© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

BİR HAYALİM VAR!


Nihal Doğan Taş //


Bir hayalim var! Umuda yolculuğum, mutluluğa seslenişim, sevgiye sarılışım. Bir hayalim var! Aşkla yoğrulmuş, yeni güne kaldığı yerden devam edebilen günlerin, o huzurlu esintisi var yüzümde. Çocukluğun en saf haline yıllar sonra bugün, seslenişim var. Belki de haykırma isteğim var... Keşke mümkün olsa da sokaklarda saatlerce özgürce oynadığımız, kapı önlerinde sohbete daldığımız, akşam ezanıyla evlere koştuğumuz, sonra da akşam yeniden buluşup günün yorgunluğuna aldırmadan çocuksu halimizle bahçelerde oturup "Bir an önce sabah olsada bisiklet sürsek!" planları yaptığımız doksanlı yılların o saf ve tertemiz esintisini bugünlere yansıta bilsem. Keşke doksanlı yılların o şefkatli halini günümüz sokaklarına bulaştırabilsem. Hayal bu ya, herkesin sevgiyle birbirini kucakladığı, din, dil ve ırk ayrımının yapmadığı insanların "Yaratılanı severim yaratandan ötürü." diye düşündüğü, zihinlerde sevginin hakim olduğu, sokaklarda güvenin kol gezdiği, sıcak bir yaz günü sokaklarda çınlayan çocuk cıvıltılarının insanın kalbine huzuru doldurduğu, annelerin seslenişiyle evlerindeki sofralarında yerlerini alan çocukların "ANNE akşam da biraz çıkalım lütfen." demesinin ruhani özgürlüğünü hissettirdiği o yılları bu güne nakledebilsem keşke. Bir yağmur yağsa mesela yıkasa tüm toprağı, dağı, taşı. Yeniden yeni güne doğan Güneş utanmasa şahit olduklarına. Toprak ana bağrından kopup gelen bu uygarlığın yaptıklarını hiç yaşamamış olsa. Dünya evrende bir zerre olduğunun ve en küçücük bir şaşmada yok olabileceğini anlatabilse şu kibirli insanoğluna. Gökyüzü aydınlattığı  her zerreye sevgiyi ilmek ilmek dokuyabilse. Deniz her dalgada şarkılar fısıldasa, şiirlerle kucaklasa... İnsanoğlu özündeki sevginin ışığını hiç kaybetmese. Kuşların cıvıltısı ormanın derinliklerinden bizlere seslenirken, hemen ormanın yanındaki sahilde oturmuş ahşap masada çayımızı huzurla yudumladığımızı hayal ediyorum. Konuşulan konuların huzuru içimizde. Aydınlık bir günde hiçbir değerin kayba uğramadığı, hiçbir acının yüreğimizi köz etmediği o en saf halimizle karşılıyoruz gelecek günleri. İnsanoğluna "insanın" sınav olmadığı bir dünya hayal ediyorum mesela.  Gökkuşağına dokunabilen çocukları bilir misiniz? Onlar hep aynı yaştadır. Bakışları hiç değişmez. Yıllar geçse de hep en son kaldıkları yerdedir onlar. Hiçbir zaman azalmaz onlara hissedilenler anne yüreğinde; kor olur, alev olur, kahreder, yıkar, darmadağın eder, ama unutulmaz... Hep aynı sabaha uyanırlar. Zamansızdır onların varoluşu. Biz göremesek de hep o hayal ettikleri, peşinden koştukları, ulaşmak için zıpladıkları, o çocuk ruhlarıyla altında oyun oynamak istedikleri gökkuşağına dokunurlar. O küçücük ömürlerinde gördükleri birkaç rüyadan birine kavuşmuşlardır. Acı bu dünyada kalmıştır. Acı, bu dünya insanının kendi ırkına bıraktığı mirasıdır. Akıllı varlıklar olarak nitelendirildiğimiz insanın şu yeryüzünde insana yaşattığı şeyler aslında ne kadar vahşi bir ırk olduğumuzun kanıtıdır bir nevi. Gökkuşağı kendini her gösterdiğinde hayallere dalarım. Çocukluğumun bana armağan ettiği özgüven dolu günleri anımsarım. Sokaklarda bisiklet sürerken yüzüme vuran rüzgarı hissederim sanki. Arkadaşların sesi gelir kulağıma, annemin "Yemek hazır!" deyişi, bakkal Mustafa Amca'nın her bayram dağıttığı çikolatalar, kapı kapı dolaşıp evlere misafir olmamız, her öğün bir arkadaşın evinde güle oynaya yediğimiz yemekler, susadığımızda en yakın eve gidip su içmelerimiz gelir aklıma. Varoluşumuzun sebebi sevgiyi doya doya hissettiğimiz o günler. Neşe dolu sokaklarda saklambaç oynadığımız o güven dolu ruhu hissederim hala. Yağmur damlaları yüzümü ıslatırken zihnimde renk bulur bütün hayat. İçim tekrar umutla dolar. Gözlerim hüzünlü ama yarınlara güvenli aralanır. Ve içimdeki çocuk bir kez daha haykırır. Bir hayalim var! Bir hayalim var benim. Günün sevgiyle doğduğu, gecenin umutla var olduğu, yılların huzurla geçtiği, dakikaların güvene teslim olduğu, herkesin özgürce koştuğu, çocukların yaş alabildiği, insanın insana dost olduğu ve umudun hep var olduğu....