ALLAH’IN PARMAK İZİ


Etrafınıza hiç “Bu nasıl olmuş?” gözüyle baktınız mı? Ne denli çok canlılar ve cansızlar var, değil mi? Yaşam koşuşturmasında bir an olsun durup da bunca şeyin bir anlamı olmalı, bunların bir nedeni olmalı diye düşündünüz mü? Eminim bazılarınız düşünmüştür. Düşünmeyenler ise ama bile isteye ama bilmeyerek durumdan habersiz yaşayıp gidiyorlar. Gözümüzle gördüğümüz her şeyin bir yaratıcısı olduğu, yaratılmışların kendisinin buna kanıt olduğu apaçık ortadır görmek isteyen için. Bazıları da bilimsel kanıt isterler, sanki her şey bilimle de açıklanırmış gibi. Örneğin matematiksel işlemlerle desteklenen kuralları bilimle açıklayabiliriz ancak bir müziğin güzel ya da çirkin olduğunu bilimle kanıtlayamazsınız. Neye, kime göre diye bir sorgulama başlar. Bilimsel bir kanıtsa sabittir ve kişiye göre değişmez. Bir kapı gıcırtısının Mozart’ın bir bestesinden daha hoş ya da sinir bozucu olduğunu matematikle nasıl kanıtlarsınız? Ama kulağınızın algılamasıyla bu karara varabilirsiniz. Kişinin zevklerine göre beğeni algısı değişmektedir.


Bu ayın betiği değerli ilahiyatçı ve yazar Emre Dorman’ın “Allah’ın Parmak İzi”nde, evrenin Kur’an’ı Kerim ile nasıl bir uyum içinde olduğunu, bilimin, felsefenin ve dinin nasıl birbirinin destekleyicisi olduğunu çok yalın ve akıcı bir dille okuyoruz. Bilimin olduğu yerde din, dinin olduğu yerde de bilimsel gelişmenin olmayacağını savunanlara bir tokat gibi iniyor Allah’ın Parmak İzi. Dünya üzerindeki en ünlü fizikçiler, doktorlar, biyologlar, kimyacılar gibi her alanda adını duyuran insanların sözleriyle de harmanlanmış olması ve bilim dünyasına en büyük katkıları dönemin Müslümanları arasından çıktığını büyük bir şaşkınlık içerisinde okuyoruz.


Örneğin sayıların bulunuşu, tıptaki birçok aletin günümüzdeki hali, evrenin bilinen temel yasalarının bg. daha birçoğunun Müslümanlarca çağlar öncesinde bulunmuş, ortaya konulmuş olduğunu öğrendiğinizde eminim siz de çok şaşıracaksınız. Yabancı bilim adamlarının arasında onca Müslüman olması ise İslam’ın bilimle ne denli iç içe olduğunu, din denilince akla yalnızca namazın, orucun, haccın gelmemesi gerektiğini, okuyup araştırıp yaratılışın nasıl başladığını, nasıl çağlar öncesinden bilinmesi olanaksız doğa yasalarının Kur’an’ın içerisinde bildirildiğini ve hakkıyla Kur’an’ı anlamak için okuyan birinin nasıl bundan yararlandığını şaşkınlık içerisinde okurken ve bundan büyük bir keyif alarak anlatıyor bize Emre Dorman. Ayetlerle de bunları örnekliyor. Her yerde Allah'ın varlığına bir kanıt vardır görebilen, algılayabilen, bilmek isteyen için. Atom altı parçacıklardan devasa yıldızlara dek her yerde.


Ateistlerden natüralizme, evrim teorisinden felsefeye dek uzanan geniş yelpazesi ile tam bir başucu betiği. Mutlaka alıp okumanızı isterim. Eminim, bakış açınızın nasıl değiştiğini gördüğünüzde diğer eserlerini de alıp okuyacaksınızdır.


© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube