BİR DİZİ NEYİ HATIRLATTI?


Hangi dizi derseniz? "Babil" dizisi. İlk olarak Babil kelimesinin ne anlama geldiğine bakacak olursak, Babil adı (bab “kapı”, ili “tanrının”) Akadca “Tanrının Kapısı” anlamına gelmektedir. Bu isim bilenlere ilk olarak 'Babil'in Asma Bahçeleri'ni hatırlattı. O yüzden bizde bu konuyu araştırdık.


BABİL'İN ASMA BAHÇELERİ

Babil'in Asma Bahçeleri, Eski Dünya'nın yedi harikasından biriydi ve mevkisi açık ve net bir şekilde belirlenmeyen yerdir. Geleneksel olarak, Irak’ta Babil şehri olan şimdiki Hillah yakınlarındaki Babil’in eski şehrinde inşa edildiği söylenmektedir. Babilli rahip Berossus, bahçeleri Babili II. Kral Nebukadnezar’e bağlar. Babil metinlerinde bahçelerden bahseden kesin bir şey yoktur ve kesin bir arkeolojik delil de bulunmamıştır.

Bir efsaneye göre, Babilin Asma Bahçeleri Babil Kralı İmparator II. Nebukadnezar tarafından eşi Kraliçe Amytis (Amitis) için oluşturulmuştur çünkü Kraliçe Amytis memleketinin yeşil tepelerini ve vadilerini özlemiştir. İmparator II. Nebukadnezar “The Marvel of the Mankind (İnsanlık Harikası)” olarak bilinmiş hale gelen büyük sarayı da inşa ettiren kişidir. Delil olmayışının sebebi Asma Bahçelerin tamamen efsanevi olduğunun ima edine bilinmesidir ve Strabon, Diodorus Siculus ve Quintus Curtius Rufus’u içeren Eski Yunan ve Roman yazarlarının doğunun bahçelerini romantizmin ütopik simgesi olarak gösteren tasvirlerinin bulunmasındandır.

Eski edebi eserlerde Babil’in Asma Bahçeleri ilk olarak Morduk’un Babilli rahibi Berassus tarafından tanımlandı. Günümüzde birkaç yapıta “Babil’in tasviri kaybolmamıştır” benimseyen, Berassus’u da içeren başlıca beş yazar vardır. Bu yazarlar Asma Bahçelerin büyüklüğüyle birlikte neden ve nasıl inşa edildiği ve nasıl sulandığı hakkında kaygılanırlar.

Josephus bahçeleri tanımlarken Berassus’dan alıntı yapmıştır. Berassus, II. Nebukadnezar’ın hükümdarlık dönemini tanımladı ve Berassus krala ve Asma Bahçelerin yapısına inanan tek yazardır.

Bu yeri yüksek duvarlarla, sütunlarla destekleyerek inşa etmiştir; cennetin bahçesi olarak anılan bu yeri kısa ağaçlarla doldurdu, tam anlamıyla dağlık bir manzara haline getirdi. Bu kraliçeyi memnun etti, çünkü kraliçe Media da büyümüştü ve dağlık manzaralara düşkündü. Şehrin yanında bulunan, Asma bahçe olarak bilinen, Semiramis’den sonraki Suriye kralı tarafından cariyelerden birinin ricası üzerine yaptırılmıştır. Cariye hakkında Fars ırkından olduğunu ve memleketindeki dağlarının çayırlarına özlem duyduğunu söylenir.

Bahçeye giriş bir yamaç gibi eğim aldığı ve bazı yapılar birbirlerinin üzerinde yükseldiği için yapı bir bütün olarak tiyatroyu andırmaktadır. Yükselen teraslar yapıldığında, orada bahçenin bütün ağırlığını taşıyabilen ve yavaş yavaş diğer girişin üstünde yükselen o geçitlerin altında inşa edilmiştir ve 50 kubit yüksekliğindeki yukarıdaki geçit şehrin mazgallarının duvarlarının çevresine yapılan parkın en üst düzeyini delmektedir. Buranın üstüne büyük ağaçların kökleri için toprak yığılmıştır ve bu yer düzeltildiğinde seyircilere memnuniyet verebilecek büyüklükte ve cazibede her çeşit ağacın dikilebileceği kalınlıktadır.

Geçitler diğerinin ötesindeki her çıkıntıyla tüm ışığı alır ve bunların çoğu kral konutunu kapsar. Sulama içinse makineler ve en üst yüzeyden yol gösteren bir geçit vardır. Gözle görülen hiçbir şey olmamasına rağmen makineler nehirden büyük ölçüde su çekmektedir.

M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender’in tarihçesi, Quintus Curtius Rufus (M.S. 1. yüzyıl) Cleiarchus yazısından bahsettiği Büyük İskender’in tarihi metninde;

“ Asma bahçelerin tepelerinden, Yunan masallarında merakla bahsedilir. Onlar bir duvar kadar yüksekte ve cazibesini borçlu olduğu uzun boylu ağaçların gölgesindedir. Kolonlarla desteklenen bütün yapı taştan yapılma, bunların üzeri kalın bir toprak tabakasını taşıyabilecek güçte kare taşlarla döşenmiş bir yüzey ve sulama işlemi bu yüzeydeki suyla yapılır. Bu yüzden hemen hemen 50 fit yüksekliğinde ve 8 kubit kalınlığındaki gövdeleriyle ağaçların yapıları sağlamdır. Eğer doğal çevrelerinde yetiştirilirlerse bol miktarda meyve verirler. Zamanın kademeli yıkıcılığının yanında doğanın ve insanında yıkıcı etkisi de olmasına rağmen bu gösterişli yapı zarar görmeden ayakta kalmıştır. Birçok ağaç köküne maruz kalmış olmasına karşın koca bir ormanı taşıyabilecek güçtedir. Böylece bu uzaklık dağlardan sarkan ağaç etkisi sağlar. Bu gelenek ülkesini Babil’den yöneten Suriye kralının bir işidir. Ülkesinin ağaçlarını, ormanlarını özleyen eşi için yapmış ve zarif yapıyla doğanın güzelliğini taklit ederek eşini ikna etmiştir."

Babil ile ilgili çağdaş kaynaklardaki belgelerin eksikliği nedeniyle asma bahçelerinin gerçek bir yapı veya şiirsel bir eser olduğu hususunda bazı tartışmalar vardır. Bugüne kadar Babil’de asma bahçeleri hakkında hiçbir arkeolojik kanıt bulunamamıştır. Babil’in Asma Bahçeleri, dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen antik bir yapıdır. Fakat onun gerçek bir yapı mı yoksa efsanelerden mi ibaret olduğu tam olarak bilinmemektedir. Babil’in Asma Bahçeleri dendiğinde hemen hemen hepimizin aklına gelen tasvir cennetimsi bir yer olmuştur. Dünya tarihinin en gizemli yapısı!Gerçekten var mıydı, yoksa bir efsane mi hala gizemini koruyor...


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube