COVİT-19’UN BİZDEN ALDIKLARI




Ölümlere sebep olan Korona virüsü aylardır birçok insanı hayattan koparması ile birlikte insanlardan çok daha fazla şey almıştır. Hayatımız söz konusu olmakla beraber özgürlüğümüzde elimizden gitmiştir. Dışarı çıkmak korkutucu bir hal alması yanı sıra psikolojik olarak çökmemize sebep olmuştur. Maske takmadan, eldiven takmadan dezenfektan veya kolonya yanımızda olmadan dışarı çıkamaz olduk. Eskiden oysa öyle miydi? Çantamızı alıp çıkardık. Kış bitmeden tatil planları hayal ederdik, "nereye gitsek, hangi şehrin yemekleri daha güzel, hangi eğlence mekânları daha iyi?" gibi birçok soru ile en beğendiğimiz yerde tatil rezervasyonu yapardık. Tatil için gerekli olan onlarca eşyayı temin edip yazın gelmesini heyecanla beklerdik şimdi öyle mi? Kesinlikle değil şu an tek derdimiz ölmemek.


Binlerce gencin yılardır hayallerini süsleyen mezuniyet törenleri. Hayat arkadaşı olarak bulduğu bireyle evlenmek, güzel bir düğün organizasyonu, üniversiteye gitme heyecanını yaşamak yerine acaba virüs bulaşır mı korkusu ile yaşamaya başladık. Ölmeden ölüm hayatını yaşamak gibi bir şey her gece başka bir dizinin yeni bölümünü izlemek için beklerken şimdilerde haberleri bekler olduk. Acaba vaka sayısı arttı mı, ölen kaç kişi var? Ve daha binlerde soru işareti ile yaşar olduk. Çok değil bundan bir sene önce biri çıkıp gelecek yaz bunlar olacak deseydi muhtemelen hiç kimse umursamazdı.


Gelecek planları kuramaz olduk, işsiz kalan binlerce insan olduk, yeni mezun olup hayatını kuramayan bireyler olduk, belki de neslimizi devam ettirmemiz için en doğal hakkımız olan çocuk sahibi olmak dahi bizler için birer hayal oldu. Oysaki ne kadar güzelmiş birkaç ay önceki yaşamımız. Misal benim onlarca planım vardı. Mezun olduğum gibi iş hayatına atılmak, araba almak, bilmediğim şehirleri görmek, festivallere gitmek belki ki bir gün evlenmek ama şu an öyle değil. Hayatımız al üst olmuş durumda... Yaşamak en doğal hakkımızken yaşamımızı elimizden almaması için doğada var olan bir virüs ile savaş halindeyiz. Şimdi kimler tatil planı yapmaya devam edebilir ki korkusuzca ya da hangi yazar okurları ile buluşup sarılabilir, ya da hangi müzisyen kapalı alanda binlerce insana korkmadan konser verebilir? Bence hiç kimse. Aslına bakarsak en doğal hakkımız diye yaşamın değerini bilmediğimizi öğrenmiş olduk. Yanımızdaki insandan bize daha yakın ölümü ne kadar da göz ardı etmişiz.



İnsanoğlu olarak doğayı yok etmek için bilerek veya bilmeyerek açtığımız savaşı kaydediyoruz aslında kaybettiğimiz bir savaşı kazanarak soyumuzu yok ediyoruz.



Evlerimizde mutluluğu bulduğumuz, aslında varlığından haberdar dahi olmadığımız onlarca kitap, müzik, film ve dizilerle kucaklaştığımız bir dönem. Bizden aldığı onlarca şey olmasına rağmen belki de hayatın bizler için vermiş olduğu bir armağandı. Bazı şeyleri görmemizi sağlayan virüse, ölmemek için vermeye başladığımız bu savaşa yaşayarak ve önlem alarak direneceğiz.



© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube