Bağırsak Bakterilerini Sevme Zamanı!

En son güncellendiği tarih: Nis 20


İlk başta kulağa pek hoş gelmiyor değil mi? Peki, psikobiyotik devrim çok yakında hayatımıza girecek ve zihinsel sağlık sorunlarımızı böyle çözeceğiz desem?


Son dönemde psikiyatrik hastalıkların tedavi odağında “bağırsak bakterileri” var. Çünkü vücudumuzda salgılanan serotonin (mutluluk hormonu) miktarının %90’ı besinlerden alınırken, kalan %10’luk kısmı beyin tarafından salgılanıyor. Bu sebeple tedavi edici ögenin, besin yoluyla bağırsağa gönderilmesi planlanıyor. Bu akademik değişimi, endüstriyel değişim takip edecek mi henüz bilinmiyor. Çünkü çalışmalar henüz kobay deneyleri ile yürütülme safhasında...


Araştırma, yeni yeşillenmiş bir filiz gibi olsa da psikobiyotik besinlerin kobay hayvanlar üzerindeki etkileri, yapılan araştırmayı destekler nitelikte olumlu özellikler göstermiştir. Depresyon ve anksiyete belirtileri gösteren kobaylara psikobiyotik özellikli tedavi uygulanıyor ve sonuçta iyileşme tespit ediliyor. Bu gelişme psikobiyotik besinlerin depresyon, kaygı bozukluğu gibi hastalıkların tedavisi için potansiyel bir iyileştirici olduğunu gösteriyor. Bu da, önümüzdeki yıllarda ‘psikobiyotik” sözcüğünü sıkça duyacağımız anlamına geliyor.


Peki, psikobiyotik nedir? Probiyotik ve prebiyotiklerin psikolojimize olumlu etki edenlerine psikobiyotik denir. Bağırsak “ikinci beyindir” sözünü duymuşsunuzdur. Bağırsaktaki bakterilerin, beyin salgıları üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Modern hayat, bilinçsiz antibiyotik kullanımı, anti bakteriyel sabunlar, kentleşme vb. faktörler yüzünden dost bakterilerle yolunuz ayrılmış olabilir. Peki, yeniden barış sağlamak istersek hangi besinleri tüketmeliyiz?


Probiyotikler

- Ev turşusu

- Ev yoğurdu

- Peynir

- Ekmek

- Kefir

Prebiyotikler

- Sarımsak ve soğan

- Pırasa

- Kuşkonmaz

- Kuru Baklagiller

- Buğday

- Muz

- Yer Elması

- Bezelye


Son olarak, probiyotik ve prebiyotik besinleri düzenli olarak tüketmenin bağırsak florasını da desteklediği bilgisini de paylaşarak yazımı noktalamış olayım.

Sevgiyle kalın.



Yazan: Nazlı Kodaş

Editör: Ayşegül Demir Alhan

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube