BUGÜN GÜNLERDEN CANER SAYAK-RÖPORTAJ

En son güncellendiği tarih: May 9


Renkli kişiliği ve birbirinden farklı özellikleri ile tanınan Ringlerin Pitbul’u lakaplı boks dünyasının efsane ismi, Milli boksör, Antrenör( Ressam, Kitap kurdu, dövme sanatçısı vb.yakın zamanda muhtar adayı )Caner SAYAK ile sosyaledebiyat dergisi okurları için buluşup merak edilen soruları sorduk.


1.Çok yönlü kişiliği ile bilinen Caner SAYAK kimdir?


Milli boksörüm ama boksör olmadan önce 1989 yılında farklı spor dallarında yolculuğum başladı.1994 yılında ise boksa başladım.2014 yılında kadar bu branşta devam ederek bir çok ulusal ve uluslararası başarılar kazandım.2004 yılında Milli Sporcu kontenjanı ile Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Öğretmenliği Bölümüne yerleştim. Mezun olduktan sonra ise farklı işler yapmak yerine boksa hizmet etmek amacıyla Muğla Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde antrenörlük yapmaya başladım. Farklı alanlara olan ilgim çocukken yanımdan ayırmadığım mizah dergileri ve okuma alışkanlığımdan gelmektedir. Bu sayede bende merak uyandıran ve ilgimi çeken alanlara yönelerek tecrübe edip bunları hobi edindim. Bu hobilerime halen devam etmekteyim.


2.Unutamadığı anısı ya da unutamadığı maç var mıdır?


2004 yılında Güney Kore'de yapılan Dünya Şampiyonası Çeyrek Finali'nde bir anlık rehavetim yüzünden karaciğerime aldığım bir darbe ile maçı kaybettim. Oysa maçın favorisiydim. Maçı kaybettiğim Rus rakibim benim yerime birincilik kürsüsüne çıktı.


3.Klişe ama neden boks, boks olmasa hangi spor dalı olurdu? Ya da boksör olmasaydınız ne olmak isterdiniz?


Esas itibari ile spora çok farklı branşlarda başladım. Karate, basketbol, futbol, güreş, taekwando gibi sporları denedim. Ama çıkan her olayda yumruklarımı kullanmam ve yaptığım bu spor branşların hepsi beni boksa yönlendirdi. Bulunduğum yerde boks branşı olmasa bile boks yapmak için başka bir ile giderdim. Boks olmasa idi bilime hizmet eden bir meslek grubunda yer almak isterdim.


4.Boks dışında neler yapıyorsunuz?


Profesyonel olarak bisiklet biniyorum. Formumu korumak için kısa mesafe koşulara devam ediyorum. Arkadaşlarımla bir araya gelerek bilim, gündem ve spordaki gelişmeler üzerine sohbetler edip ilgi alanlarıma yönelik kitaplar okuyorum.


5.Boks hayatınıza neler kattı? Neleri götürdü?


Boks hayatıma bir çok şey kattı. Kin ve kibir duygularını ortadan kaldırdı. Sosyal statü, toplumsal özgüven sağladı. Yardımlaşmayı, sinirlerime hakim olmayı, barış ve kardeşliği öğretti. İbrahim TENEKECİ’nin de dediği gibi ‘’Öyle bir kazanın ki kimseyi yenmiş olmayın.’’ sözlerini uygulamayı öğretti. Kazanımlar haricinde herhangi bir şey götürmedi.


6.Şampiyonluk nasıl bir duygu, size geri dönüşü nasıl oldu?


Şampiyonluk güzel bir duygu fakat hiçbir zaman bu sevinci dışarı yansıtacak düzeyde coşkulu bir şekilde yaşayamadım. Hem karakter yapım hem de rakibe olan saygım nedeni ile aşırı derece sevinç gösterilerim olmadı.


7.İlk başlarda şiddet içerdiği söylense de son zamanlarda boks sporuna aşırı derece de ilgi gösterilmesini neye bağlıyorsunuz?


Boksun ringde belirli kurallar çerçevesinde yapıldığı için şiddet içerdiği söylenemez. Müsabakalardaki tüm kurallar sporcu sağlığının korunmasına yöneliktir. Spor biliminin gelişmesi, sporun öneminin artması ve boksun farkındalık yaratması gibi nedenlerden ötürü boksa olan ilgi artmıştır.


8.Gençler neden bu sporu seçmeli?


Ergenlik dönemindeki gençlerin kişiliklerini belirlenmeleri hayattaki yollarını bulmalarında yol gösterici bir spordur. Asabilik, hırçınlık gibi duyguları yok eder. Çünkü boks sinir sistemini kontrol altına alan bir spor dalıdır. Bu spor gençlere iyi örnek olur ve günümüzde medyada yarışma adı altında lanse edilen içerisinde bencillik barındıran; bu ödül senin, senin ise bunu sen yemelisin, sen şampiyon olmasın ve kimse ile paylaşım yapmamalısın gibi anlayış geliştirip gençlerin temiz zihnini kirleten etmenlere karşı koruyuculuk yapan olimpik bir spordur.


9.Federasyona bağlı kaç sporcunuz var? Sporcu olmak mı antrenör olmak mı zor?


2004 yılından bu zamana karşı toplamda 3000 aşkın öğrencim olmuştur. Bunlardan birçoğu ulusal ve uluslararası alanda başarılar kazanmıştır. Aynı branşta olmasına rağmen sporculuk ve antrenörlük tamamı ile birbirinden farklı şeyler. Sporcunun yapması gereken şeyler bellidir. Antrenör olmak içinse biraz psikolog, biraz ebeveyn, biraz öğretmen, biraz disiplini sağlayıcı otorite olmak gerekir.


10.Herkes boks yapabilir mi?

Sağlıklı olan her birey her yaşta bu sporu yapabilir.


11.Dışarıda çok kavga eder misin?


Çoğunlukla konuşarak sorunları çözmeyi tercih ederim. Kavga başvurduğum bir yöntem değil.


12.Neden dünya çapında boksörler yetiştiremiyoruz?


Birçok neden var: Sporun ülke tanıtımını sağlayan uluslararası bir reklam aracı olarak görülmemesi hali, hatalı ve yanlış spor politikalarının izlenmesi, antrenman programlarının güncel ve kişiye özel olmaması, bazı sistemsel eksiklikler gibi nedenlerden ötürü.


13.Gelişim sürecinde kendinize örnek aldığınız bir sporcu oldu mu?


Spora bakış açısı ve disiplin yönünden Amerikalı atlet Marion JONES’i kendime örnek aldım.


14.En beğendiğiniz boksörler hangileri?


Boksa getirdiği yenilikler, tarzı, duruşu ile Muhammed Ali ve ortak kamplardan arkadaşım olan karakteri, ahlaki yapısından dolayı Anthony Joshua.


15.Son günlerde yüksek ev kiralarından mağdur olan öğrenciler için yaptığınız eylemle gündeme geldiniz. Bildiğimiz kadarı ile de öğrencilerin yoğun olduğu bir bölgede muhtar adayısınız. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Muhtarlıkla ilgili ne gibi projeleriniz var? Ne gibi yenilikler yapacaksınız?


Öğrencilik dönemimde yüksek ev kiraları yüzünden çok mağdur oldum. Aynı mağduriyeti sadece öğrenciler değil toplumun hiçbir bireyinin yaşamaması için abartılı olan kira düzenini protesto ettim. Sadece öğrencilerin değil tüm mağdur insanların temsilcisi olmak ve insanlara her konuda yardım elimi uzatmak adına muhtar adayı oldum. Amacım sosyal yardımlaşmayı ve toplumsal dengeyi sağlama, ihtiyaç sahiplerine ihtiyaçları doğrultusunda hareket ederek danışmanlık yapma, usulsüzce yapılan seneler ve yüksek kiralarla yasal olarak mücadele etme. Mahallenin sorunlarını yerel yönetimlere aktarıp sorunları giderme. Projelerim ise daha önce olmayan yenilikler. Engelli bireylerin rahatça kullanabileceği reatif bir alan oluşturma. Bu alan içerisinde çeşitli yarışmalar ve herkesin sporu sevmesine yönelik yapılacak faaliyetler.


16.Son olarak sosyaledebiyat dergisi okurlarına ve takipçilerinize iletmek istediğiniz mesaj nedir?


Hangi spor dalı olursa olsun hayatınıza sporu yerleştirin ve heyecanınızdan hiçbir zaman vazgeçmeyin. Unutmayın ki asıl kaybeden her ne olursa olsun vazgeçenlerdir.


Editör: Kemal ALBAYRAK

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube