ŞUBAT'TA HOLLYWOOD

En son güncellendiği tarih: Nis 18


Şubat ayı Hollywood tarihinde önemli bir ay, birçok gelişme bu ayda yaşanmış. Önce Şubat'ta ki gelişmelere bakalım, sonra Hollywood nasıl doğdu öğrenelim.


1 Şubat 1887 - ABD'de emlak işi yapan Harvey Henderson Wilcox ve karısı, Hollywood isimli çiftliklerini tapu dairesinde kaydettirdi. Los Angeles'in batısındaki araziye; telefon, elektrik, gaz ve su getirttiler. Amerikan sinema endüstrisi burada doğdu.


13 Şubat 1894 - Auguste Lumière ve Louis Lumière, sinematograf'ın (bir film kamerası ve projektör'ün bir araya getirilmiş hali) patentini aldılar.


1 Şubat 1895 - Lumiere Kardeşler, sinema makinesini icat ettiler.


7 Şubat 1914 - Charlie Chaplin'in ilk filmi, "The Little Tramp" gösterime girdi.


1 Şubat 1915 - 20th Century Fox film şirketi kuruldu.


8 Şubat 1915 - D.W. Griffith'in Bir Ulusun Doğuşu (The Birth of a Nation) adlı tartışmalı başyapıtı Los Angeles'ta ilk kez gösterildi.


5 Şubat 1919 - Charlie Chaplin, Mary Pickford, Douglas Fairbanks ve D.W. Griffith birlikte United Artists film şirketini kurdular.


5 Şubat 1936 - Charlie Chaplin'in son sessiz filmi, Modern Zamanlar gösterime girdi.


13 Şubat'ta Lumière kardeşlerin sinematografın patentini almasıyla bugün en önemli eğlence kaynaklarından biri olan sinemanın gelişimi başladı. İlk sinematografik gösteri, 22 Mart 1895 de Milli Sanayii Teşvik Cemiyetinin binasında yapılmıştır; ilk gösterilen filmde Lumiere Fabrikası İşçilerinin Çıkışı adındaki film olmuştur. Ücretli olan bu gösteri 25 kişi tarafından izlenmiştir. Ne senaryoları ne de yöneticileri olmayan bu filmler, Trenin Ciotat İstasyonu’na Girişi, Bahçesini Sulayan Bahçıvan, Deniz Kıyısında Bir Banyo Sahnesi gibi belgeseller ile günlük hayattan sahneler saptayan filmler Bebeğin Öğle Yemeği, Piguet Partisi vb. aktüalite filmler olarak devam etmiştir. Filmin tiyatro gibi bir izleme mevzuu olabileceğini düşünen, halka bu zevki aşılayan Melies olmuştur. 1895’den 1914’e kadar Melies birçoğu 700 metreden fazla olan 4000 film çevirmiştir. O sıralarda en uzun film 20 ile 30 metredir. Arzdan Aya Seyahat en meşhur filmlerinden biridir.


Melies sinemayı bir izleme haline koyup ona efsanevi bir ahenk vermiş; Griffith ise sinema teknolojilerine hâkimiyetinin yanı sıra geliştirdiği görsel ve kurgusal hikâye anlatma teknikleriyle dünya sinemasına yön veren adam olmuştu. D. W. Griffith bütün kanunları şu iki filmde tespit edilmiştir: The Birth of a Nation (1915) ve Intolarence (1916). Böylelikle Hollywood kurulmuştur. Thomas Dixon’nun bir romanından ilham alarak Bir Milletin Doğuşu filmini çekmiştir. 1919’da Griffith, Charlie Chaplin, Fairbanks ve Mary Pickford’la Artistler Birliğini kurmuştur.


20. yüzyılın başlarında Amerikan film yapım şirketlerinin merkezi New York’tu. 1900 yıllarına doğru Kaliforniya'da ilk filmler yapılmaya başlandı. Kaliforniya'nın tercih nedeni daha güzel bir havaya ve açık alanlara sahip olmasıydı. Ayrıca bir diğer nedeni de ünlü buluşçu Thomas Edison'a sinema konusundaki patentlerinden dolayı ödeme yapmaktan

kaçınmaktı. Thomas Edison sinema dalındaki birçok patent haklarını elinde bulunduruyordu. New York bölgesinde Edison'un avukatlarına ödeme yapmamak mümkün değildi. İlk sinema salonlarının adı olan Nikelodeon, 1905'te ABD'de açıldı.


“Nickelodeon” adı verilen sinema salonlarının hızla yayılması, başlıca Doğu kentlerinde art arda film yapım şirketlerinin kurulmasına yol açtı. Yapımcı şirketlerin 1908’de kurdukları Motion Picture Patents Company’nin yürüttüğü mücadele karşısında bazı sinemacılar Batı’ya giderek orada etkinlik göstermeye başladılar ve böylece Hollywood’un temellerini attılar. 1910-1915 yılları arasındaki süreçte birçok film yapım şirketi stüdyolarını California’ya taşımıştır. Bu şirketlerin birçoğunun merkezleri New York’ta kalmış, film platoları olarak bugünkü Hollywood denilen bölgeyi kullanmaya başlamışlardır. Film stüdyolarının Hollywood’a taşınmasının nedenleri:


1) Hollywood’da arsa fiyatları düşüktü

2) Sendikalaşma yoktu ve bu nedenle işgücü çok ucuzdu

3) Güneşi bol bir bölgeydi

4) Çeşitli doğal mekânlara sahipti

5) Bölgede birçok etnik yapıda insan yaşamaktaydı (Kızılderili, Meksikalı vs)


Hollywood’da kurulan ilk stüdyo olarak, Jesse Lasky ve Cecil B. De Mille’in birlikte kurduğu “Feature Play Company” sayılabilir. Ancak burada gerçek anlamda ilk stüdyo 1915’te Universal tarafıdan kuruldu.


Sessiz sinema döneminde; 1911'de ilk kez filmlerin başında jenerik yayınlanırken, sektör yavaş yavaş Hollywood'a kaydı ve Oscar Apfel ile Cecile B. De Mille’in yönettiği 1913 tarihli "The Squaw Man" Hollywood Yapımı ilk film olarak kabul edildi. Bu film Cecile B. De Mille tarafından 3 kez çekilmiştir: 1913(sessiz), 1918 (sessiz), 1931 (sesli) Film, Kızılderili bir kadınla evlenip onun kabilesinde yaşayan beyaz erkeği anlatan bir Western filmidir.


Hollywood’da standart stüdyo sistemi Thomas Ince tarafından başlatıldı. Böylece sinema filmi üretimi fabrikasyon üretim modelindeki gibi yüksek sayılara ulaşmaya başladı.

Mayıs 1928’de, büyük film stüdyolarının çoğu sesli teknolojiye geçiş yaptı. "Sessiz Sinema" dönemini sona erdiren "The Jazz Singer" filminin hemen ardından, Warner Bros tarafından 1928'de tamamı sesli film olarak çekilen "New York'un Işıkları", yaklaşık 1 milyon dolar hasılatla dönemin gişe rekorunu kırdı. Warner Bros’un diğerlerinden önce davranması ve ciddi paralar kazanması, Hollywood’un en güçlü şirketi olmasını sağladı. Warner Bros, 3 yılda pastadan en büyük dilimi alan şirket oldu. Stüdyolarında her yıl 100’e yakın film çekildi ve dünya genelinde yüzlerce sinema salonu açtı.

Hollywood, kısa sürede dünyanın merkezine oturdu. 1920’li yılların son dönemlerinde, Los Angeles’ta sinema sektöründe çalışanların sayısı 42.000’i bulmuştu. Yanı sıra, dünya sinema eğlencesinin yüzde 82’lik bölümü Hollywood’un elindeydi. Eğlence

sanayi kurma çabasında olan Hollywood, sinemayı tüm toplumlar için eğlence aracı olarak göstermeye çalışmıştır.


Sinema endüstrisi Hollywood’a kaydıkça Hollywood sinemanın simgesi oldu. Bu, Birinci Dünya Savaşı’nın öncesinde gerçekleşti. Hollywood Sineması bir tür sineması olarak doğdu. Belli formüllerin oluşturulması, belli film türleri için belli kalıpların meydana getirilmesi ile standardize edildi. Hollywood Sinemasında her film türünün belli özellikleri vardır. Western filmlerinin atmosferi coşkundur. Fantastik filmlerin atmosferi kaygılıdır. Melodramlar duygulu bir hava yaratır. Müzikal filmler uçarı ve coşkuludur. Western filmlerinde Birleşik Devletler’in batıya doğru genişlemesine şahit oluruz. Kovboylar vahşi doğada vahşi insanlar olarak niteledikleri Amerikan yerlilerine karşı savaşırlar. Hollywood sineması, her şeyden önce bir eğlence endüstrisidir. Sunduğu fantezilerle izleyicileri gündelik yaşamın sıkıntılarından uzaklaştırır. Dramdan trajediye, komediden fanteziye kadar farklı tür ve hikayedeki filmlerin doğrudan eğlence ve kaçış amaçlı üretilmiştir.


1930 ile 1946 yılları sinema tarihi, neredeyse Hollywood tarihi sayılabilir. Hollwood’un altın çağını yaşadığı bu dönemde Hitchcock, Ford, Hawsk, Sternberg ve birkaç kişi daha filmden filme tanınabilir imza atmayı başarabilmiş ve bu dönem boyunca buna devam etmişlerdir. Çoğu yönden Hollywood Sineması, çok sayıda zanaatçinin; yönetmen, oyuncu, yazarlar, tasarımcılar ve yapımcıların ürünüydü. Wiiliam Wellman, Lewis Milestone, Leo Mc Carey ve John Huston gibi yönetmenler, şüphesiz olarak kendi yönetmen stillerini ortaya koydular.


Hollywood’un eğlence Endüstrisi, kendi yarattığı yıldızların ikonolojisinin özelliklerinden faydalanır. Yıldızların en temel özelliği, izleyicinin dikkatini çekmesi yani satmasıdır. Sadece sinema değil, TV, gazete, dergi, radyolar ve internet başta olmak üzere her türlü eğlence formunda yıldız sisteminin ikonolojik özelliğinden yararlanarak maddi ve düşünsel satış gerçekleştirir. Çünkü yıldızlar sayesinde onların milyonlarca hayranına bir anda ulaşmak mümkündür. Satışı garanti altına alabilmek için yıldızlar sayesinde Hollywood’a görkemli ve mistik bir anlam yüklenir.


Hollywood sinemasının en temel özelliği birer popüler kitle kültürü ürünü olmasıdır. Hollywood'da birçok film tamamlanmadan önce dağıtım garantisi almaktadır. Filmlerin tanıtımları, izleyici tepkileri, star ve şirket kimlikleri, pazarlama biçimleri üzerine yatırım yapılmaktadır.


Sinemanın gelişimi ve sessiz sinemadan sesli sinemaya geçişini daha iyi anlamak isteyenler için 2011 yapımı The Artist filmini önerebiliriz. Sinemayla kalın!


Yazan: Özgün Onat

Editör: Kemal Albayrak

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube