BİR DİLEĞİM VAR 2. Bölüm/ Anne Olamayacak mıyım?




1974- Nisan


Zor bir gün. Evliliğimizin üzerinden iki yıla yakın zaman geçti ve bugün doktorum bana asla gebe kalamayacağımı söyledi. Bebek doğuramayacakmışım. Bunu o kadar normal söyledi ki eve gelinceye kadar sıradan bir kusur gibi gördüm. Sıradan bir haber almışız ve sanki hamileliğimi kutluyormuşuz gibi köfte pişiriyor Ayhan. Oldum olası et yemeklerini yapmayı sever. Bu evlilikte şanslı olduğum tek konu bu olmalı. Yemek yerken, televizyon izlerken ve yatağa girerken hiç konuşmuyoruz. Böyle olması içimi daha çok yakıyor, huzursuzluğum artıyor, rahatlayamıyorum bir türlü. Zaman ilerledikçe ve gece oldukça uyku girmiyor gözüme. Mutfağa girip her yeri bir kere daha siliyorum. Annelik buram buram burnumda tüterken sanki her yanımdan bebek kokusu geliyor. Elim ayağım titriyor. Bu gece uyku haram bana.


Ayhan'ın baba olamayacağını dert etmeden mışıl mışıl uyumasına şaşıp kalıyorum. Bu adamdan koca moca olmaz işte. Tam bir uyumsuzluk örneği. Duygusuz bir adamla evlendirdiniz beni. Ah! Öğrenince annem çok üzülecek. Ona bir torun veremeyeceğimden ötürü kurtulamayacağım dırdırlarından. Babam ise, üzülmez ki o. Eline alır rakısını umurunda mı dünya? Bu ona verilen ceza ise neden ben çekiyorum Allah’ım?


Murat gelince aklıma ağlıyorum. O baba olamayacağını bilse bile şu anda bana sarılır, “Üzülme.” diye teselli ederdi beni. Acımı görürdü, paylaşırdı. “Olsun biz bize yeteriz, kendini böyle harap etme.” derdi. Daha beter ağlıyorum. Asla bebeğim olmayacağına mı yanayım, yanlış bir adamla evlendiğime mi yanayım. Ya da Murat'ı unutmayı hiç başaramayacağıma mı yanayım. Bilmiyorum. Canım çok acıyor. Başım zonkluyor, midem bulanıyor. Onu deli gibi severken nasıl unutacağım ben?


Defteri kapatıp göğsüme bastırdım. Bütün sayfaları okumak istiyordum. Lakin az ötedeki gençlerden yüksek sesli konuşmalar geliyordu kulağıma. Sanki höykürüyor gibi konuşuyorlar ve bağıra bağıra kahkahalar atıyorlardı. Onların bu saygısız ve vurdumduymaz hallerine sinirlendim. Ağaçların hışırtıları tepemde fısıldarken hafiften bir esinti yüzümü okşayıp geçiyordu. Eve gitsem iyi olacaktı. Defteri sanki bana ait bir şeymiş gibi özenle çantama yerleştirip ayağa kalktım.


Aklım defterde geçen kadındaydı. Ne büyük sınavdı. Diğer kadınlar gibi anne olamayacağını öğrenmek ve bu sorunla baş edebilmek... Hiç kolay olmamalıydı. Acaba neler yaşadı, başa çıkabildi mi?


Yanağımda ince bir yol çizen gözyaşlarımı sildim. Bazıları büyük büyük sorunlar yaşarken Berat'la aramızda bu sabah küçük bir tartışma yaşanmıştı. Sahi neydi tartışma konumuz?


Editör: Demet Yener

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube