyasaya saldı ve bunu ABD'nin olmayan rezervini kullanarak 20 Trilyon dolar kadar para basıp para ihraç etti ve şu an yaşanan küresel krizi kendi lehine egemen bir güç olarak müdahale etti...

Gelişmekte olan ülkeler Dolar bolluğu içinde yaşadı. O kadar çok dolar vardı ki batık Yunanistan bile yeniden dikildi. Venezuella, Kolombiya'da güç dengeleri oturdu. Türkiye de borsa pek çok psikolojik barajı yıkarak geçti. Yancı Rusya (kripto ABD müttefiki) bile payından düşenleri hızlıca parselleyerek aldı.

(Rusya mevzuna bir sonraki sayıda daha geniş yer ayıracağım...)

Dünya ekonomisi yavaş yavaş rayına otururken Kalpazan ABD “Bu kadar bolluk yeter verin bakalım benim paramı.”dedi. Ve dolar yıllarca çakılı kaldığı 1.9 bandından yukarı fırlayarak 2.7 barajına çıktı. Ancak bu yeterli değildi. Güç sizdeyse zaten hiçbir zaman yetmez. Dönemin ABD başkanı Obama yumuşak davranışı ve ulusal güvenlikteki (FBI) vasat hareketleri dolayısıyla en fazla bu kadar ivme yakalanabiliyordu.

Neyse ki seçimler yaklaşıyordu da ondan kurtulacaklardı. Doğrudan bir suikast daha olsa “Eşeğin kulağına su kaçırmak” gibi olacağından o kadarını gözleri kesmedi. Hillary Clinton ve Donald Trump’ın girdikleri yarışı bir palyaço kazandı. Evet! Donald Trump olarak girdiği yarışı bir palyaço olarak kazandı...Komedi programları, TV programları hatta ve hatta SMACK DOWN yapmış bir show adamının kazandığı bir seçimden bahsediyoruz. Trump CIA'in aradığı adamdı. Bir deliydi, her şeyi söyleyebilirdi veya her şeyi yapabilirdi.G8 zirvesinde masaya çıkıp göbek atsa kimse bir şey demezdi. NATO toplantısında “Herkes çıksın ben kendi kendime toplantı yapacağım “dese yine kimse kızmazdı. Dünya onundu ve o bunun farkında olan bir palyaço olarak iyi yönetilmesiyle destekli olarak bol spekülasyon yaratacak hamle ile günümüze kadar olan süreçte dünyayı uyuttu...Almanya ile münakaşalı rolünü iyi oynadılar, tıpkı Rusya ile soğuk savaş tiyatrosunu iyi oynadıkları gibi...Bu göstermelik tartışma birden durağan doları 3 TL barajına çıkardı...

Suudiler ile iyi anlaştı. Hatta bir kürenin etrafında toplanıp cadı bile çağırdılar. Cadı gelmedi ama sinyal çakılarak giden dolarların ülkelerine geri dönmesi sağlandı. Obama’nın tam manasıyla beceremediği “Suriye iç savaşını” iyi körükledi. Fransa'ya, İngiltere'ye tehdit edilen Türkiye'ye sağlam silah sattı ve piyasada bol miktarda bulunan Doları oluk oluk bölgeden topladı. Venezuella’da ve Meksika’da kaybolan milyonlarca doları üç haftada çekerek para birimlerini kendi para birimlerinin 20'de 1'ine denk getirdi.Büyük başarı sağlandı ve 2016'nin son evrelerinde 3.75 barajı TL bazında yakalandı. Ancak yine bir şeyler tıkandı ve Trump her ne olduysa bu işten vazgeçti. Malum bu iş sonunda kendi yatırımlarına dokunacaktı ve dokunmaya başlamıştı da .Amma velakin kendinin bile nasıl kazandığını anlamadığı seçimde bazı tuhaflıklar belirmeye başladı. Pek çok bakanı değişti. Yetmezmiş gibi kripto Amerika Müttefikinden yardım aldığı dillendirildi. ”Devamını getirmezsen sana yapacağımızı biliriz.” denildi ve o da kabul etti.

Sonra mı ne oldu? Dolar fırladı ve Bitcoin denilen ne idüğü belirsiz şey ortaya çıktı. Kimin kurduğu dahi bilinmeyen kaynağının ne olduğu dahi anlaşılmayan Kripto paralar ile dolar akışı Çin’deki balıkçıdan tutunda Malezya’daki marangoza kadar herkesin cebine girdi. Hedef oydu zaten “Dipten kum çıkarma” diye uydurduğum metotla dolarları bloklar halinde aldılar. Gerisi büyük lokmalar halinde zaten kendilerini bekliyordu...

Ve denemsi Venezuella, Meksika'da yapılan kriz sanrıları hedefine koşarken bizde Euro'nun yükselmesiyle kendini belli etti. Elbette ki Euro'da yükselecekti. Çünkü AB ülkeleri geçmişte yardım ettiği ABD'den bir şey koparmadan böyle bir organizasyon içine girmezdi. Tüm dünyayı kıskaca alarak geliştirdikleri hamle şu an TL'de kendini 7 TL üzerini vuran Euro ve 6.5 barajına destek alan Dolar olarak kendini gösterdi.

...Ve yeni dünya düzeninde var olma savaşı gelişmekte olan her ülkeyi içine alarak devasa bir ekonomik savaşı başlattı....

Bunları neden mi bir edebiyat dergisinde okuyorsunuz çünkü biz sosyaledebiyat.com 'uz ve sosyal çevremizi etkileyen her şey bizi yakından ilgilendirir ve bu gibi şeyler sizi hayata bağlar...Tıpkı kitaplar ve sanat gibi...

Ben Çağdaş Balıbey görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın bu arada az kalsın unutuyordum. Bayramınız mübarek olsun...


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube