KİTAP İNCELEMESİ: ŞİZOFREN SEVERSE

En son güncellendiği tarih: Nis 23


Bir kız düşünün. Duru bir su gibi dingin, eşsiz bir manzara gibi güzel ancak birini sevince bir o denli de gözü kanlı, kötülük saçan, kıskançlığın en uç noktasını yaşayan ve sonuçlarını yaşatan. Her şeye rağmen onu canı pahasına koruyan babası, babasının en yakın doktor arkadaşı ve bir kadın öğretmen. Küçüklüğünden beri yaptığı tüm kötülüklerin gizli kalması için ellerinden gelen maddi manevi desteği esirgemiyorlar. Yeter ki kız başka birini daha sevmesin, aşık olmasın. Ancak gönüldü bu. Gözlerin görüp yüreğin sevdiğine kim engel olabilirdi ki? Hangi güç, hangi para buna dur diyebilirdi?


Küçüklüğünden beri bazı olayları anımsayamayan kız, hiç korkmadan yaptıklarını da babasına bir bir anlatıyor. Babası ise inanıp inanmamakta yargısız kalıyor çünkü kızı bazen kendisinin gördüğü ama kimsenin göremediği insanlarla da konuşuyordu. Bir gün kızın okuduğu lisede 3 öğrenci camdan atlar. Sonuncusu ise bu kızdır. Ancak durum oldukça kuşku uyandırıcıdır. Tüm öğrenciler andımızı okumak için bahçedeyken gerçekleşen olaya kimin neden olduğu bir türlü bulunamaz. İşin içine polisler de girer ve olaylar daha da karmaşık bir duruma bürünür. Bunu kimin yaptığını bulmak için araştırmaya başlarlar. Kurguyu okurken kime güveneceğinizi bilemiyorsunuz. Kim iyi, kim kötü bir noktadan sonra yok artık dedirtiyor ve sonuna dek sürekli şaşırtıcı gerçeklerle yüzleşiyorsunuz.


Küçük yaşta ilk aşkını kaybetmiş bir erkek, bilimyurdunda (üniversite) arkadaşlarıyla takılırken, birden onu görür. O anda tutulur. Kısa bir süre sonra ise tanışırlar ve büyük bir aşk başlar aralarında. Ama gerçekten ölümüne mi seviyorlardı birbirini? Sevdiği erkeğin yanında bir başka kızı görmeye dahi dayanamayan, üstelik erkek arkadaşlarından bile ayıran şizofren bir sevgili varsa ve erkek bunu henüz bilmiyorsa, yeryüzü toz pembe gözükebilir. Arkadaşlarının gözünden kaçmayan bu durum karşısında, erkek yine de gözü kör olmuşcasına tutkundur kıza. Kız ise gözü karardığında etrafına ölüm saçmaktadır.


Olaylar birbirini kovalarken iki genç evlilik yolunda ilk adımını atarlar ve kısa süre sonra da evlenirler. Kızı koruyan herkes, evlilik öncesi kızın durumunu erkeğe söylerler ancak erkek her şeye rağmen vazgeçmez ve evlenirler. O ilk gece ise tüm gerçek bütün çıplaklığıyla ortaya çıkar. Kör olan gözler açılır, kuşku çok derinlere ekilmiş bir tohum da olsa dipten yukarıya doğru filizlenmeye başlar. Ama o gözler yok muydu o gözler? O suçsuz ve çocuksu bakışlar... İşte bu, her şeyi tepe taklak ediyordu. Tüm kötülüklerin üstünü görünmez bir pelerin gibi örtüyor ancak kuşku hep içten içe sürüyordu. Üstelik kız, gebe olduğunu da söylemeye başlamıştı. Oysa ki belirtiler tam tersini gösteriyordu.

Ve bir gün öyle gerçekler su yüzüne çıkıyor ki zaten insanın aklını başından alan korkunç gerçekler daha da korkunç bir duruma bürünüyor. Ve kız öyle bir kötülük yapıyor ki erkeğe, siz olsanız o noktaya değin dahi dayanamazdınız. Toz pembe koyu ala dönüyor. Evin altında yatan gerçekle yüzleşince, bu kez erkek, yüreğini koparıp atmak zorunda kalıyor ve hiç istemediği bir şey yapıyor. Tüm olanlara rağmen herkes erkeği suçluyor ve onu içeri attırıyorlar. Ancak erkeğimiz, bir süre sonra yeni yaşama nedeni olacak bir bilgiye ulaşıyor ve bununla birlikte kötü bir bilgiye de.


Yukarıda sözü geçen olaylar, çok sürükleyici bir korku gerilim türünde yazılmış olan "Şizofren Severse" adlı betiğe ait. Yazarı Muammer Maden, okuyucuyu nasıl etkileyeceğini çok iyi biliyor. Okurken korkup gerileceğiniz ancak bitirmeden bırakamayacağınız bu romanı sizlere mutlaka öneriyorum. Yazarın kalemi gerçekten sağlam. Yerli yazarlarımızdan böylesine güçlü bir kalem, kesinlikle yazmayı sürdürmeli ve bizleri kendisinden yoksun bırakmamalı. Altınpost Yayıncılık’tan çıkan eseri

betikevlerinde, satış yerliklerinde kolaylıkla bulabilirsiniz. Eğer ilinizde betik fuar açılacaksa, mutlaka bu yayınevine de bir bakmanızı öneririm.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube