" ATATÜRK İÇİN DÜŞÜNMEK" NEDİR?




Neden "ATATÜRK İÇİN DÜŞÜNMEK"... Çünkü 9 Haziran 1942 tarihinde Profesör H. Emin Onat ve Orhan Arda projesi Anıtkabir Uluslararası Proje Yarışmasında birincilik ödülü alan üç projenden biri olarak uygulanmak üzere seçildi.


Bu başlık aslında bir kitap adı, kitabın tam adı: Atatürk İçin Düşünmek; İki Eser: Katafalk ve Anıtkabir. İki Mimar: Bruno Taut ve Emin Onat. Bu kitabı kitap evlerinde bulamazsınız, belki sahaflarda vardır. Çünkü 10 Kasım - 10 Aralık 1997 tarihinde düzenlenen "Atatürk'ü Anma Programı" çerçevesinde kısıtlı sayıda (1000) basılan ve programa katılanlara dağıtılan bir kitap. O yüzden bende bu hoş başlığı kullanarak. Anıtkabir'in uygulanma projesini değişik bir açıdan ele almaya karar verdim. Böylece hem proje kabulünü anmış, hem de az bilinen bir kitabın içeriğinden bahsetmiş olacağım. Kitap, Türkçe, İngilizce, Almanca olmak üzere üç dilde hazırlanmış. Giriş yazısını Profesör Doğan Kuban / Yüksek Mimar yazmış.


İlk bölüm, Katafalk ve Bruno Taut. İkinci bölüm, Anıtkabir ve Emin Onat. Katafalk ve Taut'u bir başka yazıda incelemek üzere Anıtkabir bölümüne geçelim.


"Atatürk için ve onun kişiliği ile yapıtları üzerine şimdiye kadar sayısız insan, çok sayıda aydın ve düşünür, sanatçı ve bilim adamı düşündü, çalıştı ve tasarladı. Siyaset biliminden edebiyata, toplum bilimlerinden görsel sanatlara uzanan alanda sayısız yapıt gerçekleştirildi. Ama doğrudan onun için mimarca düşünüp tasarlayanların ve gerçekleştirenlerin sayısı bir elin parmaklarını bile geçmiyor. Onun için tasarlama ayrıcalığı, yaşamı sırasında Çankaya'daki ilk konutta Vedat Bey, Yeni köşk için Clemens Holzmeister ve Florya köşkünde de Seyfi Arkan ile sınırlı. Bu ayrıcalığın öteki ucunda ise içinde yaşayacağı değil, geçici veya sonsuza dek içinde yatacağı yapıların mimarları yer alıyor. Katafalk ve Anıtkabir'de bir düşüncenin tasarımı yapılacaktır. Günlük işlevleri ne olursa olsun, bu tasarım özünde bir kavramlaştırmayı ve bir soyutlamayı içerecektir. Katafalk ve Anıtkabir, bu kavramlaştırmayı biçimlendirdi. Biri Büyük Ölümün dramasını sunarken diğeri Cumhuriyet ideallerini simgeleyen bir anıt oldu." Profesör Afife Batur.



Anıtkabir, Atatürk için düşünmenin görkemli yapıtı olarak ve her büyük anıt gibi uzun bir süreç sonunda tasarlanıp gerçekleştirildi.


ASLANLI YOL: Yol boyunca dizili 12 çift aslan figüründen oluşan dizi ise değişik bir rol üstlenmiş gibidir. Anadolu mitolojisine göndermeler yapan ve yine belirgin bir stilizasyonla tasarlanmış bu figürler doğal boylarıyla önceki heykel guruplarından ayrılır; güller ve ardıçlarla süslü yolda sıralanarak Anıt'a şaşırtıcı bir insani boyut getirir.


TÖREN MEYDANI: Buradaki mekan tanımsızlığı, yalnız boyutlarla ilgili değildir. Meydanın merkezine doğru verilen eğim ve travertenden kilim desenleriyle örülmüş zemin, bu tanımsız mekanı güzelleştiren inceliklerdir. Meydanın önemli ve hem de zarif öğesi, ABD'de yaşayan bir Türk vatandaşının hediyesi olan 33,5 metre yüksekliğinde ve çelikten yekpare olarak yapılmış bayrak direğidir.


MERDİVENLER: Merdivenlerin dışarıya açılmayı sağlayacak öğelerden arındırılması ve basamaklar dışında hiçbir öğenin bulunmaması, Anıtkabir'in çevresinden ayrıldığını vurgular. Merdivenin işlevi bağlayıcı değil, ayırıcıdır.


MOZOLE: Tören Meydanından 6,3 m yükseklikte ve 42 basamaklı bir merdivenle ulaşılan bir platoya oturtulmuştur. Bu konumu ile Anıtkabir kompleksinin içindeki ayrıcalıklı yeri, kesin bir vurgu ile belirtilmiştir. Mozole "Büyük Ölüm" için bir ağıt anıtıdır. Ne lahdi ne de mezarı sezdirir. Anadolu'nun binlerce yıllık geçmişinden ve dünya klasiklerinin ortak kaynaklarından beslenen kavramların bir archetipe'idir (prototip, ilk örnek).


ŞEREF HOLÜ: Şeref Holü, Mozole'nin ana mekanıdır. Atatürk'ün sembolik lahdi, Holün simetri ekseni üzerinde ve yükseltilmiş bir düzlem üzerindedir. Son derece yalın bir kurguyu işaret eder. Yalınlık, oranlar için gösterilen dikkatle ve seçilen malzemenin seçkinliği ile desteklenir. Olanca yalın biçimiyle blok mermerden yapılmış bezemesiz lahit, arkadaki büyük pencerenin aydınlığına düşen bir siluet verir.


MEZAR ODASI: Mezar Odası, üstteki lahdin altında, sekizgen planlı bir mekandır. Sekiz dilimli basık bir tonozla örtülüdür. Mezar, kıbleye dönük olarak ortadaki toprakla dolu sekizgen alana yerleştirilmiştir. Büyük Ölüm'ün sonsuz uykusu yeşil ve altın mozaikle bezeli bu mahrem ve gizemli odada asılı durur.


Profesör Afife Batur


Atatürk, bir sohbette, içlerinde sanatçılarında bulunduğu misafirlerine hitap ederek; "Efendiler, hepiniz mebus olabilirsiniz, vekil olabilirsiniz, hatta cumhur reisi olabilirsiniz. Fakat sanatkar olamazsınız. Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim." diyerek bizlere verdiği büyük değeri belirtmiştir.


Onun bu değer ölçüsüne giren her branştaki sanat mensubunun, O'na layık bir eser meydana getirmek ve bunu her yönüyle değerlendirmek üzere, bu gaye uğruna nasıl seferber olduğunu, inşaatı başından sonuna kadar aralarında takip eden biri olarak yansıtmayı, bu tarihi eserin en mühim anısı telakki ediyorum. Bu sonuca O'nun güvenine layık bir düzeyde ulaştığımız için de bahtiyarlık duyuyorum.


Orhan Arda ( Anıtkabir Tarihçesi, T. C. Genelkurmay Başkanlığı, Ankara, 1994)


Yazan: Özgün Onat

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube