Büyükleri Anlamıyorum

En son güncellendiği tarih: May 9

"Küçük yaşta büyümek zorunda kalmış bütün çocuklara. Yaşamaktan ve ümit etmekten vazgeçmeyin."

Ayşe Akdolusaç //


Ve zil çaldı. Bütün okul koşarak eve gitmek için birbiri ile yarışırken ben hala ağır adımlarla merdivenlerden iniyorum.  “Evde onları bekleyen hayatları bu kadar mı güzel acaba?’’ diye geçiyor o küçük zihnimden. Benim de hayatım bu kadar zor olmasa belki bende onlarla yarışabilirdim. İşte bu düşünceler eşliğinde evin önüne kadar geldim. Kapının önünde oturan komşu teyzelerin tuhaf bakışları altında apartmana girerken  “Bana öyle bakmayın. Olanlar benim suçum mu?’’ diye bağırmak geçiyor içimden. Asıl suçlu ben hariç herkes. Bize yardım etmeyen komşular, polisler, insanlar ve annem. Kapıyı çalıyorum. Geç de olsa açılıyor. Okulda bir gün din dersinde öğretmenimiz şükretmeyi bilmeli insan demişti. Kapıyı açacak annem olduğu için şükrediyorum. Bir de hâlâ yaşadığımız için ama başka bir şey gelmiyor aklıma. Evde biraz sonra bozulacak bir sessizlik hâkim. Her akşamki gibi kapı yumruklanacak babam gelecek ve yine kavgalar yaşanacak. Alıştım artık. Bazen sokakta geçerken diğer evlerden yükselen kahkaha seslerini duyuyorum. Bizden hep kavga sesleri yükseliyor. Bir gün okulda ‘’Hayat herkese adil davransa ne kadar güzel olurdu demiştim.’’ Bütün sınıf dönüp bana bakmıştı. Galiba daha üçüncü sınıfa giden bir çocuğun anlayabileceği bir şey değil bu söylediklerim. Öğretmenim de ‘’Bu adil olmayan düzende yaşamaya çalışmaktır hayat’’demişti. Galiba demek istediğini tek ben anladım. Hiç unutmam birinci sınıfa başladığımız ilk gündü. Herkes bir yanda annelerinin babalarının ayaklarına sarılmış ağlıyor. Ben hiç ağlamamıştım. Eğer benim gibi bir hayatları olsaydı okulun dizine sarılıp bizi eve gönderme derlerdi. Kısacık hayatımın en güzel günüydü galiba. Başka bir hayata açılan ilk kapım. Annemi de anlamıyorum. Galiba ben insanları anlamıyorum. Bir insan kendisini her gün döven, zorla işlere gönderen, başka hiçbir hayatı olmasına engel olan bir adama neden katlanır. Korkuyor mu acaba diye düşünüyorum bazen. Neden korksun ki daha kötü ne olabilir. Televizyonda görüyorum ayrılmak isteyen kadınları kocaları öldürüyor. Belki de ölmek böyle bir hayat yaşamaktan daha iyi bir seçenektir. Tek bir şartım var beni de götürsün yanında. Tek başıma kalmak istemiyorum. İşte şükür edilecek bir sebep belki de benim için tek sebep: Annem yanımda.


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube