© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

Şubat Neden Kısa


Kemal Albayrak //


Tüm  bildiğim sevmekle sevilmek arasındaki ilişkinin sermaye, güç ve akıldan öteye geçince anlaşılmaz olduğu. Ne kadar çirkin olsam  da etrafımda gördüğüm çirkin erkeklerin güzel eşleri oluyor. Söyledikleri ve tavsiyeleri hep dil üzerine oluyor. Yalana ihtiyacı duymayan meziyetlere sahip olduğumu düşünürken hiçbir meziyeti olmayan serserilerin daha da güzellerle birlikte olmaları da başka bir tezat sanki. Yine de uslanmamak gerek. Kalp ne kadar yorulsa da hayat için halâ atmaya devam ediyorsa doğru kızı bulmak için de zaman vardır. Bir arkadaşımın  “Nereden bulduysan oraya döner.” demişti kızlar için. Nerede bulduysan orada kaybet de denebilir.  Aslında   kaygısızca kalpli bir çikolata alıp etrafta yalnız bir kız aramaya çıksam,  bulabilir miydim? Kendimi Biscolata erkeği kıyasladığımı düşünmenizi istemem . 14 şubat depresyonuna giren yalnız ve zarif bir kızı zayıf anında yakalamak da  gece vakti zıpkınla balık avlamaya benzer bir durum, vicdansızca. Her neyse başımıza gelenler kader de olsa kendi eserimiz. Ben de size kaderimin oyununu sunacağım.      Bir arkadaşımın tavsiyesiyle konuştuğum kız için  gittiğim kahvaltı salonunda etrafıma bakınıyorum. Arkadaşım öyle övmüş, öyle övmüş ki aklımda bir ahu var ki yere bassa yer utanır. İnsan öyle bir meleği yürütmeye utanır, Azeri kızları Çeçen danslarındaki kuğular gibi süzülüşü hayalimde. Yer seçeyim, oturayım derken bir seslenme oldu oturan kızdan. Fiziği zarif, yüzü hayalimden uzak. Şaşırıp oturuyorum mekana, şaşkınlığım tedirginliğime dönüşürken  huzursuzluğumu utangaçlığıma veriyor. Selamlaşma ardından kahvaltımızı alıp geçiyoruz karşılıklı. Konuş, diyor ee, diyor, zoraki konuşuyorum.   Manzaram  E-5, araçlar geçiyor gözlerimin önünden yüzü yerine, kulağım  hızlı motorlarda. Nasılım diyor, kel miymişim, kör müymüşüm, topal mıymışım?  İyisin, diyorum. İyi, yıkıcı, kısa… Sahi şubat  boşuna mı kısa...