© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

AYŞEN GRUDA' NIN ANISINA YIL:1979


Birkaç gün önce evdeki kitaplığı düzenlerken, bir yandan da eski dergileri karıştırıyordum. Bizim evde bir sahafı kıskandıracak kadar eski kitap ve dergi de vardır. Şuan basılmayan bazı dergileri ciltletmiş eşim. Tüm sayıları bir araya getirilip özenle ciltlenmiş bir derginin sayfalarını karıştırırken denk geldim “Domates Güzeli”ne.

Ölümü tüm sevenleri yasa boğan, usta sanatçı Ayşen Gruda’nın şu an yayınlanmayan Pamukkadın Dergisi’ ne 1979 yılında verdiği bu röportajı öyle kolay kolay her yerde bulamazsınız. Selma Serdaroğlu’nun yaptığı röportajı okuyalım, bakalım neredeyse 40 yıl öncesinde neler demiş büyük usta. Ruhu şad olsun.

"GÜLDÜRÜ SANATÇISI TOPLUMUN DIŞINA DÜŞMEMELİ. NE FAZLA İLERDE, NE FAZLA GERİDE OLMALIDIR."

AYŞEN GRUDA VE GÜLDÜRÜ SANATÇISI OLARAK KADIN



- Neden güldürüyü meslek olarak seçtiniz?

Ne zaman başladınız?



Ben aslında tiyatro oyuncusuyum. Güldürü türüne yönelmem, çeşitli zamanlarda çalıştığım Devekuşu Kabare, Çevre ve Ali Poyrazoğlu tiyatrolarında hep güldürü oyunlarında rol almamdan ileri geliyor.Ancak tiyatro dışında bireysel olarak güldürüye yönelmem daha yenidir. 5 yıl önce, tiyatrocu arkadaşım Korhan Abay ile bir TV eğlence programında güldürü türünde skeçler oynamaya başladık. Ben orada herkesin bildiği “ Domates Güzeli” tipini canlandırıyordum. Oyun kahramanı Nahide Şerbet, Aksaray’da oturan bir genç kızdı.Ben de onun günlük olayları kavrayışını, hicivlerini, yorumlarını, dile getiriyordum. Yarattığımız bu tip halk tarafından çok sevildi. Biz de daha sonra sahneye çıkıp bu tipi yaşatmaya çalıştık. Böylece güldürü türünde çalışmaya başladım.


- Sizce güldürü nedir?


Güldürü bana göre bir boşalımdır. Toplumun aksayan yönlerini abartarak, belirli kısımların altını çizerek, seyirciye aktarmaktır. Çeşitli konularda- ki bunların arasında pahalılık, politika, seks, toplumsal ve kişisel olayları sayabiliriz- halkın hissedip de söyleyemediklerini dile getirmektir.


- İdeal bir güldürü sanatçısı nasıl olmalıdır?


Fiziksel olarak güzellik şart değildir. Hatta güzel olmamalıdır da diyebilirim. Şöyle bir düşünürsek, güldürü sanatçılarının hemen hemen hepsinin güzel olmadıklarını görürüz. Güldürü için karakteristik bir yüz, sempatik davranışlar, gülen bir çehre, ustaca kullanılan mimikler yeterlidir.Düşünsel olarak ise, Her şeyden önce güldürü sanatçısı toplumun dışına düşmemelidir. Ne fazla ileride ne fazla geride olmalıdır.Halkın ve tüm dünya milletlerinin nelere güldüklerini iyi araştırmalı,kendini sürekli yenilemelidir.



- Neden bizde güldürü sanatçılarının çoğu erkektir.? Kadınlar daha mı az başarılıdır acaba?


Kadın bizim toplumumuzda yerini yeni almıştır.Bedia Muvahhit’in ilk sahneye çıktığı tarih pek o kadar da eski değil. Uzun yıllar tüm hazırlıklar gerek sinema, gerekse tiyatroda, erkeğe yönelik yapılmıştır. Ayrıca toplumumuzda kadın için tabu sayılan öyle konular vardır ki , yıllarca güldürü sanatçılarının en büyük malzemesi olmuştur. Gerek ev yaşantısı, ev hayatına dönük kadın tipi, gerekse toplumun kadının bazı konuşmalarını bile tabu kabul edip kısıtlaması, güldürü sanatını erkeklerin tekeline vermiştir.

Oysa kadın katı unsurları daha yumuşak, daha belirli ve kafalara vururcasına söyler.Ev kadını olmasının da verdiği düzen alışkanlığıyla, aksayan yönleri daha iyi görür.Bakış açısı erkeğinkinden farklıdır. Yorumu da daha ince ve düşündürücüdür. Seyirciler bunu farkettikleri zaman toplumumuzdaki erkek güldürü sanatçısı saltanatı, kadın lehine değişecektir.



- Mesleğiniz özel yaşantınızı etkiliyor mu?


Evet, hem de çok. Çevremde bulunan insanlar beni hep çeşitli komiklikler yapan, her an kendilerini güldürebilecek bir kişi olarak görüyorlar.Bundan çok rahatsızlık duyuyorum. Benim de kendime göre sorunlarım var. Üzgün olduğum zamanlar bile benden güldürücü davranışlar bekliyorlar. En çok kızdığım da yolda veya herhangi bir yerde beni göstererek “Aaa artise bak...” demeleri.


-Seçmeniz gerekse güldürü sanatçılığını mı, tiyatro oyunculuğunu mu tercih ederdiniz?


Tiyatroya dönmeyi isterim. Güldürü sanatı televizyonla yaygınlaştı. Artık insanların TV’den bıktıklarını göz önüne alırsak, tiyatro yine eski önemini kazanmaya başlayacak demektir.Güldürüyü ancak tiyatro oyunlarında sürdürmeyi istiyorum. Ama maddi koşulların iyi olması nedeniyle bir süre daha sahneye çıkabilirim.Eninde sonunda döneceğim yer tiyatrodur.



-Ayşen Gruda’nın ilkokulun son sınıfında okuyan cici bir kızı var. Annesinin güldürü sanatçısı olmasının Elvan’ı ne derece etkilediğini de öğrenmek istedik:


Kızım en çok okuldaki arkadaşlarından rahatsız oluyor. Benim sık sık okuluna gitmemi istemiyor. Sanırım annesini başkalarıyla- hele bu halk gibi büyük bir kitleyse- paylaşmak istemiyor. Bu onda bir tür kıskançlık yaratıyor zaman zaman.Biraz daha büyüyünce durumu kabullenebilir sanıyorum.


-İşiniz annelik görevinizi aksatıyor mu?


Ne yazık ki evet. Sürekli yenilikleri araştırmak zorunda oluşum, çalışmalarımın yoğunluğu, kızıma ayıracağım süreyi azaltıyor. Bu nedenle ben kendimden fedakarlık yapıyorum. Gezmem, dinlenmem gerektiği zamanlarda bile Elvan’la geçiriyorum. Ayrıca ders konusunda bir anlaşmamız var. Ben işimi, o derslerini görev kabul edip elimizden geldiği kadar aksatmamaya çalışıyoruz.


Ropörtaj: Selma Serdaroğlu