BİR MELEK DİLİYORUM

En son güncellendiği tarih: Nis 20


Hastane odasındaki yatağından destek alarak ayağa kalktı Melek. Ağrıları vardı. Kollarında serum iğneleri canını yakıyordu. Ama şu andan itibaren onu o odada hiçbir güç tutamazdı. Önemli bir ameliyat geçirmişti. Fiziken ve ruhen yorgundu. Ama yine de onun yanına gitmek istiyordu. Uzaktan bile olsa görmek, gözlerine bakmak '' işte bitti kurtulduk '' demek istiyordu. İki ablasının kollarında çıktı yataktan Melek. Yavaş yavaş yürüdüler servis koridorunu. Canından bir parçası bir kat aşağıdaki serviste yatıyordu.


Çok farklı bir duygu, tarifi imkansız hisler içinde tatlı tatlı ağrısını çekiyordu. Günlerdir yaşadığı sıkıntılar, stresler, olumsuzluklar artık bitmişti. Yapılan tahlillerden kolları mosmordu. Melek'e o ilk gün doktorlar '' olmaz sen daha çok gençsin bunu göze alamayız sen git başkası gelsin '' demişlerdi. İkinci kez tekrar çağrıldı Melek, bu sefer de yapılan tetkiklerde göğsünde bir kitle tespit edildi. Ve hayaller tamamen suya düştü. Artık başka bir çare kalmamıştı. Peki şimdi ne olacaktı? istemediğimiz tedavi mi devreye girecekti?


Merdivenlerden indiler birlikte. Odaya doğru yavaş adımlarla yaklaştılar. Oda kapısını açan Melek oldu. İkinci defa açtı kapıyı Melek. Elinde kıymetli bir anahtar vardı. O kıymetli anahtarla büyük bir kapıyı açmıştı. Ve şimdi açtığı o kapının elini tutup görevini tamamladığını söylemeye gelmişti. Kapıyı açtı melek. İşte canından ötesi tam karşısında yatakta yatıyordu. Gözleri açıktı. Melek'i görünce gülümsedi. Yatakta yatan, Melek'i düşünüyor. Melek ise yatakta yatan kişiyi düşünüyordu. Sarılamadılar, dokunamadılar o an birbirlerine. Çünkü yasaktı. Ancak maske takarak ve odanın dışında kalarak hastayı görmek mümkündü. Gözler doldu, yanaklardan sevinç gözyaşları, döküldü. Vefa, deva, şifa gözyaşlarıyla sarılabildiler. Teşekkür etti minnet duydu yatakta yatan hasta. Melek için belki de o an en zor andı. Teşekkür almak onun için hakaretti. Bunu teşekkür almak, minnet duyulmak için yapmamıştı. Abisinin hayatını kurtarmak için yapmıştı.


5 senedir böbrek yetmezliği ile savaşan abisine bir böbreğini hayatta iken bağışlamıştı. Melek daha 25 yaşında gencecik bir kız, abisi 38 yaşında 6 senedir kronik böbrek yetmezliği ile savaşan bir hasta. Teşhis konulduğu dönemde böbrek fonksiyonları çok gerilemişti. Doktorlar diyalize hemen girmemesi için uzun soluklu bir tedavi yöntemi uyguladılar ama zamanı gelmişti işte. Acilen donör bulmak gerekiyordu. Melek 'in abisinin acilen böbrek nakli olması gerekiyordu. Yoksa diyalize bağımlı bir hayat yaşayacaktı. Bu kararı vermek çok zor. İki böreğinden birini başka birine halen hayatta iken vermek, bağışlamak çok kolay bir karar değil. Bu kararı verip sonradan vazgeçenler de mutlaka olmuştur. Gönüllü olarak donör olan ama olumsuz test sonuçları ve organ doku uyuşmazlığı nedeniyle donörlüğü iptal edilenler de olmuştur. Hatta ne ailesinde ne de çevresinde ona uygun bir verici bulunmayan da çok fazla. Maalesef ülkemizde organ bağışı oranı çok düşük. Kadavradan nakil bekleyen binlerce hasta mevcut herkes Melek'in abisi gibi şanslı değil.


Melek abisine böbreğinin birini verebilmek için bir çok badire atlattı. Bunlardan en önemlisi göğsünde çıkan kitleydi. Günlerce hastaneler, doktorlar gezdi. Günler sonra, kitleden alınan biyopsi sonucu temiz çıkınca, artık nakil vermek için önünde hiç bir engel kalmadı. Bir an bile düşünmeden,tereddüt etmeden çok sevdiği abisine hayat vermeyi istedi. Önemli bir farkındalık yarattı. Organ bağışının ne kadar önemli olduğunu insan başına gelince daha mı iyi anlıyor? Belki de evet. Kadavradan organ bekleyenlerin ömrü hızla kısalıyor. Yaşı yok, cinsiyeti yok. Zengini, fakiri yok.


Paranın bile açamayacağı tek kapı belkide organ bağışıdır. Biliyoruz ki, kısa öykümüzün kahramanı Melek gibi insanlar bulmak çok zor. Ama imkansız değil. Hala hayatta iken gidin bir organ nakil merkezine başvurun. Ve organlarınızı bağışlayın. Ve hala hayatta iken yanı başınızda bulunan hastanıza destek olun. Bir insana organ bağışlamak ona yeni bir hayat vermek gibidir. Ve bunun mutluluğu hiç bir bedele denk düşmez.


3 ve 9 Kasım arası Organ Bağışı haftası vesilesi ile tüm hastalara şifa diliyorum. Hikayede adı geçen verici Melek benim kız kardeşim (ismi değiştirilmiştir.) yine hikayede hasta alıcı erkek kardeşimdir. Umarım herkes bir gün bu mutluluğu yaşar ve yaşatır.


* Bu bir 3 ve 9 Kasım arası Organ Bağışı haftası farkındalık yazısıdır.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube