ÖLÜMLERİ İLE ÖLÜMSÜZLÜĞÜ NASIL YAKALAMIŞLAR

En son güncellendiği tarih: May 6


Her ölüm beklenmediktir. Ama tarihe kazınmış öyle ölümler var ki, hayranlarının şaşkına döndüğü ve beklemediği… Ünlü kadınların bir hastalıktan ya da yaşlılıktan değil de ani bir şekilde ölmesi her zaman çok konuşulan konulardan biri olmuştur, hele ki bu ölüm intiharsa daha çok konuşulur.

Ünlü insanların ölümleri her zaman haberdir, ama şüpheli ölümleri, intiharları daha büyük haberlerdir.

Erken ölümüdür bir sanatçıyı efsane kılan, sanatının doruğunda aniden ortadan kaybolmasıyla yıldızlaştıran. Aradan geçen yıllar onlardan hiçbir şey alıp götürmez, aksine üzerine koyar hep. Ebediyen öldüğü yaştadır artık o. Herkes yaşlanır ve yavaş yavaş unutulurken, ONLAR ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ÖLÜM İLE YAKALAMIŞLARDIR. Bu ölüm intiharsa akıllara daha çok kazınmışlardır.

Edebiyat dünyasından intihar eden kadınlar denilince ilk akla gelen isimler:

Virginia Woolf, Sylvia Plath, Nilgün Marmara…


Virginia Woolf (1882-1941);

Ceplerine taş doldurarak kendini Ouse Nehri’nin kollarına bırakan Woolf’un hayatını konu alan “Saatler” filmi, bu anı çarpıcı bir sahneyle ölümsüzleştirmiştir. Eşine yazdığı mektupsa, edebiyat tarihinin en ünlü intihar mektuplarından biri sayılır.


Sylvia Plath (1932-1963) :

Ted Hughes’la evlendikten sonra Sylvia kendisini yaratıcılık açısından oldukça gerilemiş ve kısıtlanmış hisseder. Sylvia 11 Şubat 1963 gününe her zamanki günlerden biriymiş gibi başlar. Belki de her zamanki intihar denemelerinden birini gerçekleştirme planı yaparak. İkinci kattaki çocuklarının kurabiye ve sütlerini hazırlar, odalarına koyar. Sonrasında odalarını kapatarak dikkatlice kapının aralıklarını bantlar. Aşağı iner ve fırının gazını açarak kafasını fırından içeri sokar. Plath hayranları, intiharında büyük etkisi olduğunu düşündükleri için Hughes’dan ciddi derecede nefret eder.


Assia Wevill (1927-1969):

Şair. Assia, Hughes’in hayatındaki Plath boşluğunu doldurur. İlişkileri Plath’inki gibi Hughes’un başarılarının gölgesinde bir hayat sürmesine benzer bir hal alır. Son olarak tıpkı Plath gibi, hayaletler ve gölgelerle sarılı hayatını 23 Mart 1969’da bitirmeden hemen önce, Sylvia’dan farklı olarak, 4 yaşındaki kızı Shura’yı da öldürür. Gazı açıp kızının yanında ölüme kavuşur. Ted Hughes Assia’nın intiharını “önlenebilir” olarak tanımlarken, Plath’inkin den ise “önlenemez” olarak bahseder.


Anne Sexton (1928-1974):

Bir psikiyatrisin önerisiyle şiir yazmaya başladığında yirmi sekiz yaşındaydı ve ondan önce hiç şiir yazmamıştı. 1959 yılında Sylvia Plath’la tanıştı ve Plath’ın intiharına kadar sıkı dostlukları oldu. Modellik ve kütüphanecilik yaptı, çeşitli lise ve üniversitelerde ders verdi. Anoreksiya ve depresyon sebebiyle pek çok

başarısız intihar girişiminden sonra kendini kilitlediği garajında arabasından çıkan karbon monoksit gazı ile zehirleyerek 1974’te intihar eden Anne Sexton, Boston’da öldüğünde kısa yazın kariyerinden arta kalan sanatı oldu.


Nilgün Marmara (1958-1987):

Slyvia Plath’in yaşam yazgısını kendi alnına kazıyan, 29 yıllık hayatının ardında yazdıklarını bırakıp sessiz çığlığa gömülen kadın: Nilgün Marmara… Şiir yazmaya başladı ama yazdıklarını kimseye göstermedi. Psikolojisi günden güne kötüleşti. Nilgün geri dönüşü olmadığını hissettiği o yola girmişti. Psikiyatr yollarını aşındırmaya başladı. Öneri; ilaç ve okuma yazmaya ara vermesiydi. Ne ilaçları kullandı ne okumaktan, yazmaktan vazgeçti. Son günlerde yazıyor ve yine yazdıklarını Kağan dahil kimselere göstermiyordu. Her zaman olduğu gibi konusu bireyin düşle gerçek arasında sıkışıp kalmış kırgınlıkları idi. Tüm yaşayanlardan habersiz, yaşamı ve ölümü irdeliyordu. Sürekli düşünmek fazlaydı ve sonunda düşünmekten vazgeçti. 13 Ekim 1987’de, henüz 29 yaşındayken kendini altıncı kattaki evlerinden aşağı bıraktı. Bir çığlık bile atmamıştı… Ardından, rüzgârın savurduğu perde pencereye sıkıştı. Kağan fark edip aşağı baktığında, karısının hayattan vazgeçmiş bedeni ile karşılaştı.


Tezer Özlü (1943-1986):

“Yaşamın Ucuna Yolculuk” eden Özlü, birkaç kez intihar girişiminde bulundu. Kocası evden birkaç parça eşya almak için yanından ayrılırken gitmesini istemeyen Özlü’nün ona son sözleri “Beni yalnız bırakma”ydı. Ama olmadı, ünlü yazar göğüs kanseri yüzünden 18 Şubat 1986’da Zürih’te gözlerini yumduğunda yalnızdı. Her intihar listesinde adı olmasına rağmen aslında Özlü girişimlerinde başarılı olamamış ve kanserden ölmüştür.


Charlotte Perkins Gilman (1860-1935):

Gilman, feminist bilinçle yazan ilk Amerikalı kadın yazar kabul edilmektedir. Gilman, ölme hakkı üzerine düşünen ve bu düşüncesini her alanda gerekçelendirerek savunan bir yazardı. Dönemi için oldukça önemli eserleriyle tanınan yazar, 1934 yılında tam da savunduğu düşüncelere uygun olarak hayatına son vermiştir. “İnsan artık bir işe yaramadığında, kaçınılmaz ve yakın bir ölümden emin olduğunda, yavaş ve feci bir ölüm yerine hızlı ve kolay bir ölüm seçmek en basit insan haklarından biridir. Kloroformu kansere tercih ettim.” notunu bırakarak aramızdan ayrılmıştır.


Kanat Güner (1970-1998):

Henüz 28 yaşındaydı. Zeki ve başarılı bir genç kızdı ama yalnız ve korunmasızdı. Talihsiz kızın ölümü, uyuşturucuya yeni başlayanlara, başlamayı düşünenlere ibret olsun diye yazdığı ‘‘Eroin Güncesi’’ adlı kitabını Taksim İş Bankası Sanat Galerisi’nde imzalamasından bir kaç saat sonra geldi. Saat 21.00'de Beyoğlu Sinemasının tuvaletine giden genç kız, burada dizine şırıngayla ‘‘altın vuruş’’ yaptı. Yüksek dozda eroin damarlarında yayıldı ve Kanat Güner, bir daha kendine gelemedi. Tam 11

baskı yapan kitabının ilk sayfasında Kanat Güner, ‘‘Yaşam şeklim sayesinde veda etmem gereken pek kimse yok’’ diyordu. Sözünü tuttu Kanat, kimseye veda etmeden, senaryosunu önceden yazdığı gibi, bir tuvalet köşesinde, kimseye veda etmeden gitti.


Ayşe Altan (1971-2017):

Muhasebeci olan, bir çocuk annesi Ayşe Altan’ın, son 20 yıl içinde Anne Şiirleri Antolojisi, Anne Hikayeleri Antolojisi, Mesnevi Çocuklara Masallar, Kaçak Balonlar Ülkesi (çocuk şiir) ve Elin Üzerinde Olsun Yüreğimin (şiir) adlı üçü şiir beş eseri bulunuyor. Eksik Şiir isimli 6. kitabının imza günü etkinliğine katılan yazar 46 yaşındaki Ayşe Altan evinde kendini asarak intihar etti.


Sarah Kane (1971-1999):

İngiliz oyun yazarı. Uzun yıllar boyunca depresyon tedavisi gören Kane, 28 yaşındayken King's College Hastanesinde kendisini asarak intihar etti.


Eleanor Marx (1855-1898):

Marksizmin babası Karl Marx`ın en küçük kızıydı. Nikahsız yaşadığı adamın gizlice bir oyuncu ile evlendiğini öğrenince bunalıma girdi. Sevgilisinin temin ettiği hidrojen siyanürü içerek intihar etti. Elenor öldüğünde 45 yaşındaydı


Sara Teasdale (1884-1933):

Amerikalı şair. Teasdale aşırı dozda uyku hapı alarak intihar etmiş ve kendi yazdığı bir şiiri son söz olmaya uygun bulmuştur:

“Öldüğümde; üzerimde güneşli Nisan ayı / Yağmurda ıslanmış saçlarını sallarken / Kalbi kırık bir şekilde üzerime kapanmış olsan bile, aldırmamalıyım /Huzur bulmam için, yağmur dalları eğdiğinde / Yapraklı ağaçların ki gibi bir huzur / Ve senin şimdi olduğundan, daha sessiz ve acımasız olmalıyım.”


Chris Chubbuck (1944-1974):

Amerikalı Gazeteci yazar. 1970'te aşırı doz almayı denemiş ama hayatta kalmış. Kanal 40'ta her sabah 9'da Succoast Digest adlı programı sunuyordu Christine. Hazırlayıp sunduğu sabah programı, o bölgedeki şiddet olaylarını konu alıyordu. Madde bağımlılarına, alkoliklere, aile sorunlarına, cinayetlere dikkat çekiyordu. Televizyondaki şiddeti protesto etmek için canlı yayın sırasında “Ve şimdi, Kanal 40’ın size her zaman en son şiddet olaylarını sunduğu yayın politikasına bağlı kalarak, canlı renklerle bir ilki daha göstermek üzereyiz – bir intihar girişimi" dedi ve birden masasının altından 38 kalibrelik tabancasını çıkardı, sağ kulağının arkasına dayadı ve izleyenlerin gözü önünde tetiğe bastı. Chubbuck kendini canlı bir televizyon yayını sırasında kafasından vurdu.


Martha Ellis Gellhorn (1908-1998):

Amerikalı romancı, gazeteci, gezi yazarı ve Londra Daily Telegraph'ın da dahil olduğu birçoklarına göre 20. yüzyılın en iyi savaş muhabirlerinden biri. Gellhorn ayrıca ilk kadın savaş muhabiridir. 60 yıllık kariyeri boyunca, dünyada gerçekleşen tüm büyük çatışmalara giderek, oralarda canlı olarak haber yapmıştır. Gellhorn ayrıca

Amerikalı yazar Ernest Hemingway'in üçüncü karısıdır. 89 yaşında hasta ve neredeyse tamamen kör olan Gellhorn aşırı doz ilaç alarak intihar etmiştir. Ölümünden sonra Martha Gellhorn Gazetecilik Ödülü'ne adı verilerek anılmıştır.


Bu araştırmayı yaparken öğrendiklerim:

1- Sylvia Plath, eserleriyle kendinden sonraki yazarlara ilham kaynağı olduğu kadar intiharıyla da örnek olmuş.

2- Bipolar ve manik- depresif hastalıkları / hastaları tehlikeli mümkünse tanışmayalım, uzak duralım.

3- Bildiklerimiz aysbergin su üzerinde gözükeni kadar bilmediklerimiz derinde ve çok daha fazla.

© 2018 Sosyaledebiyat.com

  • SE Facebook
  • SE Twitter
  • SE Instagram
  • SE - Youtube