BÜYÜDÜK MÜ? GELİŞTİK Mİ?TEMBELLEŞTİK Mİ?

En son güncellendiği tarih: May 9


İnsanoğlunun yazıyı icadından sonraki macerası az çok gün yüzündeyken binlerce yıllık devirler kayıp bir gizem olarak duruyor. İlk yazıtlarda da bugünkünden farklı bir durumla karşılaşmıyoruz. Yine eskiye düzene duyulan özlem ve insanların vefasızlığına hayırsızlığına sitem var. ayağa kalkıp koştuğunu uçtuğunu düşündüğü anda çakılıyor en acısı da. İnsanın gelişimi de Kuran-ı Kerim’de belirtildiği gibi tersine bir düzenle ilerliyor. Emekleme ayağa kalkma doğrulma tekrar tersine bir düzenle belin bükülüşü kasların kuvvetini yitirmesi kemiklerin vücudu taşımaması yatağa mahkumiyet. İşin acı yanı taşınan bunca anı, utanma duygusu ve üstüne bebeğin taşıdığı sevimlilikten uzak iticilik. Toplumlar da gelişiyor teknoloji bilim ilerliyor ama ilişkiler dünden daha iyiye gitmiyor. Ahlâk anlayışı iki ileri bir geri gidip geliyor. Orta çağın aydınlığını yaşayan İslam dünyası Hristiyanlığın dogmatik hurafe dolu cemaatlerin uydurmaları ve baskılarıyla halklarını ezerken Batı Roma’nın ahlâk anlayışına doğru gidiyor. Kötü ve iyi birbirine o kadar karışıyor ki herkes güçlü herkes saygın ya da tam tersi. Bazıları için yaratıcının yerini alan para bile bazen istediklerinizi almaya yetmiyor. Kendi saygın kitlesini aşılmaz kastlarını oluşturan güçler, gruplar çoğalıyor. Kimlik karmaşasını aşmanın tek yolu zirvede olmak. Kaybedenlerin sevilmeye hakkı yok. Köhne bir dünyada ilerleyip sızlanırken gösterilen manzaraya iştirak edip çenesini yoruyorlar. Aynı gemide olmasına rağmen son saatlerini eğlenerek geçirmeyi ilke edinmiş batık geminin sakinlerini kıskananlarla dolu gezegenimiz. Ömrünün kısalığını düşünmeden kıyamet senaryolarıyla, geleceğin uzunluğuyla kafayı yoranlar bilimi geliştiredursun biyolojik ve fiziki olarak gerilemediğimizi kim iddia edebilir ki. Obezlerin cadının şeker evini yemediğini kim söyleyebilir? Tüm hesapları yapan yapay zeka varken hafızayı kim yorar ki? Yirmilik dişlere bile ihtiyacı olmayan insan nesli zor şeyler için uğraşmaya devam edecek mi? Birkaç dâhinin delinin sırtına yüklediğimiz yaşamda daracık mekanlarda birkaç ezgi ve ekran görüntüsüne müdahil olup hangi hayalcinin gerçeküstü kitaplarına muhtaç kalacağız. Karınca tebeşiri üreten sanayi devlerine sineklerin de Allah’ı olduğunu nasıl anlatabilirsiniz ki? Onca bilimi yöneten alimler bile bir hücrede boğuluyor şimdi yoksa genlerimiz mi yaşlanıyor ne? Siz en iyisi biraz daha uyuyun, ne kalori hesabı ne borsa bizi huzurlu bir nefesten alıkoymasın. Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube