En son güncellendiği tarih: Nis 20


İzmir Devlet Tiyatro’sunun, 1 perdelik oyunu.

YAZAN FERAYE ŞAHİN YÖNETEN M. SADIK YAĞCI


Adını, “Arf Sabiti” ya da tam Türkçesiyle söylersek “Arf Değişmezi”nden alan oyun, dünyanın sayılı matematik profesörlerinden Cahit Arf’ın hayatını ve çalışmalarını anlatır. Ömrünün son günlerinde Alman meslektaşı Bernhard Riemann ile hayalinde tartışmaya girerek çocukluğundan itibaren muhasebe tutar bir nevi. Meslek aşkı, vatan sevgisi ve hayat kavgası arasında sürdürdüğü mücadeleyi izlediğimiz oyun, biyografik ögelerle hazırlanmış ve dram türündedir. Yaş grubu olarak 8+ şeklinde sınıflandırılsa da matematiğe meraklı daha küçük yaştaki çocukların da hoşlanacağını düşünüyorum. Dram türünde olmasına rağmen gülümseten sahneler bulunmakta. Çocukluk anıları, bilimsel yayınlarla tanışması, ilk kez ev sahibi oluşu, yöneticiliği beceremeyişi, eğer sinema salonunda olsanız kahkaha attıracak cinsten. Yeni kurulan bir ülkede bilim insanı olmanın ne demek olduğu, bilime gereken değerin verilemeyişi, eğitimin yetersizliği, ülkemizin beyin göçü sorunu ve bilime genel bakışındaki noksanlar ise oyunun göz yaşartan sahnelerinden.


Çoğumuzun 10.-tl’lik banknotların arka yüzündeki denklem ve resimle adını öğrendiğimiz Cahit Arf, ülkemizin en önemli değerlerinden biri. Hayatını bilime adamış, “Matematik esas olarak sabır olayıdır. Belleyerek değil keşfederek anlamak gerekir,” diyen matematikçinin soyadının anlamı da oyunda veriliyor. Cahit Arf’ın kendisine göre “Bilmek için çabalayan” ya da “Çok çabaladığı için bilen” anlamına geliyor.


Cahit Arf, Yusuf Köksal ile hayat bulurken meslektaşı Herr Riemann rolünde Serkan Kunter’i görüyoruz. İki oyuncunun sahnedeki atışmaları keyif verici. Cahit Arf’ın çocukluk ve gençliğini de yine Yusuf Köksal oynuyor. Oyuncunun bastonla yürüyen yaşlı ihtiyardan küçük bir çocuğa ya da heyecanlı bir gence dönüştüğü sahneleri takip etmekte zorlanmıyorsunuz. Bir de kişisel görüşümü bırakmak istiyorum. Yusuf Köksal’ın yaşlı Cahit Arf’ı oynadığı bazı sahnelerde merhum Alan Rickman’ı görür gibi oldum. Bu da benim için başka bir hoş anı oldu oyuna dair. Emeği geçen diğer sanatçılar, Burcu Aksakal, Ersin Ayhan, Neşe Arat, Ali Ulvi Hünkar ve Devrim Akkaya. İzmirlilerin kaçırmaması gerektiğini düşünüyorum. Kapanışı da yine Cahit Arf’ın bir sözüyle yapalım.

“Bilim insanının amacı anlamaktır ama büyük harflerle anlamaktır.”

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube