BENGÜ TAŞLARIN DİLİ – ORKUN YAZITLARI Mengü Tenri Küçide (Sonsuz Tanrı-nın verdiği- güç ile)*

En son güncellendiği tarih: May 6


“Geçmişten Türk’ü çıkarırsanız geçmiş diye bir nen olmaz.” der Alman İktisatçı Fritz Neumark ve ekler: “Ancak Türkler bunun ayırdında değillerdir.” Gerçekten geçmişe baktığımızda Türklerin nice işler başarmış, savaşlar görmüş, devletler kurup yıkmış ve köklü bir ekine (kültüre) iye (sahip) olduğunu görebiliriz. Hiçbir koşulda esir düşmemiş, düşse bile bu durumu onaylamamış ve ölümü seçmiştir. Esir aldıklarına ise ılımlı davranmış, haklarını gözetmişlerdir. Ne yazık ki geçmişte Türk’ü Türk’e kırdırmayı başarabilmişlerdir. Hile ve düzenbazlıkla bunu becermişler yine de tamamen yok edememişlerdir. Hep bir şekilde ayağa dimdik kalkmıştır Türk. İçinden hep sağlam bir önder, yönetici, başkan, hakan, kağan  çıkmıştır.


Böylesine bir ırka doğmak gerçekten olağanüstü bir onurdur. Ancak günümüzde üzücüdür ki değerini tam anlamıyla kanıksayamamış durumdayız. Bunun nedeni de geçmişimizi iyi bilmememizden kaynaklanıyor. Yine de atasını unutmayanlar çıkıyor ve geçmişin kılavuzluğunu günümüzde kendine amaç ediniyorlar. Bilinen ve artık günümüz Türkçesi ile de okunabilen en eski yazıtlarımızdan olan Orkun Yazıtlarında yer alan satırlar hem o dönemi bize anlatıyor hem de kim yağı (düşman) kim dost bilelim diye gelecek kuşakları uyarıyor. İşin ilginç yanı ise şu an bile bu öğütler geçerliliğini koruyor. Yüzyıllarca önce yontularak, kazılarak, çentilerek yazılmış ve acunda (dünyada) eşi benzeri olmayan bir abeceye iye olan öz Türkçe ile yazılmış bu bengü taşlar (anıt taşlar) bizlere birçok alanda bakış açısı kazandırıyor. Diğer yandan ise bazı doğu ülkeleri gibi ne yazık ki yazı dilimize iye çıkamamışız. Kendine özgü imlerden oluşan abecemiz yıllar içerisinde değişim göstermiş ve bugünkü şeklini almıştır. Ancak şu var ki, bugünkü günde o yazıları özgün satırlarından okurken bile anlaşılabilirliğinin yüksek olduğunu görüyoruz. Bu da dilin korunduğunu ve ata/öz dilimize bağlı kaldığımızı gösteriyor. Birçok sözcük, deyim ve günlük yaşama özgü anlatımlar günümüzde de kullanılmayı sürdürüyor. Örneğin “sü uyur yağı uyumaz.” (Asker uyur, düşman uyumaz)

Betikte ilk önce geçmiş anlatılarak başlanıyor. O dönemde yaşanan savaşları, gizli olayları, yönetim şeklini, bodunun (boyların) nasıl birbirine düşürüldüğünü, iç karışıklıkların nasıl çıktığını, Türklerin nasıl acuna korku salıp bileğinin bükülemez olduğunu okuyarak öğreniyoruz. Bu yaşanan olayların ise taşlara kazınması rastgele değil, bir uyum ve sıra içerisinde bizlere ulaşıyor. Uyak düzeni kendine özgü olan satırlar onu yazan Bilge Kağan’ın da nasıl bir dilbilgisi iyesi, bir ozan ve iyi bir gözlemci ve aktarıcı olduğunu gösteriyor. Yalın, akıcı biçemiyle kıvanarak (mutluluk duyarak) okumanızı sağlamış. Okurken de günümüzde kullanılmayan ancak ona karşılık gelen yad (yabancı) sözcüklerin gerçek Türkçe karşılıklarını öğreniyoruz. Aslında bazı Türk uluslarının günlük konuşma dilinde kullanımları sürüyor. Bu da ne olursa olsun Türk’ün atasının izinden vazgeçmediğini, ırkını koruduğunu, dilini tamamen bozmadığını kanıtlıyor.


Birkaç örnek vermek gerekirse

Yarlıgamak (Affetmek, bağışlamak),

Kıvanmak (Mutluluk duymak)

Süngüleşmek (Savaşmak),

Tohtamak (Rahatlamak, dinlenmek, durmak, beklemek),

Onmak (İyileştirmek, düzeltmek),

Kuçmak (Kucaklamak),

Suvarmak (Sulamak, su vermek),

Yükünmek (Saygı göstermek, ibadet etmek),

Çığnamak (Ayak, araba ya da hayvan ile basıp ezmek (ağızda dişlerle ezmeye ‘Çiğnemek’ denir))

Taplamak (Saptamak, Kestirmek, Usu (aklı) yatmak, kabul etmek)

gibi çok güzel ve etkili eylemler ile;

(Asker),

Çaşut (Casus),

Ağu (Zehir),

Tamu (Cehennem),

Uçmağ (Cennet),

Bengi (Sonsuz),

Bengü (Anıt)

Ertingü (Olağanüstü, görülmemiş),

Betik (Kitap),

Bet (Sayfa),

Od (Ateş)

Nen (Şey) gibi güzel sözcüklerimiz var. Bunlara TDK’dan da ulaşabilirsiniz.

Betikte, Kül Tigin Barkı’nda bulunan bu sonsuz taşlar üzerine yazılı olan satırlardan bazılarını örneklem olması bakımından yazıyorum.


Yüzyıllar geçse bile bodunum bu taşları,Okur da uyar ise hiç eğilmez başları.

…Yanılırsan ölürsün, bodun olarak dinle!Törenden azar isen boğuşursun kendinle!

…Bakar gün doğusuna Türk Çadırın kapısı,Tan atarken açılır her Çadırın kapısı.

…Çaşutlar dolaşır kimseye sezdirmeden,Edindiği bilgiyi üstünde gezdirmeden.

Türk’ün gök’e benzer Bilge Kağan’ıTanrı Kağanları gökte yarattı.Gökten geldim Türk’ün oldum Kağanı,Tanrı Türk Bodunu gökçe yarattı.

…Kasılıp titreyerek ölenleri gördümde;Görmüyorsa belleğin “bu acunda kördüm” de.

Ertingü değil mi? Bu tümceler günümüz Türkçesiyle yazılmıştır. Özgün yazımındaki kuralları öğrenir ve bilirsek, özgün yazıdan okumanın tadı da bambaşka olacaktır. İçeriğindeki uyumu, biçemi, anlam derinliğini okuyup kavradıkça kanınızda bir nenlerin devinime geçtiğini duyumsayacaksınız. Keşke Göktürkçenin damgalarını günümüzde de kullanabiliyor olsaydık, şu an eşi benzeri olmayan bir abecemiz var olurdu.

Bir diğer konu da Türklerin inanç konusuna değinmesi. Türkler, yukarıda örneği olduğu gibi tek bir Tanrı’ya inanırlardı hep. O yüzden İslam geldiğinde, kendi inançlarındaki benzerliklerinden dolayı Müslümanlığı kolayca taplamışlardır. Öte yandan din değiştirenler olmuştur ama onlar da Türklüklerini yitirmişlerdir neredeyse. Ayrıca din değiştirmek günümüzde de olan bir eylem. Ama bu azınlık, çoğunluğu peşinden sürüklemez ve töresini, ırkını bozmaz.


Bu betiği mutlaka okumanızı öneririm. Sizi atalarınızla konuşmaya çağırıyor, size sizi tanıtıyor, size yağınızı bildiriyor ve kendinizi nasıl korumanız, geliştirmeniz gerektiğini söylüyor. Geçmişini bilmeyen, geleceğe nasıl adım atacağını da bilemez.


Dipçe

* Mengü Tenri Küçide sözü, Türklerin İslâmiyet’ten önceki besmelesidir. Türkler putperest değil hanif* idiler. Bu yüzden ulu tapınaklar, dokunulmaz Tanrı heykelleri yapmamışlardır. (Yazarın sözü)

*Hanif: Tek Allah’a, Allah’ın birliğine inanan; Hak dine uyan, Hz. Muhammed’in bildirmesinden önce de Arabistan’da tek Allah’a inanan. İslam inancına sıkı ve içten bağlanan anlamlarına gelmektedir.


Editör: Burçin Kahraman

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube