BONA DEA/ IŞILCA

En son güncellendiği tarih: Nis 18


Yazar Adı : IŞILCA

Kitap Adı : BONA DEA

Yayın evi : İNDİGO YAYINLARI

Basım Yılı : EKİM 2017 (1. BASKI)

Tür: FANTASTİK

Sayfa Sayısı : 616

*Okuma etkinliği için Işılca'dan "BONA DEA"yı okudum. Kitap guruplarında Işılca'nın kitaplarını çok gördüm ama okumak kısmet olmamıştı. Fantastik / aşk türü bana göre değil. Aşk romanı okumaya lisede Barbara Cartland ile; fantastik okumayı 2007'de Harry Potter ve Ölüm Yadigarları ile bıraktım; son kitabı da sevemedim zaten. Serinin ilk kitaplarının verdiği tat kalmamıştı. Fantastik romanlara aslında orta okulda Jules Verne kitaplarını okumayı bitirince veda etmiştim, Harry Potter bu vedayı kırmıştı. Ama bu fantastik film seyretmiyorum demek değil.

*Işılca; Işıl Şenyüz, Almanya doğumlu, İstanbul'da büyümüş. Tatile gittiği Antalya'ya yerleşmiş. Bir kızı var. Bir otelin muhasebe bölümünde çalışıyor. Alerjisi olduğu halde çiçeği, böceği, toprağı, hayvanları seviyor.

*Geleceği baştan yazmamız gerek... Ateş ve su gibiydiler… Dünyanın geleceği, birbirlerinin kaderiydiler. Fedakarlığın kelime anlamı, aşkın yansımasıydı ruhları. İmkansızlık umuda aşık oldu, umut ise fedakarlığın peşine düştü. En eski zamanın kollarında karanlık diyarların ışığı Lucas, ruhunu buldu. Gecenin kızı Lssya, ışığa aşık oldu ve tutku esarete dönüştü. Kehanetin gölgesinde amansız bir aşk… (Arka kapak tanıtım yazısı)

*Uzun zamandır fantastik kitap okumadığım için adaptasyonum zor oldu. Acaba kahramanlar kim, ne tür fantastiklik var derken; bir baktım hepsi var. Cadılar, vampirler, kurt adamlar, arada kalanlar, sonradan olanlar... Bu kadar ırkın arasında gözlerim Wolverine'ı, Frankestein'ı aradı. Tabii vampirler ve kurt adamlar bir arada olunca ister istemez aklıma Twilight ( Alacakaranlık) filmleri geldi. Alacakaranlık (Twilight), Stephenie Meyer'in yazdığı vampir-aşk romanı, 2005'te yayımlandı. 2008'de Catherine Hardwicke'in yönetmenliğinde baş rollerinde Kristen Stewart (Bella Swan) ve Robert Pattinson (Edward Cullen) olduğu film uyarlaması yapıldı. Ama okurken benim gözümde Lucas, Tom Cruise olarak canlandı. Vampirle Görüşme filminin etkisi herhalde ( ya da yaşıma daha uygun).

*Baştan ön yargı ile olmasa bile kuşkuyla okumaya başladım. Sonra fark ettim ki karakterler, olaylar yerine oturdukça sardı, elimden bırakamadan okuyorum. Belki uzun süredir okumadığımdan, belki çok üst üste aynı tarz kitap okuduğumdan benim için bir mola oldu değişik tarz okumak. Söylemeden geçemeyeceğim; baskı hataları vardı, bu da böyle bir yayın evi için hoş değildi. 


*Aşk bir yanda, dünyanın geleceği bir yanda; kendi istekleri bir yanda, sorumluluklar bir yanda. Bir tarafta sorumluluklar, yapılması gerekenler; bir tarafta bunun sonuçları, en yakınlarının üzülmesi. Kişi ikilemde kalınca ne yapar? İki tarafta aynı değerde ise, sorumluluk sonucu yapılması gerekenlerin sonuçları diğer tarafın kötülüğüne ise kişi nasıl karar verir? Seçiminde öncelik nedir? Ve daha bir sürü soru...

*Irkınız, cinsiniz ne olursa olsun yaşamda iyiler kadar kötüler ve yaptıkları kötülükler var. Anlayamadığım bu kötülükleri yapma sebepleri; iktidar açlığı ile diğerlerine hükmetme hırsı, üstün olma çabası. Bu hırs gözlerini bürüyünce vermeyecekleri taviz, yapmayacakları kötülük yok maalesef, sonuçlarını düşünmeden.

*Bölüm başlıkları çarpıcı, her biri vecize gibi:

&Vicdan insanın içindeki Tanrı'dır.

&Bulutlar ağlamasa, nasıl gülerdi yeşillikler...

&Aile kralların bile giremediği kaledir...

&Adaleti dünyaya sor, sana en iyi cevabı verecektir.

&Günah mı şeytandan, şeytan mı günahtan doğdu...

&Kaderin kucağına düşmek gibiydi aşk...

&Cehennem boş, tüm şeytanlar burada...

*Baştan zorlansam da sonu keyifli geldi, pişman olmadım. Bu sınırsız hayal gücü için yazarı tebrik ederim, verdiği emek için teşekkürler. Fantastik/ aşk tarzını sevenler okumalı; değişik bir tarz denemek isteyenler, tarzları dışına çıkmak isteyenler de rahatlıkla okuyabilir. Sizlere "Addio" derken Bona Dea'dan birkaç alıntı bırakıyorum:

+ Tanrı, gözdesinin gönlünden geçeni anlamıştı. Dünyaya geçmek isteyen bütün ruhlara tek bir şartla izin verdi. Ölüm onları er geç bulacaktı.

+Zaman mefhumu olmadan yaşamaya alışmış ruhlar, ölmeyecek gibi yaşayıp hırslarında kayboldular. Cennetin yansıması dünya yavaş yavaş cehenneme döndü. Böylelikle denge bozuldu.

+Irkların üstünlük hevesi zamanla dünyayı bir kaosa sürükledi. Huzurun yerini savaşlar aldı.

+Hayat bitti dediğiniz anda tekrar başa sarıyordu. Nefes aldıkça umut bir yolunu bulup tekrar doğuyordu.

+Lucas asırlardır yalnızdı. Oysa vampirler çift yaratılmıştı. Vampirler öyle ya da böyle ruh eşini bulur, birbirlerine yaşam kaynağı olurlardı. Yalnız kalan bir vampirin bir yanı hep eksik kalırdı.

+"Sadakatim dürüstlüğümün anahtarıdır."

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube