BEKLEMENİN ANATOMİSİ





Beklemek üzerine yaşıyoruz bu hayatı.


Mahkum özgürlüğü bekliyor, anne doğurmayı , bebek doğmayı bekliyor.

Bir beklemektir ki canlı cansız hepimizi esir alıyor.

Beklemekle geçiyor ömrümüz.

İşsiz iş bekliyor, çocuk oyuncak bekliyor, ekmek bekliyor.

Hasta iyileşmeyi, zamanı gelen de ölmeyi bekliyor.

Ne çok şey bekliyoruz hayattan.

Güneş, Ay'ı bekliyor uyumak için. Güneş doğmayı bekliyor uyandırmak için.

Bir ağaç mevsimini bekliyor yeniden meyve vermek için. Bir beklemek ki bu dünya canımıza okuyor.

En umutsuz olan bile bir şeyler bekliyor. Umudun gelmesini bekliyordur belki de.

Her şeyin bir zamanı var ve o zaman beklemeden geçmiyor.


Beklemek şart.

Fırından çıkan ekmeği beklemek kadar heyecanlı bir şeydir beklemek.

Beklediğiniz şeyin olmamasından daha iyidir beklemek. İnsan yüzyıllar boyu bekleyebilir bir sevgiliyi. Onun hiç gelmeyeceğini bilmektense sonsuza kadar beklemeyi tercih eder bekleyen.


Bir şarkı dinlenmeyi bekler, bir kitap okunmayı, bir aşk yaşanmayı bekler dolu dizgin.

Her olgu hak ettiğini bekler. Ve bazen hiç hak etmediğiniz gelir başınıza.

Vefa beklersiniz ama gelmez, anlayış beklersiniz gelmez, aranmayı beklersiniz ama aramaz. Sevilmeyi beklersiniz ki, en zor bekleme de budur işte.

Sevilmeyi beklemek kadar tatlı ama bir o kadar acı bir beklenti yoktur belkide. Hele hele artık gelmesi mümkün olmayanı beklemek, aslında bir işkence bir acı değil pek tabi bir elzemdir.


Ve beklemek insanı, her sözü berceste olan bir şaire çevirebilir.

Beklemek bir kalp çarpıntısı, bir heyecandır. Aynı zamanda da bir hezeyandır. Çünkü beklemek delirmenin sebebidir.


Ve beklemek zevk verirken aynı zamanda ızdırap da verir insana.

Tahammül etmenin, sabır göstermenin öğretisidir belki de.

Bekle demek sabır et demektir.

Sabırla beklemek ise en güzel haberlerin müjdecisidir.


Ne güzel demiş HALİL CİBRAN Beklemek, zamanın çilesidir...


Ne tatlı bir çiledir beklemek.


Müslüm Baba'nın da dediği gibi

Gözlerim kapıda kulağım seste, bir gelebilsen ahh bir gelebilsen...


Bekleyince de olmaz işte. Beklemenin bir gözü hep üstümüzdedir sanki. Beklenti beklendiğini bilir ve olmaz, ya da gelmez bir türlü. Siz beklemeyi bir an bırakıverdiğiniz, umudu bir an kestiğiniz zaman oluverir beklediğiniz şey. Beklemek duyar bizi, görür bizi.


Biz ise beklemeyi sadece hissederiz..

Bir meyus haldir beklemeyi yaşamak.

Hiç bir şeyi beklemeyen insan mutlu mudur acaba?

Belki de beklentisi olandan daha mutlusu yoktur bu hayatta. Kederli hüzünlü bir mutluluk halidir beklemek.


Ama yine büyük şeyler beklememeli insan hayattan. Olmayacak şeylerin hayalini kurmamalı . Beklentiyi yüksek tutmamalı. Beklentiler, hayaller tutar bizi ayakta ama yine de beklenti ve hayalin meçhul bir şey olduğunu bilmek lazım gelir.

Hepimiz meçhule giden gemiler gibiyiz bu hayatta. Elimizi açmış olmasını istediğimiz beklentiler için dualar etmekteyiz. Her zaman umut vardır. Bu dünyada olmasa da başka bir dünya var ise ve gerçek ise orada mutlaka olacak tüm beklentilerimiz...


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube