© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube

ŞEYTAN PARÇACIĞI


Çağrı kendinden ödün vererek baba işini seçmiş ve polis olmuştur. İkiz kardeşi Tuğrul'un okuyabilmesi için yapmıştı bunu. “Birimiz okusak yeter.” demişti annesine çünkü babadan kalan para iki kardeşi okutmaya yetmeyecekti. Dediğini yapıp kardeşinin de okumasını sağlayan Çağrı’nın gölgesinde yıllar sonra psikiyatri okumuş ve doktor olmuştu Tuğrul. Güzel bir ailesi de vardı. Bir gün ölüm bilgisi geldi Çağrı'ya. Ancak kardeşi kendisini öldürecek biri değildir. Ölümü tümüyle intihar gözüküyordu. Aksini gösteren hiçbir kanıt yoktu. Ne var ki Çağrı buna inanmıyordu. Ortada bir yanlışlık vardır ama ne? Bu kuşku onu matkap gibi olayın ardına dek delmeye itti. Bir yandan da ASELSAN mühendislerinin dosyası yeniden açılmış ve onunla ilgilenirken elde ettiği bilgiler ile kardeşinin ölümü de kesişmeye başlar. Mühendislerin ölümü de kuşkuludur ve bunca yıl sonra yeniden dosyanın araştırılması ile ölümlerin ardında kim ya da kimlerin olduğunu bulmak isterler.


İşlerin sarmal bir durum aldığı anda geçmişten gelen bir kadın ortaya çıkar; Vera. İntikamın soğuk yüzlü, ak saçlı, koca gözlüklü biçimde cana gelmiş kişisi. Ne istiyordu da yeniden ortaya çıkmıştı yıllar sonra? Tuğrul'un hocası Ergin Özden'den ne istiyordu? Bir kadını durdurmak ne denli güç olabilirdi ki? Olaylar sarmal bir duruma geldikçe gizem artıyor, kovalamaca hızlanıyor ve ölümler yine başlıyordu. Türkiye'nin ilerlemesini istemeyen ülkeler nasıl bir oyun oynuyordu? Üstelik bunu bellekleri yöneterek mi yapıyorlardı? Havada bilim kurgu kokusu da olan bir betik. CERN’de Tanrı Parçacığı aranırken Çağrı da Şeytan Parçacığını aramaktadır. Peki sonunda hem kardeşinin nasıl öldüğünü hem de o parçacığı bulabilecek midir?


Ama şu var ki, intikam yemini ederken gerçekleri gerçekten öğrenmelisiniz.