BİR İÇLİ SAZMIŞIM, DERDİME YANMIŞIM… *

En son güncellendiği tarih: Nis 23



Hayatının bir döneminde eski 45liklerle tanışmış herkesin mutlaka sevdiği bir Tanju Okan şarkısı vardır; genelde de bu şarkı Türk Popu’nun gelmiş geçmiş en efsanevi şarkılarından biri olan “Kadınım”dır. Şarkı plâk yapıldığı 1974 yılından bu yana, sevdiğine “O kapıyı kapat, elini ver bana. Dışarıda yalnız üşüyorsun” diyenlerin de, diyemeyenlerin de iç sızısı oldu. Tanju Okan’dan sonra, yıllar içinde şarkıyı söylemeye cesaret eden olsa da, onun yorumuna yaklaşabilene ben henüz tanık olmadım.


Tanju Okan 27 Ağustos 1938 tarihinde doğdu, yani bu ayın sonunda 81 yaşına basacak. Bu güçlü melânkolik ses, ülkeye gelmiş en güzel erkek seslerinden biri. Çocukluğundan beri müziğe yatkın olan Okan, bir dönem İtalya’da şan eğitimi aldıktan sonra, askerliği sırasında, Ankara Orduevi’nde sahneyle tanışır. Askerlik sonrası Orhan Sezener Orkestrası’nda solistlik yapmaya başlar. Bu güçlü ama bir o kadar da duygulu sesin ünü kısa sürede İstanbul’a ulaşır ve Tanju Okan 1960’ların başında İstanbul’a taşınarak orkestra solistliğine devam eder. Çeşitli dillerde şarkılar söylemektedir. 1964 yılına gelindiğinde, Belgrad’da yapılacak Balkan Müzik festivali’nde ülkeyi temsil etmesi için bir Millî Orkestra kurulur ve solist olarak da Tülây German, Erol Büyükburç ve Tanju Okan seçilir. Balkan ülkelerinden gelen orkestralar iki gün boyunca Taş Meydan’da yarışma parçalarını seslendirir. Tanju Okan yarışmada, modernize edilmiş “Kundurama kum doldu” ve “Kâtibim” türküleriyle, Selim Özer’in bestesi “Soy feliz sin tu amor” ve Domenico Modugno’nun bestesi “Stasera pago io”yu seslendirir. Yarışmada seyircilerin etkilenmemesi için şov ve dans yasak olmasına karşın, Okan, elinde içki kadehiyle, sarhoş taklidi yaparak söyler şarkısını ve şarkının bitiminde kadehi sahneye fırlatıp kırar. Seyirciden çok büyük ilgi görür; 7 dakika boyunca ayakta alkışlanır. Jürinin olmadığı yarışmada, kronometreyle alkış süresi ölçülmektedir ve birincilik seyircilerden en çok alkışı alan Millî Orkestra ve solistlerinin olmuştur. Tanju Okan’ın ilk plâğı da Belgrad’da, bu yarışma sonrası yayımlanır. “Kundurama kum doldu” isimli yarışma şarkısını seslendirdiği EP, Türkiye’de yayımlanmaz ve günümüzde nadir bulunan plâklardandır.


Türkiye’de ilk plâğı ise, yarışmadan 1 yıl sonra, 1965 yılında yayımlanır. Belgrad’da söylediği iki yarışma şarkısı da, farklı düzenlemelerle ikinci 45lik olarak piyasaya sürülür. Daha önce Erol Büyükburç için birkaç İngilizce şarkı sözü yazmış olan Fikret Şeneş, ilk Türkçe şarkı sözünü Tanju Okan için yazar; Frank Sinatra şarkısı “Strangers in the night” Tanju’nun yorumuyla “İki yabancı”ya dönüşür. Hem söz hem yorum olarak çok daha iyi olmasına karşın bu şarkı, Fecri Ebcioğlu’nun sözlerini yazdığı Ajda Pekkan versiyonu kadar ses getirmez. Rüçhan Çamay’la birlikte popun ilk düetlerinden sayılabilecek bir 45lik yapar. Bu dönemde, müzik çalışmalarının yanında sinema filmlerinde de rol almaktadır. Türkiye’de müzik çalışmaları yapan Patricia Carli’nin ısrarıyla Fransa’ya gider ve Barclay firmasıyla anlaşma imzalar. Carli, o yıllarda Türkiye’de çok sevilen “Samanyolu” şarkısını Okan’a söyletmek ve bu güçlü sesi dünyaya tanıtmak istemektedir. Fransa’da bir 45lik yayımlanır ama ekonomik güçlükler nedeniyle uzun süre orada kalması mümkün olmadığından bu plâk sonrası geri döner. Bu 45lik de nadir bulunan plâklarındandır.


Ve takvimler 1970 yılını gösterdiğinde, Tanju Okan adı silinemez şekilde müzik tarihine kazınır. Çünkü dönemin en önemli prodüktörü Nino Varon ona yeni plâğı için bir şarkı bulmuştur. Bu şarkı “Hasret”tir ve Tanju Okan’ın en büyük hitlerinden biri olacak, ona altın plâk kazandıracaktır. Hemen ardından 1972 yılında ikinci büyük hit, “Öyle sarhoş olsam ki” gelir. 1973’te Nilüfer ve Modern Folk Üçlüsü ile birlikte, bir başka işbirliğine imza atar. Artık popun en büyük isimlerinden biridir, her şarkısı dillere düşmektedir.

1974 yılında ise Mehmet Teoman’ın Serge Reggiani’nin bir şarkısına yazdığı sözlerle ölümsüz “Kadınım” doğar. Sadece “Kadınım” ve “Beni benimle bırak” şarkı sözleri için bile müzik tarihimizde özel bir sayfayı hak etmiş Mehmet Teoman, bu şarkıyı Okan’ın büyük aşkı için yazmıştır. Plâk çok büyük satış grafiği çizer. Hâlâ sahaflarda çok sık rastlanan 45liklerdendir; döneminde de o kadar çok satmıştır ki, birkaç farklı kapakla piyasada bulmak mümkündür. Bu 45lik sonrası Philips firmasına transfer olur ve 1975 yılında ilk uzunçaları “Bütün şarkılarım” piyasaya çıkar. Philips’ten peş peşe hitler gelmeye başlar; “En güzel aşkı bulacaksın”, “Şerefe”, “Gözünde yaşlarla” sözleri Mehmet Teoman tarafından yazılan şarkılardır.


1975 ve 1976 yıllarında Türk Müziği tarzında yapılmış şarkıları, pop düzenlemelerle söylediği çok başarılı 45likler yayımlar; “Ayyaş”, “Gülünce gözlerinin içi gülüyor”, “Deli gibi sevdim” ve “Kemancı” bu dönemde yayımlanır. Yine bu dönem, Selâmi Şahin tarafından yazılan bir şarkıyı plâk yapar; “Benim en iyi dostum, içkim, sigaram. Onlar da terk ederdi, olmasa param” der. Yaşamı boyunca içki ve sigarayla dostluğu sürmüş, en yakın dostlarından Nino Varon’un deyişiyle bohem artistin iç döküşüdür bu şarkı. Söylediği her şarkıda kendinden bir iz vardır. Yine 1976 yılında, İstanbul Uluslararası 1. Film ve Müzik Festivali’nde Neco ile birlikte Türkiye’yi temsil eden iki şarkıcıdan biridir. 1978 yılında son 45lik gelir; sözleri Mehmet Teoman tarafından yazılmış iki Cenk Taşkan bestesiyle, yine hit olur. Hem A yüzündeki “Parkta yatıyorum”, hem de B yüzündeki “Çocukluğum” çok sevilir. Aynı ekiple hazırlanan “Aç kapıyı” ve “Babamıza” şarkıları ise plâk olmaz ve Balet’ten yayımlanan bir kaset repertuarında değerlendirilir. Okan’ın son uzunçaları ise 1980 yılında yayımlanır. “Yorgunum” isimli albüm, Melih Kibar, Çiğdem Talû, Bora Ayanoğlu, Garo Mafyan ve Esin Engin gibi önemli isimlerle yapılmıştır; albüm hak ettiği ilgiyi görürken “Yorgunum” ve “Böyle mi olmalıydı” hit olur.


“Yorgunum”dan sonraki albüm, tam 8 yıl sonra gelir. Artık plâk dönemi kapanmıştır, albümler sadece kaset formatında yayımlanmaktadır. 1988 yılı albümü “Kime ne”, yine çok güzel şarkılar barındırmaktadır ve Tanju Okan yine devdir. “Kadehi, şişeyi kırarım”, “Haydi boşver be kadın”, “Hayâl olmuşsun”, “Çal çingene”, “Abbas” ve albüme adını veren “Kime ne”nin yanında, Tanju Okan, bir süredir yaşamakta olduğu Urla için de bir şarkı yapmıştır bu albümde. Bu albümü, 1992 yılında “Yıllar sonra/Kırlangıç” ve 1995 yılındaki son albümü “İşte Tanju Okan ‘95” izler. Bu albümler de kaset olarak yayımlanmıştır.


1995 yılında damar tıkanıklığı nedeniyle bir bacağı kesilmek zorunda kalan Tanju Okan, 23 Mayıs 1996 tarihinde “Hasret”i, “Kadınım”ı, “Parkta yatıyorum”u, “Haydar Haydar”ı, “En güzel aşkı bulacaksın”ı, içini döktüğü bütün o güzel şarkıları ardında bırakarak gitti. Tanıyan herkesin sesi ve yorumunun büyüklüğü kadar mütevazı kişiliğini de unutamadığı o büyük ses, çok erken bir yaşta sustu. Hep inandığı şarkılar söylemişti, şarkıları gibi yaşadı.


’95 albümü, aynı zamanda cd olarak da yayımlandı ve cd olarak yayımlanan ilk Tanju Okan albümüdür. 1999 ve 2001 yıllarında Odeon firması “Bir zamanlar, Best of Tanju Okan” adıyla 2 cd yayımladı. İkinci cd, sevenleri için hazine değerinde bir kayıt içermektedir; çünkü bu cd’de Tanju Okan tarafından kaydedilmiş ama o güne değin gün ışığına çıkmamış bir “Hancı” yorumu vardır. Bu albümlerin iyi satış yapması nedeniyle, “Kime ne” albümü de, içeriğine “Kadınım” şarkısı ilâve edilerek (ve kişisel favorilerimden “Hayâl olmuşsun” çıkartılarak) cd olarak yayımlandı. 2011 yılına gelindiğinde, sahne performanslarını içeren “Ve Tanju Okan Sahnede” albümü yayımlandı. Plâkların

yeniden moda olması nedeniyle, geçmiş yıllardan seçilerek piyasaya sürülen albümler arasında “Yorgunum” da farklı bir kapak tasarımıyla, 2018 yılında raflara geri döndü. Yine aynı yıl, farklı dönemlerde yaptığı türkü kayıtlarını içeren ve pek de özenli olmayan, sadece kazanç amacı güden bir toplama albüm de piyasaya sürüldü.


Şarkıyı kulağa değil, yüreğe söyleyebilmeyi, inanılır kılmayı ancak büyük sanatçılar başarabiliyor. Söylediği her sözcüğe hayat katan Tanju Okan, onu ilk duyduğum andan itibaren benim için o sanatçılardandı. O ne söylese inanırdım, hâlâ inanıyorum. Bazı sesler vardır, size dünyayı, hayatı, sevgiyi anlatırken içinizde bir yerlere dokunurlar; ne siz nasıl olduğunu anlarsınız, ne de onlar gerçekte yolunu bilir. Bu, sadece o büyük şarkıcılara özgü, açıklaması zor bir histir.


*Tanju Okan’ın 1988 albümüne ismini veren, sözleri Berta Özgün’e ait şarkısı “Kime ne”den.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube