BENİ BENDEN BAŞKA KİMSE DUYMADI



Her gün kendimle konuşuyorum; aynaya bakıyorum, duygularımın acı gerçekleri ile yüzleşiyorum. Suskun olduğum her bakış, her gözyaşı benim anlatıp da insanların anlayamadığı ve duymadığı her şey o kilitli dudaklarımın ardında saklı kalan bir kutu. "Beni benden başka kimse duymadı." dedim çünkü insanlar hep beni anlamak, duymak ve dinlemek yerine kendilerini düşündüler. Artık nefes almakta zorlanıyorum, insanlara karşı suskun olmaktan o kadar çok yoruldum ki insanlar benim dolu yüreğimin gürültülü sesi oldu. Gözyaşlarım fırça darbesi gibi yere düşüyor, gözyaşlarımla yıkanan gürültülü şehrin kaldırımları ayaklarımın altında. Ne yapacağını bilmeyen ben konuşmuyorum, insanlardan uzakta kalmak için var gücümle yalınayak koşuyorum. Ben ne kadar çok uzağa gidersem sessizlik oldu, sonunda kafamı dinleyebileceğim bir kumsala varıyorum. Kimse yok. Güneş yeryüzüne sırtını dönmüş, yağmurlar gözyaşlarıma kavuşuyor. Çaresizce kumsaldaki kum tanelerinin arasında oturuyorum, yalnızca yağmurun sesi kulaklarımda ve tenimde dolaşıyor; kokusu ise tüm benliğimi ele geçiriyor. Kendi kendime düşündüm. "Beni anlayan yok, hiçbir zaman olmayacak. Yalnızca ben kendimi anlayacağım, yalnızca ben sesimi duyacağım." Bu yazıyı okuyan herkes kendi sesini duyuyor.


Editör: Demet Yener


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube